---
title: "YİKOB'un kapasitesinin güçlendirilmesi için teknik yardım projesi"
date: "2019-05-03 13:21:09"
author: "AA"
tags: "Ankara"
canonical_url: "https://3aa32375-6dc9-411a-b69d-feea9bec2b5f.atarimworker.io/yikobun-kapasitesinin-guclendirilmesi-icin-teknik-yardim-projesi-180104459508"
original_url: "https://3aa32375-6dc9-411a-b69d-feea9bec2b5f.atarimworker.io/yikobun-kapasitesinin-guclendirilmesi-icin-teknik-yardim-projesi-180104459508"
---
# YİKOB'un kapasitesinin güçlendirilmesi için teknik yardım projesi
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları (YİKOB) için "Tüzel kişilik kazandığı 2017'de 5,2 milyar lira harcama yapıyorken bu rakam, 2018'de 9,9 milyar liraya çıkmış, yaklaşık yüzde 90 oranında artmıştır." dedi.
Soylu, bir otelde düzenlenen "YİKOB'un Kapasitesinin Güçlendirilmesi İçin Teknik Yardım Projesi"nin açılış toplantısına katıldı.
Soylu, burada yaptığı konuşmada, dünyada 21. yüzyılda sadece göç, terör ve şiddet yaşanmadığını, bu olumsuzluklara rağmen, belki de bir tezat  
oluşturacak şekilde refah beklentisi ve refah içinde yaşama arzusunun da  
sürekli geliştiğini söyledi.
Bu talebin yönetimleri zorladığını, geçen aylarda Fransa'da, geçen yıllarda ise Hamburg'ta yaşanan  
olayların esasen bu taleple ilgili olduğunu belirten Soylu, kısmen Orta Doğu'dan batıya doğru ortaya çıkan göç dalgasının altında da yine aynı refah talebinin söz konusu olduğunu vurguladı.
Bugün her gelir seviyesinden insanın, dünyadaki  
yaşam standartları hakkında bilgiye ulaşabildiğini ve doğal olarak  
bunu talep ettiğini belirten Soylu, "Bir yandan uyuşturucu, terör, küresel iklim  
değişikliklerinin ortaya koyduğu afetlerin çizdiği karanlık bir tablo,  
diğer yanda ise umut ve arzunun harekete geçirdiği bir insanlık,  
yönetimleri daha üretken, daha çalışkan, sorunlara daha acil çözüm  
bulma noktasında daha gayretli olmaya zorlamaktadır. Yani kamunun  
verimlilik talebi, etkinlik talebi, toplum tarafından baskın bir şekilde  
ortaya konulmaktadır." dedi.
Türkiye'nin 15 Temmuz'dan sonra, özellikle  
güvenlik yapılanması noktasında çok önemli değişiklikler yaşadığını ifade eden Soylu, bu değişikliklerin en çok yaşandığı ve en çok etkilediği yerlerden birinin de İçişleri Bakanlığı olduğunu söyledi.
Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının, İçişlerine Bakanlığı bünyesinde çok daha etkin bir hale getirildiğine işaret eden Soylu, bu mesleklerin eğitimiyle alakalı Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi kurulduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:
"Bunun  
haricinde emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik komutanlıklarının  
birbirinden ayrı dijital altyapıları, veri tabanları, birlikte operasyon  
yapmaları gereken zeminler ve olaylar söz konusuydu. Yine nüfus ve  
göç idarelerinin de kolluk birimlerinin görev alanlarına temas eden  
iş ve işlemleriyle ulaşabildiği veriler vardı. Bütün bu yapı, birimler arasındaki iletişim ve koordinasyonun  
sağlanmasının çok önemli olduğunu, ortak alanların kullanıma  
açılması gerektiğini, birimlerin birbiriyle iletişiminin zamandan ve paradan tasarruf ettirmesinin yanı sıra çalışılan konularda, suç ve  
suçlunun takibinde başarıyı yukarı çektiğini bizlere çok net gösterdi."
Dün Savunma Sanayi Fuarı'nda olduğunu, jandarma ve emniyet birimlerini ziyaret ettiğini belirten Soylu, "Sadece suçla ilgili veri alt tabanlarının birleştirilmesi, temmuz ayından bugüne kadar yaklaşık 5 bin karanlık kalan suçun aydınlatılmasına sebebiyet teşkil etti." diye konuştu.
15 Temmuz sonrası dönemde İçişleri Bakanlığında 5 temel yönetim  
ilkesi belirlediklerini, bunlardan ilkinin "koordinasyon ve entegrasyonu  
artırmak" olduğunu ifade eden Soylu, bunu büyük ölçüde başardıklarını ve bunun rakamlara yansıdığını söyledi.
Soylu, yaklaşık ilk 4 ayda yüzde 40,6 trafikteki can kayıpları, ölümlerde azalma yaşandığına dikkati çekerek, bu noktanın daha büyük bir sorumluluk yüklediğini, bunu koordinasyon ve etkin birliktelikle gerçekleştirdiklerini kaydetti.
\- "Farklılıklarımız, iletişimin kesilmesine sebep olmamalıdır"
Özellikle  
birimlerin birbirinin işine yarayacak veri paylaşımlarını  
yapabilmelerinin önünü açtıklarını vurgulayan Soylu, modern dünyada, iletişim imkanlarının da artmasıyla pek çok  
yeni yönetim teknikleri, yönetimde ağırlık verilmesi gereken yeni  
odaklar ve yeni ilkelerin ortaya çıktığını ifade etti.
Soylu, entegrasyon ve koordinasyonu sağlamanın, gelecekte de kamu  
yönetiminde en önemli başlıklardan biri olmaya devam edeceğinin altını çizerek, bugün ticari diplomasinin net bir şekilde  
siyasi diplomasiyi etkilediği, şekillendirdiği hatta zorladığı ve  
yönettiği bir sürecin içinde olunduğunu vurguladı. Soylu, "Her söylem farklılığını her fikir  
anlaşmazlığını, ambargoya dönüştüren bencil bir küresel diplomasi anlayışına karşı bugün AB projeleri noktasında  
sürdürülen temas, 21'inci asrın diplomasi anlayışına bana sorarsanız,  
güzel bir örnektir ve referans değeridir. Farklılıklarımız, iletişimin  
kesilmesine sebep olmamalıdır. Ancak böyle yaparsak farklılıklarımızı  
çatışmaya dönüşmekten kurtarma şansına hep birlikte sahip oluruz." dedi.
Soylu, 31 Mart yerel seçimleri sonrasındaki 4,5 yıllık istikrar  
döneminin herkes için bir rahatlama, eksikleri tamamlama, güçlü bir ilerleme dönemi olacağını ifade ederek, bir yatırım için sadece ödeneği göndermenin yeterli olmadığını, fiili  
gerçekleşmenin sağlıklı şekilde takibinin, kurumların ve işle ilgili  
birimlerin aralarındaki iletişim ve koordinasyonu sağlamanın, hizmeti en  
uzaktaki mahallelere götürebilmenin ayrı bir ihtisas alanı olduğunu belirtti.
\- "Türkiye'nin ulaştığı gücün altında hızlı altyapı hamlesi vardır"
Yerelde hizmet üretmenin, bu hizmeti doğru ve millet odaklı üretebilmenin önemli bir güç oluşturacağını ve devletin varlığını anlamlı kılacağını vurgulayan Soylu, şunları kaydetti:
"Bu itibarla yerelde  
hizmet üreten yapıları güçlendirmenin, özellikle merkez-taşra  
ilişkilerini daha sağlıklı hale getiren YİKOB gibi bir yapının  
güçlendirilmesinin hem kamuya hem yerel yönetimlere ciddi faydası  
vardır. Bugün YİKOB'larda bin 595 valilik kadrolu, bin 36 geçici görevli ve  
948 işçi olmak üzere toplam 3 bin 579 personel görev yapmaktadır. Bu  
sayıya 112 acil çağrı merkezi elemanları dahil değildir. YİKOB'lar tüzel  
kişilik kazandığı 2017'de 5,2 milyar lira harcama yapıyorken bu  
rakam 2018'de 9,9 milyar liraya çıkmış, yaklaşık yüzde 90 oranında  
artmıştır. 7 ilde harcama miktarı yüzde 100'ün üzerinde artarken  
Ankara YİKOB'da bu oran, yüzde 333 olarak gerçekleşmiştir. 2018'in tüm harcamalarının yüzde 26'sının Ankara YİKOB tarafından  
gerçekleştiğini de bir dipnot olarak belirtmek isterim."
Gelecek yıllarda bu kapasite kullanımının, tüm Türkiye'de daha da  
artmasına gayret edileceğinin altını çizen Soylu, "Türkiye'nin bugün ulaştığı gücün altında hızlı altyapı hamlesi  
vardır. Bunun da önemli bir adımı, hatta ilk adımı yerel yönetimlerde  
gerçekleşmiştir. 2002 sonrası Türkiye'de gördüğümüz altyapı  
hamlesi işte böyle bir anlayış temelinde inşa edilmiştir. dolayısıyla  
önümüzdeki süreçte de yerelde hizmet üreten birimlerin kalitesinin artması, bilhassa kamu yatırımlarında etkinlik ve verimliliğin artması, Türkiye'yi 21'inci yüzyılın sürekli değişen güç dengeleri ve toplumun refah  
talebi karşısında güçlü kılacaktır." diye konuştu.
