<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
    <channel>
        <lastBuildDate>Wed, 08 Jul 2026 12:59:16 +0300</lastBuildDate>
                    <title>Mynet</title>
            <description>Türkiye’nin lider internet platformu Mynet</description>
                <link>https://www.mynet.com/trend</link>
        <link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
        <atom:link href="https://www.mynet.com/rss/publisher-trend.rss" rel="self" type="application/rss+xml"/>
                                    <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/temmuz-ortasinda-karla-kapli-vadinin-ortasindaki-buzul-goller-buyuledi-190101299921</guid>
                    <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:56:44 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Temmuz ortasında karla kaplı! Vadinin ortasındaki buzul göller büyüledi ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Tunceli'deki Mercan Vadisi'nde yer alan buzul göllerde havaların ısınmasıyla buzlar çözülmeye başladı. Doğanın yeniden canlanışını gözler önüne seren ve belgeselleri aratmayan eşsiz manzaralar dronla görüntülendi. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Tunceli'nin Ovacık ilçesi Mercan Vadisi'nde bulunan buzul göllerde, havaların ısınmasıyla birlikte kışın etkisi yavaş yavaş sona ermeye başladı. Göl yüzeyini kaplayan buz tabakası çözülürken ortaya çıkan eşsiz manzara doğaseverleri kendine hayran bıraktı. </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25366196/1200xauto.jpg" alt="AW742210_02" /></p>
<h2>GÖRENLER BÜYÜLENİYOR</h2>
<p>Yüksek rakımı ve el değmemiş doğal güzellikleriyle dikkat çeken Mercan Vadisi'ndeki buzul göllerde buzların çözülme süreci sırasında oluşan görüntüler, adeta belgeselleri aratmadı. Doğanın yeniden canlanışını gözler önüne seren eşsiz anlar, Akın Gedik tarafından dron ile görüntülendi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25366199/1200xauto.jpg" alt="AW742210_03" /></p>
<p>Bölgenin doğal zenginliğini bir kez daha ortaya koyan görüntüler, Mercan Vadisi ve buzul göllerin dört mevsim sunduğu eşsiz güzellikleri bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25366202/1200xauto.jpg" alt="AW742210_04" /></p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/temmuz-ortasinda-karla-kapli-vadinin-ortasindaki-buzul-goller-buyuledi-190101299921]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25366253/25366253-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Temmuz ortasında karla kaplı! Vadinin ortasındaki buzul göller büyüledi ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/gorenler-30-saniyor-yasini-duyan-inanamiyor-vucudunda-sadece-yuzde-3-yag-var-190101299920</guid>
                    <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:55:31 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Görenler 30 sanıyor, yaşını duyan inanamıyor! Vücudunda sadece yüzde 3 yağ var ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Çin'de yaşayan 72 yaşındaki Zou Heping, kaslı fiziği, uzun siyah saçları ve yıllardır aksatmadığı egzersiz rutiniyle sosyal medyanın gündemine oturdu. Her sabah dağa tırmanan ve açık havada antrenman yapan Heping'in yaşam tarzı milyonlarca kişiye ilham verdi. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Çin'in Chongqing kentinde yaşayan 72 yaşındaki Zou Heping, yaşıyla ters düşen fit görünümü sayesinde sosyal medyada büyük ilgi görüyor. Kaslı vücudu, uzun siyah saçları ve düşük vücut yağ oranıyla dikkat çeken Heping, "tersine yaşlanan adam" yorumlarıyla gündeme geldi.</p>
<p>Fitness yolculuğuna 1979 yılında bir dergide koşunun faydalarını okuduktan sonra başladığını söyleyen Heping, yaklaşık 45 yıldır düzenli olarak spor yaptığını belirtiyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25364789/1200xauto.jpg" alt="Ekran görüntüsü 2026-07-08 114427" /></p>
<h2>HER SABAH 5.30'DA GÜNE BAŞLIYOR</h2>
<p>Heping'in günlük rutini oldukça yoğun. Sabah 05.30'da uyanan fitness tutkunu, koşu sırasında 20 kilogramlık su yükü taşıyor. Bunun yanı sıra ağırlıklı barfiks çekiyor, direklere tırmanıyor, amut hareketleri yapıyor ve işe gitmeden önce kapsamlı bir antrenman tamamlıyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25364792/1200xauto.jpg" alt="Ekran görüntüsü 2026-07-08 114442" /></p>
<h2>DAĞ ONUN AÇIK HAVA SPOR SALONU</h2>
<p>Yaklaşık 678 metre yüksekliğindeki Gele Dağı, Heping'in yıllardır vazgeçemediği antrenman alanı. Zirveye çıkan 2 bin 500'den fazla basamağı düzenli olarak tırmanan Heping, yokuş çıkarken kurbağa zıplaması, inerken ise timsah sürünmesini andıran teknikler uyguluyor.</p>
<p>Bu disiplin sayesinde dağı yaklaşık bir saatte çıkıp 50 dakikada inebildiğini söyleyen Heping, dayanıklılığıyla gençlere taş çıkarıyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25364795/1200xauto.jpg" alt="Ekran görüntüsü 2026-07-08 114520" /></p>
<h2>"EN ÖNEMLİ ŞEY EGZERSİZ YAPMAK"</h2>
<p>Sağlıklı yaşamın sırrını düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve kötü alışkanlıklardan uzak durmak olarak açıklayan Heping, herhangi bir gıda takviyesi kullanmadığını da ifade ediyor.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/gorenler-30-saniyor-yasini-duyan-inanamiyor-vucudunda-sadece-yuzde-3-yag-var-190101299920]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25364804/25364804-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Görenler 30 sanıyor, yaşını duyan inanamıyor! Vücudunda sadece yüzde 3 yağ var ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/bir-ilimizde-tuik-verileri-alarm-verdi-nufusu-her-yil-eriyor-190101299919</guid>
                    <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:48:58 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Bir ilimizde TÜİK verileri alarm verdi: Nüfusu her yıl eriyor! ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Erzincan'ın nüfusundaki düşüş sürüyor. TÜİK verilerine göre ilin nüfusu 2025 yılı sonunda 240 bine gerilerken, yıllık nüfus artış hızı negatif seyrini korudu. Raporda, nüfus kaybında göç hareketlerinin etkili olmaya devam ettiği belirtilirken, ortalama hane halkı büyüklüğünün de Türkiye ortalamasının altında kaldığı görüldü. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Erzurum Bölge Müdürlüğünün yayımladığı Haziran 2026 raporuna göre, Erzincan'ın nüfusu 2025 yılı sonu itibarıyla 240 bine geriledi.</p>
<p>Verilere göre, ilin nüfusu 2023 yılında 243 bin, 2024 yılında 241 bin olurken, 2025 yılı sonunda 240 bin olarak kaydedildi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25365266/1200xauto.jpg" alt="iStock-527617369" /></p>
<p>Raporda, Erzincan'ın yıllık nüfus artış hızının negatif seyrini sürdürdüğü belirtildi. Buna göre, 2023-2024 döneminde binde eksi 8,9 olan yıllık nüfus artış hızı, 2024-2025 döneminde binde eksi 6,7 olarak gerçekleşti.</p>
<p>İldeki nüfus değişiminde göç hareketlerinin etkili olmaya devam ettiği belirtilen raporda, 2025 yılı net göç verisinin eksi 1,6 bin kişi olduğu bildirildi.</p>
<p>Öte yandan, 2025 yılı verilerine göre Erzincan'da ortalama hanehalkı büyüklüğü 2,7 kişi olarak hesaplandı. Bu rakamın, Türkiye ortalaması olan 3,1 kişinin altında kaldığı ifade edildi.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/bir-ilimizde-tuik-verileri-alarm-verdi-nufusu-her-yil-eriyor-190101299919]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25364897/25364897-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Bir ilimizde TÜİK verileri alarm verdi: Nüfusu her yıl eriyor! ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/burasi-turkiye-de-antik-kalintilarin-icinde-yuzebilirsiniz-190101299918</guid>
                    <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:02:24 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Burası Türkiye'de! Antik kalıntıların içinde yüzebilirsiniz ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Antik kalıntıların içinde şifalı sulara kendinizi bırakmak istiyorsanız Denizli'deki Kleopatra Havuzu tam size göre. Havuz, çevre düzenlemesi ve yenilenen ziyaretçi alanlarının tamamlanmasının ardından yeniden kapılarını açtı. Yaz-kış 36 derece sıcaklıktaki termal suyu ve antik kalıntılarıyla dikkat çeken havuz, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Doğal güzellikler denince ilk akla gelen ülkelerden biri de Türkiye. Ancak Denizli'nin Pamukkale ilçesinde bulunan Kleopatra Havuzu, daha önce gördüklerinizden çok farklı. Antik kalıntılarla dolu bu havuz, çevre düzenlemesi ve yeni tesisin tamamlanmasının ardından 1 Mayıs itibarıyla yeniden ziyarete açıldı. Açıldığı günden bu yana ziyaretçi akınına uğrayan bu eşsiz güzelliği gelin birlikte inceleyelim.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363931/1200xauto.jpg" alt="2126526" /></p>
<p>Hierapolis Antik Kenti içinde yer alan havuzun çevresinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Ocak 2025’te başlatılan çalışmalar tamamlandı. Çalışmalar kapsamında havuz çevresinde düzenleme yapıldı, ziyaretçilerin kullanımına yönelik yeni tesis inşa edildi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363934/1200xauto.jpg" alt="2792525" /></p>
<h2>YAZ-KIŞ 36 DERECE</h2>
<p>Bu çalışmaların ardından, havuzun yaklaşık 2 bin 800 yıllık geçmişe sahip olduğu değerlendiriliyor. Özellikle termal suyu ve antik kalıntılarıyla dikkati çeken havuz yeniden ziyaretçi kabul etmeye başladı.</p>
<p>Yaz-kış yaklaşık 36 derece sıcaklıktaki termal suda yüzme imkanı sunan havuza yerli ve yabancı turistler ilgi gösterdi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363937/1200xauto.jpg" alt="Ekran görüntüsü 2026-07-08 105655" /></p>
<h2>ŞİFALI SULARLA DOLU</h2>
<p>İstanbul’dan gelen turun rehberi Mehtap Yıldızcan, çalışmaları beğendiğini söyledi.</p>
<p>Antik kentin özel bir yer olduğunu ifade eden Yıldızcan, “Antik havuz açıldığı için daha da güzel olmuş. Burası zaten o dönemin Agora’sı aslında. Buradaki yıkıntılar Agora’nın yıkıntıları, şifalı sularla dolmuş. Şu anda da çok güzel bir şekilde değerlendiriliyor.” dedi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363940/1200xauto.jpg" alt="Ekran görüntüsü 2026-07-08 105717" /></p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/burasi-turkiye-de-antik-kalintilarin-icinde-yuzebilirsiniz-190101299918]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363961/25363961-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Burası Türkiye'de! Antik kalıntıların içinde yüzebilirsiniz ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/japon-bakan-turk-kahvesi-keyfi-yapti-tadina-hayran-kaldi-190101299917</guid>
                    <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:59:03 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Japon bakan Türk kahvesi keyfi yaptı! Tadına hayran kaldı ]]></title>
                    <description><![CDATA[ NATO Zirvesi kapsamında Ankara'yı ziyaret eden Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi, Türk kahvesi içtiği anları sosyal medya hesabından paylaştı. Motegi, "Türkiye denince akla tabii ki kahve gelir" ifadelerini kullandı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında Türkiye'de bulunan Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi, resmi temaslarının yanı sıra Türk kültürünün önemli simgelerinden biri olan Türk kahvesini de deneyimledi. Bakanın kahve keyfi sosyal medyada ilgi gördü.</p>
<p>NATO Zirvesi'nin ikinci gününde Ankara'da temaslarını sürdüren Toshimitsu Motegi, Türk misafirperverliğinin simgelerinden biri olan Türk kahvesini tattı. Kahve içtiği anları sosyal medya hesabından paylaşan Motegi, "Türkiye denince akla tabii ki kahve gelir." ifadelerine yer verdi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363949/1200xauto.jpg" alt="Ekran görüntüsü 2026-07-08 105317" /></p>
<h2>TÜRK KAHVESİ ÖNE ÇIKAN İKRAMLAR ARASINDA YER ALIYOR</h2>
<p>Zirve kapsamında Ankara'da bulunan devlet ve hükümet temsilcileri, resmi görüşmelerin yanı sıra Türkiye'nin kültürel değerlerini de yakından tanıma fırsatı buldu. Düzenlenen programlarda geleneksel Türk mutfağından çeşitli lezzetler konuklara ikram edilirken, Türk kahvesi de öne çıkan ikramlar arasında yer aldı.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363946/1200xauto.jpg" alt="Ekran görüntüsü 2026-07-08 105327" /></p>
<p>Japonya Dışişleri Bakanı'nın paylaşımı kısa sürede sosyal medyada ilgi görürken, Türk kahvesinin uluslararası alandaki kültürel değerine yönelik olumlu yorumlar yapıldı.</p>
<p>UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde de yer alan Türk kahvesi, Türkiye'nin en önemli geleneksel içeceklerinden biri olarak yabancı konuklara ikram edilmeye devam ediyor.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/japon-bakan-turk-kahvesi-keyfi-yapti-tadina-hayran-kaldi-190101299917]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363832/25363832-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Japon bakan Türk kahvesi keyfi yaptı! Tadına hayran kaldı ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/ustu-ciplak-dolasanlara-para-cezasi-geliyor-turistik-kasabada-yeni-donem-190101299916</guid>
                    <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:54:12 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Üstü çıplak dolaşanlara para cezası geliyor! Turistik kasabada yeni dönem ]]></title>
                    <description><![CDATA[ İtalya'nın dünyaca ünlü Como Gölü kıyısındaki Varenna kasabası, artan turist yoğunluğu nedeniyle yeni kurallar uygulamaya başladı. Yaklaşık 650 kişinin yaşadığı küçük balıkçı kasabasında, özellikle yaz aylarında artan kalabalığın günlük yaşamı zorlaştırması üzerine belediye harekete geçti.
 ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Yeni düzenlemeye göre Verennada üstsüz, göğüsleri açık şekilde ya da yalnızca mayo ile dolaşmak yasaklandı. Bu tür kıyafetlerin sadece plajlarda ve tekne gezilerinde uygun olacağı belirtildi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363625/1200xauto.jpg" alt="iStock-1097741620" /></p>
<p>Kurala uymayan turistlere 50 euro ile 200 euro arasında para cezası uygulanabilecek. Bu da yaklaşık olarak 2 bin 500 TL ile 10 bin TL arasında bir ceza anlamına geliyor.</p>
<h2>TUR GRUPLARINA DA SINIR GETİRİLDİ</h2>
<p>Varenna'da alınan önlemler yalnızca kıyafet düzenlemesiyle sınırlı kalmadı. Kasabanın dar ve taş döşeli sokaklarında yoğunluk oluşmasını önlemek amacıyla tur grupları en fazla 25 kişiyle sınırlandırıldı. Ayrıca rehberlerin hoparlör kullanması da yasaklandı. Böylece hem sokaklardaki kalabalığın hem de gürültünün azaltılması hedefleniyor.</p>
<h2>BELEDİYE BAŞKANINDAN AÇIKLAMA</h2>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363631/1200xauto.jpg" alt="Gemini_Generated_Image_a4mo2ha4mo2ha4mo" /></p>
<p>Varenna Belediye Başkanı Mauro Manzoni, kasabanın her yıl dünyanın farklı ülkelerinden yüz binlerce turisti ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ancak yerel halkın yaşam kalitesinin de korunması gerektiğini söyledi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363637/1200xauto.jpg" alt="iStock-2226501012" /></p>
<p>Manzoni, kitlesel turizmin kasabada yaşayanların huzurunu bozmasına izin veremeyeceklerini belirterek yeni kuralların bu nedenle uygulamaya alındığını ifade etti. Como Gölü'nün en çok ziyaret edilen noktalarından biri olan Varenna'da alınan karar, İtalya'da son dönemde artan "turist davranışlarına yönelik düzenlemeler" zincirinin yeni halkası olarak değerlendiriliyor.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/ustu-ciplak-dolasanlara-para-cezasi-geliyor-turistik-kasabada-yeni-donem-190101299916]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363622/25363622-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Üstü çıplak dolaşanlara para cezası geliyor! Turistik kasabada yeni dönem ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/tam-9-gun-surecek-bakan-ersoy-duyurdu-kultur-solenin-yeni-adresi-van-190101299915</guid>
                    <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:36:56 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Tam 9 gün sürecek! Bakan Ersoy duyurdu: Kültür şölenin yeni adresi Van... ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Doğu Anadolu’nun köklü şehirlerinden Van, 11-19 Temmuz tarihleri arasında Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında üçüncü kez kültür, sanat ve gastronomi mirasını ziyaretçilerle buluşturacak. Dokuz gün boyunca konserlerden sergilere, tiyatrodan atölyelere, söyleşilerden çocuk etkinliklerine uzanan festival, Van'ın tarihi ve kültürel mirasını sanatla buluştururken, şehrin zengin mutfak kültürünü de 25’ten fazla Lezzet Noktası seçkisiyle ziyaretçilerin keşfine sunacak. 
 ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Binlerce yıllık geçmişi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Van, sahip olduğu tarihi mirası, doğal güzellikleri ve kültürel zenginliğiyle Türkiye'nin öne çıkan şehirleri arasında yer alıyor. Van Kalesi'nden Akdamar Adası'na uzanan tarihi ve doğal değerleriyle dikkat çeken şehir, festival süresince kentin farklı noktalarında düzenlenecek etkinliklerle kültür ve sanatın farklı disiplinlerine ev sahipliği yapacak. Van Kültür Yolu Festivali, şehrin tarihini, kültürünü ve yaşam zenginliğini sanatla buluşturarak ziyaretçilere Van'ı farklı yönleriyle deneyimleme imkanı sunacak. </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363064/1200xauto.jpg" alt="00 Hoşap Kalesi" /></p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin her şehrin kendine özgü kimliğini ve kültürel birikimini öne çıkaran bir anlayışla hazırlandığını belirtti. Ersoy, "Urartu'dan günümüze uzanan çok katmanlı tarihi, göl ile dağ arasında şekillenen özgün coğrafyası ve yaşayan kültürüyle Van, bu festivalde yalnızca bir ev sahibi değil, aynı zamanda kendi hikayesini sanat aracılığıyla anlatan önemli bir buluşma noktası olacak. Amacımız, Van'ın geçmişten bugüne taşıdığı kültürel mirası çağdaş sanatla buluşturarak hem yerel hem de uluslararası ziyaretçilerle daha güçlü bir etkileşim kurmasını sağlamak." dedi. </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363067/1200xauto.jpg" alt="Aselsan Çocuk Şenliği" /></p>
<p>Bakan Ersoy, Van'ın köklü gastronomi kültürünün de festivalin önemli başlıklarından biri olduğunu vurgulayarak, 25’ten fazla Lezzet Noktası seçkisiyle Van kahvaltısından otlu peynire, inci kefalinden yöresel lezzetlere uzanan zengin mutfak kültürünün ziyaretçiler için özel bir keşif rotası oluşturacağını ifade etti. </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363085/1200xauto.jpg" alt="Van Muradiye" /></p>
<p>Festival boyunca Van; konserler, sergiler, tiyatro gösterileri, atölyeler ve söyleşilerle kentin dört bir yanında kültür ve sanatın buluşma noktası olacak. Her yaştan ziyaretçiye hitap eden etkinliklerle şehir, dokuz gün boyunca kültür ve sanatla iç içe bir atmosfer sunarken, ziyaretçiler de Van'ın tarihini, kültürünü, gastronomisini ve doğal güzelliklerini bir arada deneyimleme fırsatı bulacak. </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363070/1200xauto.jpg" alt="Keledoş" /></p>
<h2>VAN, EŞSİZ GASTRONOMİ MİRASINI FESTİVALLE ORTAYA KOYUYOR</h2>
<p>Van, Kültür Yolu Festivali boyunca yalnızca tarihi ve kültürel mirasıyla değil, eşsiz gastronomisiyle de ziyaretçilerini ağırlayacak. Festival kapsamında oluşturulan Lezzet Noktası seçkisinde yer alan 25’ten fazla restoran, kafe ve yerel işletme, Van’ın zengin mutfak kültürünü ziyaretçilerle buluşturacak. </p>
<p>Van Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına TV programcısı ve akademisyen şef Asuman Kerkez ev sahipliği yapacak. Şef Mehmet Fatih Sarp, şef Aydın Demir, şef Mehmet Gök, girişimci Gamze Cizreli, girişimci Bekir Kaya ve gastronomi yazarı Emine Tunadan da konuk olarak yer alacak. </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363073/1200xauto.jpg" alt="KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY" /></p>
<p>Binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan, Doğu Anadolu’nun bereketli yaylaları, Van Gölü’nün sunduğu doğal ürünler ve hayvancılık geleneğiyle şekillenen Van mutfağı; kendine özgü lezzetleri ve güçlü yerel üretim kültürüyle öne çıkıyor. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Van kahvaltısı geleneği başta olmak üzere, otlu peyniri, Van balığı (inci kefali), keledoş, kurut aşı, kete ve etli köfte çeşitleri, murtuğa, kavut, Van balı, bakliyat ve reçel çeşitleri gibi kente özgü lezzetler festival boyunca ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363088/1200xauto.jpg" alt="Yaşayan Miras_Van Sergisi" /></p>
<h2>KONSERLER FESTİVALİN COŞKUSUNA ORTAK OLUYOR </h2>
<p>Van’da festival akşamları Atatürk Kültür Parkı Nevruz Alanı’nda düzenlenecek konserlerle renklenecek. Program kapsamında Buray, Sefo, Kıraç, Simge, Fatma Turgut, Murat Boz, Sagopa Kajmer ve Bayhan Van’da sahne alarak festival akşamlarını müzikle dolduracak.  </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363076/1200xauto.jpg" alt="makrome atölyesi" /></p>
<h2>SERGİ, SÖYLEŞİ, ATÖLYE VE ÇOCUK ETKİNLİKLERİ FESTİVALDE DENEYİMLENECEK</h2>
<p>Festival kapsamında Van Müzesi’nde “Yaşayan Miras: Van Sergisi”, “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri”, “Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri” sanatseverlerle buluşacak. Atatürk Kültür Parkı Çocuk Köyü’nde ise Çocuk Köyü Etkinlikleri ve Aselsan Çocuk Şenliği çocukların eğlence dünyasına ortak olacak. Geleneksel sanat atölyeleri, yaşayan miras ve şehrin tarihi hakkında söyleşiler de Van Kültür Yolu Festivali’nde ziyaret edilebilecek.</p>
<p>Van Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenecek olan “Toti ile Poti” tiyatro oyunu da festival kapsamında minik izleyicilerle buluşacak. Çocuklar danslı, müzikli ve resimli gösteriyle keyif dolu anlar yaşayacak. </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363079/1200xauto.jpg" alt="Van Akdamar Adası" /></p>
<p>Festival etkinlikleri arasında ise FotoMaraton Van ve FotoMaraton Çocuk yer alacak. Katılımcıların kendi kadrajlarından şehri görecekleri ve eğlenceli bir rekabet ortamı yaratılacak etkinlikle Van, eşsiz fotoğraflarla buluşacak.</p>
<p>Van Kültür Yolu Festivali, 11-19 Temmuz tarihleri arasında çeşitli konser, tiyatro, söyleşi, sergi, atölye ve çocuk etkinliklerini sanatseverlerle bir araya getirmeye hazırlanıyor. </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363082/1200xauto.jpg" alt="Van Kahvaltısı " /></p>
<p><strong>Festival programı ve etkinliklere ilişkin detaylı bilgilere, Türkiye Kültür Yolu Festivali resmi internet sitesi (<a href="https://kulturyolufestivali.com/">https://kulturyolufestivali.com/</a>) ve Instagram hesabı @turkiye_kulturyolu üzerinden ulaşabilirsiniz.</strong></p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/tam-9-gun-surecek-bakan-ersoy-duyurdu-kultur-solenin-yeni-adresi-van-190101299915]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25363223/25363223-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Tam 9 gün sürecek! Bakan Ersoy duyurdu: Kültür şölenin yeni adresi Van... ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/elazig-da-fidan-dikerken-buldu-tam-1700-yillik-turkiye-de-bir-ilk-olabilir-190101299914</guid>
                    <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:01:59 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Elazığ'da fidan dikerken buldu! Tam 1700 yıllık: Türkiye'de bir ilk olabilir ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Türkiye'de bir çiftçinin fidan dikmek için yaptığı sıradan kazı çalışması, yaklaşık 1700 yıllık tarihi bir keşifle sonuçlandı. Elazığ'ın Salkaya köyünde yaşayan Mehmet Emin Sualp, arazisine fidan dikmek için çukur açarken toprağın yalnızca 50 santimetre altında dev bir Roma mozaiğiyle karşılaştı ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Elazığ'ın Salkaya köyünde çiftçilik yapan Mehmet Emin Sualp'in birkaç yıl önce satın aldığı arazide yaptığı hazırlık çalışmaları sırasında renkli taşlardan oluşan sıra dışı desenleri fark etmesiyle başlayan süreç, kısa sürede arkeolojik bir kazıya dönüştü. Durumun sıradan bir kaya ya da taş oluşumu olmadığını anlayan Sualp, buluntuyu yetkililere bildirdi. Yaklaşık 84 metrekare büyüklüğündeki mozaik, arkeologları heyecanlandırırken bölgenin antik geçmişine ışık tutacak önemli bir eser olarak değerlendiriliyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25362407/1200xauto.jpg" alt="20240924aw294125-0" /></p>
<p>Elazığ Müze Müdürlüğü ve Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda başlatılan çalışmalar sonucunda, toprağın altında tek parça halinde korunmuş dev bir Roma mozaiği gün yüzüne çıkarıldı.</p>
<h2>84 METREKARELİK MOZAİK DİKKAT ÇEKTİ</h2>
<p>Uzmanların yaptığı incelemelere göre mozaik yaklaşık 84 metrekarelik tek bir yüzeyi kaplıyor. Bu büyüklükteki eserlerin genellikle dönemin zengin villalarında veya önemli kamu yapılarında kullanıldığı belirtiliyor. Araştırmacılar mozaiğin ait olduğu yapının niteliğini belirlemek için çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<h2>ASLANLARDAN ANADOLU PARSINA KADAR ONLARCA HAYVAN İŞLENDİ</h2>
<p>Mozaiği benzersiz kılan en önemli özelliklerden biri üzerindeki figürler oldu. Eserde aslanlar, Anadolu parsları, yaban keçileri, geyikler, yaban domuzları, ayılar, av köpekleri, ördekler, kazlar ve sülünler gibi çok sayıda hayvan detaylı şekilde tasvir ediliyor. Ayrıca çeşitli ağaç ve bitki motifleri de yer alıyor.</p>
<p>Uzmanlar, mozaiğin yalnızca sanatsal değil aynı zamanda bilimsel açıdan da büyük önem taşıdığını belirtiyor. Çünkü yaklaşık iki bin yıl önce Anadolu'da yaşayan hayvan türlerine dair önemli ipuçları sunuyor. Özellikle günümüzde bölgede bulunmayan aslan ve Anadolu parsı gibi türlerin tasvir edilmesi dikkat çekiyor.</p>
<h2>ROMA'DA BİZANS'A GEÇİŞ DÖNEMİNE AİT</h2>
<p>Yaklaşık 1700 yıllık olduğu değerlendirilen mozaik, Roma İmparatorluğu'nun son dönemleri ile Bizans'ın ilk yıllarına tarihleniyor. O dönemde Anadolu, ticaret yolları ve büyük şehirleriyle antik dünyanın en önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyordu.</p>
<p>Binlerce küçük taşın bir araya getirilmesiyle oluşturulan mozaikler, o dönemde zenginlik ve statü göstergesi olarak kabul ediliyordu. Bu nedenle uzmanlar, eserin bulunduğu bölgede geçmişte önemli bir yerleşim veya varlıklı bir yapı bulunmuş olabileceğini düşünüyor.</p>
<h2>TÜRKİYE'DE BİR İLK OLABİLİR</h2>
<p>Arkeologlar, mozaiğin sadece büyüklüğüyle değil, korunma durumu ve içeriğiyle de dikkat çektiğini belirtiyor. Yapılan değerlendirmelere göre bu eser, Türkiye'de bulunduğu bölgenin hayvan türlerini toplu halde ve bütünlüğünü koruyarak tasvir eden ilk Roma mozaiği olabilir. Yüzyıllar boyunca toprağın altında kalmasına rağmen renklerini ve desenlerini büyük ölçüde koruyan mozaik, uzmanlara göre son derece nadir bir keşif niteliği taşıyor.</p>
<h2>ÇİFTÇİNİN ÖRNEK DAVRANIŞI TAKDİR TOPLADI</h2>
<p>Yetkililer, Mehmet Emin Sualp'in buluntuyu saklamak ya da zarar vermek yerine doğrudan müze müdürlüğüne ve jandarmaya bildirmesinin eserin korunmasında büyük rol oynadığını vurguladı. Uzmanlara göre bu sayede mozaik profesyonel ekipler tarafından titizlikle kazılarak gün yüzüne çıkarıldı.</p>
<p>Roma, Bizans, Helenistik ve daha birçok medeniyetin izlerini taşıyan Anadolu toprakları, her yıl yeni arkeolojik keşiflere sahne oluyor. Uzmanlar, Elazığ'da ortaya çıkarılan bu mozaiğin hem bilim dünyasına önemli katkılar sunacağını hem de gelecekte bölge için kültürel bir cazibe merkezi haline gelebileceğini ifade ediyor.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/elazig-da-fidan-dikerken-buldu-tam-1700-yillik-turkiye-de-bir-ilk-olabilir-190101299914]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25362380/25362380-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Elazığ'da fidan dikerken buldu! Tam 1700 yıllık: Türkiye'de bir ilk olabilir ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/kabugunu-cope-atmadan-bir-kez-daha-dusunun-camlarinizi-isil-isil-yapiyor-190101299912</guid>
                    <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 09:27:02 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Kabuğunu çöpe atmadan bir kez daha düşünün: Camlarınızı ışıl ışıl yapıyor ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Ev temizliğinde devrim yaratacak, bütçe dostu ve tamamen doğal bir yöntemle karşınızdayız. Genelde yemeden önce soyup doğrudan çöpe attığımız muz kabukları, aslında evdeki en etkili temizlik malzemelerinden biri. İçerdiği doğal yağlar ve asitler sayesinde, kimyasal spreyleri aratmayan muz kabuğu, özellikle cam yüzeylerde mucizeler yaratıyor. Bu süper kir karşıtı yöntem haberimizde... ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Camlarınızı sürekli silmekten ve yinede leke içinde görmekten sıkıldınız mı? O zaman harika bir hile verelim: Muz kabuğu!</p>
<p>Piyasada satılan pahalı ve yoğun kimyasal içerikli cam temizleyiciler yerine muz kabuğu harika bir alternatif sunuyor. Muz kabuğunun iç yüzeyinde bulunan doğal bileşenler, camdaki inatçı lekeleri ve kiri saniyeler içinde çözüyor. Üstelik bu yöntem sadece çevreyi korumakla kalmıyor, aynı zamanda ev ekonomisine de büyük katkı sağlıyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25361681/1200xauto.jpg" alt="iStock-1468251019" /></p>
<h2>TOZLANMAYI GECİKTİRİYOR VE PARLAKLIK VERİYOR</h2>
<p>Muz kabuğunun liflerinde bulunan doğal yağlar, cam yüzeyleri temizlerken aynı zamanda koruyucu bir tabaka oluşturuyor. Bu tabaka sayesinde camlarınız sadece parlamakla kalmıyor, toz ve yeni lekelerin yüzeye tutunması da zorlaşıyor. Yani camlarınız çok daha uzun süre temiz kalıyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25361702/1200xauto.jpg" alt="iStock-2082796326" /></p>
<h2>DOĞRU ZAMANLAMA ŞART!</h2>
<p>Muz kabuğuyla temizlik yaparken maksimum verim almak istiyorsanız zamanlamaya dikkat etmelisiniz. Camları asla doğrudan güneş ışığı altındayken silmeyin. Güneş sıcağı, kabuktaki nemin erkenden kurumasına ve iz kalmasına neden olabilir. En iyi sonuç için sabahın erken saatlerini veya akşamüzeri serinliğini tercih edin.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25361684/1200xauto.jpg" alt="iStock-2166159980" /></p>
<h2>MUZ KABUĞU İLE CAM TEMİZLİĞİ NASIL YAPILIR?</h2>
<p>Uygulaması ise son derece pratik: </p>
<p><strong>Adım 1:</strong> Taze soyulmuş bir muz kabuğunun iç (beyaz) kısmını cam yüzeye dairesel hareketlerle sürün.</p>
<p><strong>Adım 2:</strong> Kabuğun bıraktığı nemli tabakayı bekletmeden, temiz ve kuru bir mikrofiber bezle iyice kurulayarak silin.</p>
<p>Saniyeler içinde camlarınızın pırıl pırıl olduğunu ve parladığını göreceksiniz.</p>
<h6>(İç görsel yapay zeka tarafından hazırlanmıştır)</h6> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/kabugunu-cope-atmadan-bir-kez-daha-dusunun-camlarinizi-isil-isil-yapiyor-190101299912]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25361726/25361726-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Kabuğunu çöpe atmadan bir kez daha düşünün: Camlarınızı ışıl ışıl yapıyor ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/paris-anlasmasi-ni-neden-bilmeliyiz-190101299911</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 21:09:55 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Paris Anlaşması’nı neden bilmeliyiz? ]]></title>
                    <description><![CDATA[ İklim krizi günümüzde küresel ölçekte yankı bulan ve sadece şimdiyi değil geleceği de derinden etkileyen başlıklardan bir tanesi. Bu anlamda çevre politikalarından sürdürülebilir küresel ekonomiye kadar pek çok alanı dönüştüren Paris Anlaşması'nı bilmek yakın gelecekteki gelişmeleri okumak açısından önemli bir kapı açıyor.
 ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <h2>Paris Anlaşması nedir?</h2>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25359512/1200xauto.jpg" alt="2" /></p>
<p>UNFCCC çatısında her yıl düzenlenen COP zirvelerinin 21'incisinde kabul gören Paris Anlaşması, 2015 yılında Fransa'da imzalanan uluslararası bir iklim sözleşmesi. İklim değişikliği seyrinin kontrol altına alınması için küresel ölçekte karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik olan Paris Anlaşması, Ulusal Katkı Beyanı ya da kısaltması olan NDC olarak adlandırılan ulusal düzlemdeki planlarla koyulan hedeflerini gerçekleştirmeyi amaçlar.</p>
<h2>Paris Anlaşması'nın amaçları nelerdir?</h2>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25359515/1200xauto.jpg" alt="3" /></p>
<p>Paris Anlaşması'nın 3 ana hedefi olduğunu söyleyebiliriz. Bunlardan ilki hepimizin aşina olduğu küresel ısınmayı 1,5°C sınırında tutmak, ikincisi 2050 yılına kadar küresel anlamda karbon nötr bir sisteme sahip olmak ve üçüncüsü ise bu dengeye gelirken gelişmiş ülkelerin finansman yükünü sırtlanması olarak sıralayabiliriz.</p>
<h2>Paris Anlaşması'na dair gelişmeler</h2>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25359518/1200xauto.jpg" alt="4" /></p>
<p>COP21 zirvesinde kabul edilen Paris Anlaşması'na dair en büyük gelişmelerden biri bu sene 31'cisi düzenlenecek COP31'de NDC planlarının gündeme gelmesiyle olacak. Yeşil Hidrojen kullanımından karbon yakalama ve depolamaya, sanayi sektörlerinin düşük karbon haritasından yeşil dönüşüme uyuma değin çeşitli konuların ele alınacağı NDC 3.0 ulusal iklim planlarının konuşulacağı zirvede Paris Anlaşması'nın geleceği için önemli kararlar alınacak.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/paris-anlasmasi-ni-neden-bilmeliyiz-190101299911]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25359509/25359509-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Paris Anlaşması’nı neden bilmeliyiz? ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/delik-desik-kayalarin-arasinda-dunya-bu-freskleri-gormeye-o-ilimize-akin-ediyor-190101299910</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 17:26:41 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Delik deşik kayaların arasında! Dünya bu freskleri görmeye o ilimize akın ediyor ]]></title>
                    <description><![CDATA[ UNESCO Dünya Mirası listesindeki Göreme Açık Hava Müzesi'nin en özel yapılarından Karanlık Kilise, yaklaşık bin yıldır canlılığını koruyan freskleriyle ziyaretçileri büyülüyor. Restorasyonun ardından yeniden ziyarete açılan tarihi yapı, turistlerin yoğun ilgisi altında. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>UNESCO Dünya Mirası listesindeki Göreme Açık Hava Müzesi'nin içinde yer alan Karanlık Kilise, İncil ve Tevrat'ta yer alan bazı sahnelerin 11. yüzyılın sonlarında duvar ve kubbelerine yansıtıldığı canlı renklerini muhafaza eden freskleri ile ön plana çıkıyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25357289/1200xauto.jpg" alt="Ekran görüntüsü 2026-07-07 170307" /></p>
<p>Uzun yıllar kapalı kaldıktan sonra restorasyon çalışmalarının ardından 1990'da ziyarete açılan tarihi yapı, "Doğum", "Beytüllahim'e yolculuk", "Vaftiz", "Lazarus'un diriltilmesi", "Kudüs'e giriş", "Üç müneccimin tapınması", "Son akşam yemeği" ve "İsa çarmıhta" başta olmak üzere çok sayıda sahnenin yer aldığı freskleri ile turistlerin dikkatini çekiyor.</p>
<p>Tüf kayaya oyulmuş haç planlı kilise, merkezi kubbe, dört sütun ve üç apsisten oluşuyor.</p>
<h2>YILLARDIR ZİYARETÇİ AKININA UĞRUYOR</h2>
<p>İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre, Karanlık Kilise'de 2016 yılında 58 bin 120, 2017'de 59 bin 91, 2018'de 116 bin 659, 2019'da 120 bin 908, 2020'de 33 bin 209, 2021'de 63 bin 323, 2022'de 172 bin 168, 2023'te 163 bin 941, 2024'te 156 bin 534, 2025 yılında ise 100 binden fazla ziyaretçi ağırlandı.</p>
<p>Nevşehir Turist Rehberleri Odası Başkanı Özay Onur, kilisenin asırlar önce metal aletlerle uzun uğraşlarla oyulan kaya yapının içine imar edildiğinin bilindiğini söyledi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25357292/1200xauto.jpg" alt="images" /></p>
<p>O dönem manastır olarak kullanılan Göreme Açık Hava Müzesi'nin içinde ayrı birim olarak yer alan kilisenin, ziyaretçileri adeta zamanda yolculuğa çıkardığını anlatan Onur, şöyle konuştu:</p>
<p>"1980-1990 yıllarında 10 yıl boyunca temizlik ve restorasyon çalışması yapıldı. Sanki 12. yüzyılda zaman dondurulmuş gibi korunmuş şekildedir. Buradaki kilisenin varlığı çok sonraları fark ediliyor. Bu süreçte de doğal olarak korunmuş. İçinde sahneleri kronolojik olarak görüyoruz. Kubbelere peygamberler ve Hz. İsa'nın figürleri resmedilmiş. Bu kilisenin en büyük özelliği fresklerin net olması ve tazeliğini korumasıdır. Göreme Açık Hava Müzesi'nin en önemli yapısı sayılan Karanlık Kilise, alanda kendisine ayrılan özel girişi sonuna kadar hak ediyor. Karanlık Kilise canlı freskleri sayesinde diğerlerinin arasından sıyrılıyor. Onu korumak sadece müze yetkililerinin değil, tüm insanlığın ortak sorumluluğudur."</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25357319/1200xauto.jpg" alt="Ekran görüntüsü 2026-07-07 171714" /></p>
<h2>TURİSTLER KİLİSENİN TARİHİ DOKUSUNA HAYRAN KALIYOR</h2>
<p>Kiliseyi ziyaret eden yabancı turistlerden Martha Caruso da Kapadokya'ya gelmeden önce böyle bir yapının varlığından haberdar olmadığını belirtti.</p>
<p>İncelediği fresklerin etkileyici olduğunu dile getiren Caruso, "Karanlık Kilise'nin tarihi dokusunu çok beğendim. Fresklerdeki sahneler çok gerçekçi ve özel ayrıca o günden bugüne kadar çok iyi korunmuş. Bu tarihi yapı bende hayranlık uyandırdı." dedi.</p>
<p>Semon Sacco ise bölgedeki tarihi yapıların hepsinin birbirinden kıymetli olduğunu vurgulayarak, "Fresklerin renkleri çok etkileyici ve figürler de çok güzel. İnsanların geçmişte yaşadığı yeri ve nasıl inşa edildiğini görmek beni etkiledi." ifadesini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/delik-desik-kayalarin-arasinda-dunya-bu-freskleri-gormeye-o-ilimize-akin-ediyor-190101299910]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25357340/25357340-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Delik deşik kayaların arasında! Dünya bu freskleri görmeye o ilimize akın ediyor ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/kisi-aratmayan-goruntuler-temmuz-ayinda-karla-mucadele-190101299909</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 16:52:56 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Kışı aratmayan görüntüler: Temmuz ayında karla mücadele ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, temmuz ayında yüksek rakımlı bölgelerde karla mücadele çalışmaları sürüyor. Ekipler, kışın yağan kardan kapanan 3 bin 500 rakımlı Cilo Dağı'ndaki İkiyaka ve Sat Gölleri ve askeri üs bölge güzergahındaki kardan kapanan 17 kilometrelik yolun 14 kilometresini ulaşıma açtı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>İlçe Özel İdaresi ekipleri, kış boyunca ulaşıma kapalı kalan yayla ve askeri üs bölgesi yollarını açmak amacıyla yaklaşık 20 gündür 2 ayrı noktada çalışma yürütüyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25348739/1200xauto.jpg" alt="YUKSEKOVA’DA-TEMMUZ-AYINDA-KARLA-MUCADEL_1399896_415754" /></p>
<p>Ekipler, besicilerin yaylalara ulaşımını sağlamak için iş makineleriyle yollardaki kar kütlelerini temizliyor. 3 bin 500 rakımlı Cilo Dağı’ndaki İkiyaka ve Sat Gölleri ile askeri üs bölge yolunun ulaşımının sağlandığı 17 kilometrelik yolun 14 kilometresi ulaşıma açıldı, kalan bölümün açılması için ekiplerin çalışması sürüyor. </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25348736/1200xauto.jpg" alt="YUKSEKOVA’DA-TEMMUZ-AYINDA-KARLA-MUCADEL_1399897_415754" /></p>
<p>Bölgede yaz mevsimi yaşanmasına rağmen yüksek kesimlerde etkisini sürdüren kar örtüsü görüntüsü ise kışı aratmıyor. Ekiplerin de yol açma çalışmalarını kısa sürede tamamlayıp yaylalara ulaşımı tamamen sağlaması hedefleniyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25348733/1200xauto.jpg" alt="YUKSEKOVA’DA-TEMMUZ-AYINDA-KARLA-MUCADEL_1399898_415754" /></p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25348730/1200xauto.jpg" alt="YUKSEKOVA’DA-TEMMUZ-AYINDA-KARLA-MUCADEL_1399899_415754" /></p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25348727/1200xauto.jpg" alt="YUKSEKOVA’DA-TEMMUZ-AYINDA-KARLA-MUCADEL_1399900_415754" /></p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25348721/1200xauto.jpg" alt="YUKSEKOVA’DA-TEMMUZ-AYINDA-KARLA-MUCADEL_1399901_415754" /></p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25348718/1200xauto.jpg" alt="YUKSEKOVA’DA-TEMMUZ-AYINDA-KARLA-MUCADEL_1399902_415754" /></p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25348745/1200xauto.jpg" alt="YUKSEKOVA’DA-TEMMUZ-AYINDA-KARLA-MUCADEL_1399894_415754" /></p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/kisi-aratmayan-goruntuler-temmuz-ayinda-karla-mucadele-190101299909]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25348742/25348742-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Kışı aratmayan görüntüler: Temmuz ayında karla mücadele ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/dunyanin-en-pahali-dairesi-bakin-ne-kadara-satildi-ozel-gokyuzu-havuzu-var-190101299908</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 15:43:36 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Dünyanın en pahalı dairesi bakın ne kadara satıldı! Özel gökyüzü havuzu var ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Avrupa'nın en pahalı emlak pazarlarından biri olarak gösterilen Monaco, dünyanın en yüksek bedelli konut satışına ev sahipliği yaptı. Ülkenin en prestijli bölgelerinden birinde yer alan lüks çatı katı dairesi, yaklaşık 471 milyon euro (554 milyon dolar) karşılığında satılarak dünya rekoru kırdı.
 ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Satın almayı, Ukrayna'nın en zengin iş insanlarından biri gerçekleştirdi. Şirket, Monaco'nun sahil şeridindeki prestijli Le Renzo binasında bulunan 21 odalı penthouse'u portföyüne kattı.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25355576/1200xauto.jpg" alt="ev1" /></p>
<h2>BEŞ KATA YAYILAN ULTRA LÜKS YAŞAM ALANI</h2>
<p>Dünyanın en pahalı dairesi, yaklaşık 2 bin 500 metrekarelik (26 bin 900 metrekareden fazla) kullanım alanına sahip. Binanın en üst bölümünde yer alan ve beş kata yayılan konut, Akdeniz'e bakan kesintisiz deniz manzarası sunuyor.</p>
<p><strong>Lüks rezidansta;</strong>
21 oda
8 özel otopark
Geniş teraslar
Özel yüzme havuzu
Jakuzi
Üst segment mobilyalar
Akıllı ev otomasyon sistemi gibi dikkat çeken özellikler bulunuyor.</p>
<h2>FİYATIN ARKASINDAKİ NEDENLER</h2>
<p>Uzmanlara göre rekor seviyedeki satış fiyatının oluşmasında birkaç önemli unsur etkili oldu.</p>
<p>Öncelikle Monaco, Vatikan'ın ardından Avrupa'nın en küçük bağımsız devleti olmasına rağmen dünyanın en pahalı gayrimenkul piyasalarından biri konumunda. Ülkede metrekare fiyatlarının geçtiğimiz yıl 70 bin euronun üzerine çıktığı belirtildi.</p>
<p>Bunun yanı sıra Le Renzo binası, uzun yılların ardından Monaco'nun siluetini değiştiren ilk büyük projelerden biri olarak öne çıkıyor. Beş katlı bir villayı andıran penthouse tasarımı da yapıyı benzerlerinden ayıran önemli özellikler arasında gösteriliyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25355579/1200xauto.jpg" alt="ev2" /></p>
<h2>ÖNCEKİ REKORLARI GERİDE BIRAKTI</h2>
<p>Yaklaşık 554 milyon dolarlık satış, bugüne kadar kaydedilen en pahalı konut satışlarını da açık ara geride bıraktı.</p>
<p>Daha önceki rekorlar arasında, Londra'da geliştirici Nick Candy'nin malikanesinin 350 milyon doların üzerinde bir bedelle satılması ve New York'ta fon yöneticisi Ken Griffin tarafından yaklaşık 240 milyon dolara satın alınan çatı katı dairesi yer alıyordu.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25355582/1200xauto.jpg" alt="ev3" /></p>
<h2>ULTRA LÜKS KONUT PAZARI BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR</h2>
<p>Gayrimenkul uzmanları, yarım milyar doları aşan bu işlemin yalnızca dikkat çekici bir satış olmadığını, aynı zamanda küresel ölçekte ultra lüks konut pazarının büyümesini sürdürdüğünü gösteren önemli bir işaret olduğunu değerlendirdi.</p>
<p>Özellikle sınırlı arza sahip prestijli bölgelerde yer alan benzersiz gayrimenkullerin, dünyanın en varlıklı yatırımcıları tarafından yüksek bedellerle satın alınmaya devam ettiği ifade edildi.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/dunyanin-en-pahali-dairesi-bakin-ne-kadara-satildi-ozel-gokyuzu-havuzu-var-190101299908]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25355483/25355483-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Dünyanın en pahalı dairesi bakın ne kadara satıldı! Özel gökyüzü havuzu var ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/nato-karsilamasinda-ezber-bozan-detay-renk-tercihi-dikkat-cekti-190101299907</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 15:43:31 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ NATO karşılamasında ezber bozan detay! Renk tercihi dikkat çekti ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Bugünkü NATO zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump'ın karşılanması sırasında kırmızı halı yerine mavi halının kullanılması dikkat çekti. Sosyal medyada merak konusu olan bu tercihin nedeni haberimizde... ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Bugün düzenlenen NATO Liderler Zirvesi'nde en çok konuşulan detaylardan biri, ABD Başkanı Donald Trump'ın karşılanması sırasında kırmızı halı yerine mavi halının serilmesi oldu. Görüntüler kısa sürede sosyal medyada gündem olurken, birçok kişi "Neden kırmızı halı değil?" sorusuna yanıt aradı.</p>
<p>Ancak bunun nedeni Trump'a özel bir uygulama değil.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25355537/1200xauto.jpg" alt="2026-07-07T111329Z_2136906143_RC2Z8MAXTHH6_RTRMADP_3_NATO-SUMMIT-TRUMP" /></p>
<h2>NATO'NUN KURUMSAL KİMLİĞİNİ SİMGELİYOR</h2>
<p>NATO zirvelerinde liderler, ittifakın standart protokolü gereği mavi halı üzerinde karşılanıyor. Bu tercih, NATO'nun mavi ve beyaz renklerden oluşan resmi kurumsal kimliğini ve üye ülkelerin ortak duruşunu simgeliyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25355540/1200xauto.jpg" alt="2026-07-07T112306Z_677837374_RC2Z8MA693C6_RTRMADP_3_NATO-SUMMIT-TRUMP" /></p>
<p>Son yıllarda düzenlenen NATO zirvelerinde de kırmızı halı yerine düzenli olarak mavi halı kullanılıyor. Böylece organizasyonun NATO çatısı altında gerçekleştirildiği görsel olarak da vurgulanmış oluyor.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/nato-karsilamasinda-ezber-bozan-detay-renk-tercihi-dikkat-cekti-190101299907]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25355573/25355573-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ NATO karşılamasında ezber bozan detay! Renk tercihi dikkat çekti ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/yanmiyor-bakteri-barindirmiyor-bu-kasigi-talep-her-gecen-gun-artiyor-190101299906</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 15:34:45 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Yanmıyor, bakteri barındırmıyor! Bu kaşığı talep her geçen gün artıyor ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Eskişehir’de ahşap ürün satışı yapan esnaf Refiye Başaran, özellikle bakteri üretmemesi ve sağlıklı olması nedeniyle şimşir kaşıklara yoğun talep olduğunu belirtti. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Ahşap ürünler üzerine satış yapan Refiye Başaran, özellikle dört mevsim yeşil kalan, yavaş büyüyen şimşir ağacından yapılan ürünlerin ön plana çıktığını ifade eti. Başaran, şimşir ağacının geç yetişen ve bakteri barındırmayan özel yapısıyla mutfaklarda vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu vurguladı.</p>
<h2>"SAĞLIKLI OLDUĞU İÇİN TERCİH EDİLİYOR"</h2>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25355201/1200xauto.jpg" alt="iStock-1765404889" /></p>
<p>Şimşir kaşıkların yanmaz, sağlıklı ve uzun ömürlü olduğunu dile getiren Başaran, "Şimşir kaşıklarımız çok önemli ve büyük talep görüyor. Bu ağaç geç yetişir, bakteri üretmez, temiz ve sağlıklıdır. Yanma yapmaz, yağlamaya bile gerek kalmaz. Müşterilerimizin çoğu özellikle şimşir kaşık sorarak geliyor. Sadece yemek kaşığı değil, çatal ve bıçak türlerinde de ahşaba olan ilgi her geçen gün artıyor" dedi.</p>
<h2>"ELDE YIKANMASI ÖMRÜNÜ UZATIR"</h2>
<p>Ahşap ürünlerin kullanımı hakkında püf noktalarına da değinen Refiye Başaran, "Halk arasında ‘ahşap ürünler makineye atılmaz’ bilgisi tamamen doğrudur. Bu ürünlerin elde yıkanması, ömürlerini uzatır ve formlarını korumalarını sağlar. Bizler elimizden geldiğince müşterilerimize bu sanatın inceliklerini ve kullanım detaylarını aktarmaya çalışıyoruz" diye konuştu.</p>
<p>Ürün yelpazesinin çay kaşığından dev kazan kaşıklarına kadar geniş olduğunu belirten Başaran, fiyatların ise boyutlarına göre 20 liradan başladığını ifade etti. Yerli vatandaşın yanı sıra turistlerin de el yapımı ahşap ürünlere büyük ilgi gösterdiğini belirtti.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/yanmiyor-bakteri-barindirmiyor-bu-kasigi-talep-her-gecen-gun-artiyor-190101299906]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25355330/25355330-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Yanmıyor, bakteri barındırmıyor! Bu kaşığı talep her geçen gün artıyor ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/en-sik-gorulen-8-ruyanin-gizli-anlami-ortaya-cikti-190101299905</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 14:55:48 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ En sık görülen 8 rüyanın gizli anlamı ortaya çıktı ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Dişlerin dökülmesi, yüksekten düşmek, kovalanmak ya da sınava hazırlıksız yakalanmak... Milyonlarca kişinin gördüğü bu rüyaların ortak bir noktası var. Psikologlara göre bilinçaltı, bazı duygu ve düşünceleri rüyalar aracılığıyla gün yüzüne çıkarabiliyor. İşte en sık görülen 8 rüyanın olası anlamı... ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Kimi rüyalar birkaç saniye içinde unutulur, kimileri ise gün boyu aklınızdan çıkmaz. 
Özellikle tekrar eden rüyalar, “Acaba bu ne anlama geliyor?” sorusunu beraberinde getirir. Uzmanlara göre rüyalar kişiden kişiye değişse de bazı ortak temalar; kaygı, kontrol isteği, özgüven, değişim arzusu ve bastırılan duygularla bağlantılı olabilir. </p>
<h2>GİZLİ BİR ODA BULMAK</h2>
<p>Rüyanızda evin içinde daha önce hiç fark etmediğiniz bir oda buluyorsanız, bu içinizde  keşfedilmeyi bekleyen bir yönünüz olduğuna işaret edebilir. Uzmanlara göre bu rüya, kişinin yeni bir yeteneğini, isteğini ya da potansiyelini fark etmeye başladığı dönemlerde görülebilir. Yani bilinçaltınız size “Kendinde daha keşfetmediğin şeyler var” diyor olabilir. </p>
<h2>YÜKSEKTEN DÜŞMEK</h2>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25354430/1200xauto.jpg" alt="iStock-1082606936" /></p>
<p>En sık görülen rüyalardan biri olan düşme rüyası, çoğu zaman kontrolü kaybetme korkusuyla ilişkilendirilir. Eğer rüyanızda boşluğa düşüyorsanız, gerçek hayatta bir konuda fazla sıkışmış, endişeli ya da güvensiz hissediyor olabilirsiniz. Uzmanlara göre bu rüya bazen de “her şeyi kontrol etmeye çalışma” halinden biraz uzaklaşmanız gerektiğini gösterebilir. </p>
<h2>DİŞLERİN DÖKÜLMESİ</h2>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/24249907/1200xauto.jpg" alt="iStock-2238266768 (1)" /></p>
<p>Rüyada dişlerin döküldüğünü görmek, en merak edilen rüya temalarından biri. Bu rüya genellikle özgüven, güç kaybı ya da kişinin kendini savunmasız hissetmesiyle ilişkilendirilir.  Gerçek hayatta kontrolünüz dışında gelişen bir durum ya da kendinizi yeterince güçlü hissetmediğiniz bir dönem, bu rüya aracılığıyla bilinçaltınıza yansıyor olabilir.</p>
<h2>KONTROLDEN ÇIKAN BİR ARAÇTA OLMAK</h2>
<p>Rüyada arabanın kontrolünü kaybetmek, gerçek hayatta yönünüzü kaybetmiş gibi 
hissettiğiniz dönemlerle bağlantılı olabilir. Hedeflerinize ilerlerken bazı şeyleri kontrol 
edemediğinizi düşünüyor olabilirsiniz. Bu rüya, hayatınızda frene basmanız, yönünüzü  yeniden belirlemeniz ya da bazı kararları gözden geçirmeniz gerektiğini hatırlatabilir. </p>
<h2>RÜYADA UÇMAK</h2>
<p>Rüyada uçmak kulağa güzel gelse de anlamı yalnızca özgürlükle sınırlı olmayabilir. Bu rüya,  üzerinizdeki baskıdan kurtulma, zor bir kararı geride bırakma ya da hayatınızda sizi yoran bir durumdan sıyrılma isteğiyle bağlantılı olabilir. Kendinizi rüyanızda hafif ve özgür hissediyorsanız, bilinçaltınız size rahatlama ihtiyacınızı gösteriyor olabilir. </p>
<h2>SINAVA HAZIRLIKSIZ YAKALANMAK</h2>
<p>Okul yılları çoktan geride kalmış olsa bile rüyada sınava hazırlıksız yakalanmak oldukça yaygın görülebilir. Bu rüya, gerçek hayatta kendinizi bir konuda yetersiz, hazırlıksız ya da baskı altında hissettiğiniz dönemlerde ortaya çıkabilir. Uzmanlara göre özellikle kendini fazla eleştiren, hata yapmaktan korkan ya da performans kaygısı yaşayan kişiler bu rüyayı daha sık görebilir. </p>
<h2>TUVALET BULAMAMAK</h2>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25354448/1200xauto.jpg" alt="iStock-172687351" /></p>
<p>Rüyada tuvalet arayıp bir türlü bulamamak, kişinin kendi ihtiyaçlarını geri plana attığını gösterebilir. Başkalarını memnun etmeye çalışırken kendinizi ihmal ediyor olabilirsiniz. Uzmanlara göre bu rüya, kişinin duygularını, isteklerini ya da sınırlarını daha net ifade etmesi gerektiğine dair bir işaret olabilir. </p>
<h2>KOVALANMAK</h2>
<p>Rüyada biri ya da bir şey tarafından kovalanmak, gerçek hayatta yüzleşmekten kaçtığınız bir konuya işaret edebilir. Bu bir sorun, karar, duygu ya da bastırılmış bir istek olabilir. Uzmanlara göre kovalanma rüyaları bazen korkutucu görünse de kişinin kaçtığı şeyi fark etmesi için bilinçaltının verdiği güçlü bir mesaj olabilir. </p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/en-sik-gorulen-8-ruyanin-gizli-anlami-ortaya-cikti-190101299905]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25354427/25354427-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ En sık görülen 8 rüyanın gizli anlamı ortaya çıktı ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/kullanilmis-bebek-bezlerini-geri-donusturduler-artik-cop-olmayacaklar-190101299904</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 14:43:57 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Kullanılmış bebek bezlerini geri dönüştürdüler! Artık çöp olmayacaklar ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Brezilya'da 2021 yılında başlatılan pilot proje kapsamında kullanılan tek kullanımlık bebek bezleri toplanarak geri dönüştürülüyor. Okullarda uygulanan sistemle hem çevre kirliliğinin azaltılması hem de atıkların yeniden ham maddeye dönüştürülmesi hedefleniyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Tek kullanımlık bebek bezleri, her gün milyonlarca adet çöpe atılması nedeniyle şehirlerin atık yönetiminde önemli sorunlardan biri olarak görülüyor. Brezilya'da hayata geçirilen yenilikçi bir pilot proje ise bu atıkları ekonomiye yeniden kazandırmayı amaçlıyor. Program kapsamında kullanılan bezler özel olarak toplanıyor, ayrıştırılıyor ve farklı ürünlerin üretiminde kullanılabilecek ham maddeye dönüştürülüyor.</p>
<h2>KULLANILMIŞ BEZLER OKULLARDA TOPLANIYOR</h2>
<p>Aralık 2021'de başlatılan "My First Recycling Program" (İlk Geri Dönüşümüm Programı), Huggies markasının sahibi Kimberly-Clark ile döngüsel ekonomi şirketi Boomera iş birliğiyle hayata geçirildi.</p>
<p>Pilot uygulama, São Paulo metropol bölgesindeki kreş ve anaokullarında başladı. Kurumlarda kullanılan bebek bezleri diğer çöplerden ayrı olarak toplanıp özel geri dönüşüm tesislerine gönderildi.</p>
<h2>GERİ DÖNÜŞÜM SÜRECİ DİKKATLE YÜRÜTÜLÜYOR</h2>
<p>Tek kullanımlık bebek bezleri; plastik, selüloz ve emici malzemelerden oluştuğu, ayrıca organik atıkla temas ettiği için geri dönüşümü en zor evsel atıklardan biri olarak kabul ediliyor.</p>
<p>Bu nedenle bezlerin toplanması, taşınması, depolanması ve işlenmesi özel yöntemlerle gerçekleştiriliyor. Projede amaç, bu atıkları yeniden kullanılabilir ham maddeye dönüştürerek düzenli depolama sahalarına giden atık miktarını azaltmak.</p>
<h2>İLK HEDEF 100 TON GERİ DÖNÜŞÜM</h2>
<p>Projeye katılan eğitim kurumlarına bezlerin doğru şekilde ayrıştırılması ve saklanması konusunda eğitim verildi. Aileler de çevre bilinci konusunda bilgilendirildi.</p>
<p>Şirket, pilot uygulamanın ilk yılında yaklaşık 100 ton kullanılmış bebek bezinin geri dönüştürülmesini hedefledi.</p>
<h2>DÖNGÜSEL EKONOMİYE KATKI SAĞLIYOR</h2>
<p>Projede görev alan Boomera, geri dönüştürülmesi zor atıkları yeniden ekonomiye kazandıran teknolojiler geliştiriyor. Bu sayede normal şartlarda çöpe giden bezler yeni ürünlerin üretiminde kullanılabilecek ham maddeye dönüştürülüyor.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/kullanilmis-bebek-bezlerini-geri-donusturduler-artik-cop-olmayacaklar-190101299904]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25353962/25353962-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Kullanılmış bebek bezlerini geri dönüştürdüler! Artık çöp olmayacaklar ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/doktorlar-inanamadi-zayiflamak-isterken-dis-fircasi-yuttu-190101299903</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 14:01:05 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Doktorlar inanamadı: Zayıflamak isterken diş fırçası yuttu ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Zayıflamak için kendini kusturmaya çalışırken yanlışlıkla diş fırçasını yutan 21 yaşındaki genç kadın, İstanbul'da gerçekleştirilen yaklaşık 40 dakikalık ameliyatla sağlığına kavuştu. Uzmanlar, benzer durumlarda vakit kaybetmeden hastaneye başvurulması gerektiği uyarısında bulundu. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>İstanbul'da yaşayan bir kadının zayıflamak için kendini kusturmaya çalışırken yuttuğu 13 santimetrelik diş fırçası, gerçekleştirilen küçük kesiyle midesinden çıkartıldı.</p>
<p>İstanbul'da yaşayan 21 yaşındaki S.B. zayıflamak için kendini kusturmaya çalışırken, yanlışlıkla diş fırçasını yuttu.</p>
<p>Üzerine yemek yiyen ve fenalaşan S.B, yakınları tarafından Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25353242/1200xauto.jpg" alt="AA-20260707-41900394-41900392-ZAYIFLAMAK_ICIN_KENDINI_KUSTURMAYA_CALISIRKEN_DIS_FIRCASI_YUTTU" /></p>
<p>Acil serviste ilk müdahalesi yapılan S.B, ardından hastanenin endoskopi servisine yönlendirildi.</p>
<p>Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Kubilay Özgür Öztütüncü başkanlığındaki ekibin gerçekleştirdiği yaklaşık 40 dakikalık küçük kesi yöntemiyle, kadının midesindeki 13 santimetrelik diş fırçası çıkarıldı.</p>
<h2>"ENDOSKOPLA ALMAYI BİLEREK DENEMEDİK"</h2>
<p>Öztütüncü, yaptığı açıklamada, hastanın akşam saatlerinde diş fırçası yutma nedeniyle hastaneye başvurduğunu söyledi.</p>
<p>İlk etapta olay karşısında şaşırdıklarını belirten Öztütüncü, "İlk başta '13 santimetrelik diş fırçası nasıl yutulur?' diye inanamadık. Tomografisini çektik. Yaklaşık 13 santimetrelik diş fırçasını ucunu kırarak yutmuş. Yutma değil aslında. Hasta kendini kusturmaya çalışırken yanlışlıkla mideye kaçıyor." dedi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25353245/1200xauto.jpg" alt="AA-20260707-41900394-41900393-ZAYIFLAMAK_ICIN_KENDINI_KUSTURMAYA_CALISIRKEN_DIS_FIRCASI_YUTTU" /></p>
<p>Öztütüncü, yabancı cismin çıkarılması için endoskopik yöntemi tercih etmediklerini vurgulayarak, "Endoskopla almayı bilerek denemedik. Mideyi ya da yemek borusunu yırtarız diye doğrudan ameliyata aldık. Yaklaşık yarım saatlik ameliyat sonrasında hastayı servise aldık. İki gün sonra da taburcu ettik. Gayet iyi." diye konuştu.</p>
<p>Kubilay Özgür Öztütüncü, diş fırçasının yutulmasının hastanın organlarında herhangi bir hasara yol açmadığını kaydetti.</p>
<h2>"YABANCI CİSİM YUTAN HASTALAR, BUNU KENDİLERİ ÇIKARMAYA ÇALIŞMASIN"</h2>
<p>Hastanın kendisini kusturmaya çalışırken diş fırçasını yanlışlıkla yuttuğunu dile getiren Öztütüncü, "Kafasını kaldırdıktan sonra herhalde denerken direkt olarak yutmuş. Saplı plastik tarafını kırmış ve 13 santimetrelik kısmını yutmuş. Zayıflamak için galiba kendini kusturmaya çalışıyordu. Bunu birkaç defa daha yapmış. En sonundaki şanssızlık olmuş. Ne yazık ki diş fırçasını yutmuş. O yüzden ameliyat oldu." ifadelerini kullandı.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25353248/1200xauto.jpg" alt="Ekran görüntüsü 2026-07-07 134433" /></p>
<p>Öztütüncü, benzer yabancı cisim yutma vakalarıyla zaman zaman karşılaştıklarını belirterek, bu tür durumlarda vatandaşların kendi yöntemlerini denememesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Hastaların yabancı cismi su içerek ya da ekmek yiyerek çıkarmaya çalışmasının daha ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkati çeken Öztütüncü, "Bu tür vakalarla çok karşılaşıyoruz. Hastalarımızdan beklentimiz, herhangi bir sıkıntı ya da problem gördüklerinde bir hekime danışmalarıdır. Bunları kendi sistemleri içerisinde kurgulayarak yapmaları farklı ve daha kötü sonuçlar doğurabiliyor." dedi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25353251/1200xauto.jpg" alt="Ekran görüntüsü 2026-07-07 134515" /></p>
<p>Öztütüncü, "Genelde insanlar kilo verme amacıyla kendilerini kusturmaya çalışıyor. Biz bunu kesinlikle önermiyoruz. Kilo sorunları varsa doktora başvurmalarını tavsiye ederiz. Yabancı cisim yutan hastalar da bunu kendileri çıkarmaya çalışmasın. Gerek suyla gerek yemek ya da ekmek yiyerek çıkarmaya çalışmaları başka sıkıntılar doğurabilir. Böyle bir durumda doğrudan bir eğitim ve araştırma hastanesinin acil servisine başvurmalarını öneriyoruz."</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/doktorlar-inanamadi-zayiflamak-isterken-dis-fircasi-yuttu-190101299903]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25353338/25353338-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Doktorlar inanamadı: Zayıflamak isterken diş fırçası yuttu ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/sehzade-ozellikle-yaptirmis-tavanda-gizemli-anlam-yatiyor-540-senelik-190101299902</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:38:44 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Şehzade özellikle yaptırmış! Tavanda gizemli anlam yatıyor: 540 senelik ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Amasya'da Osmanlı dönemine ait 540 yıllık tarihi caminin kapısında süslemeler arasında gizemli baykuş başlığı beliriyor. Bereket sembolü ve koruyucu özelliğe sahip olduğu değerlendirilen baykuş figürü, Sultan II. Bayezid Camii'ne girerken başını kaldırıyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>1481-1486 yılları arasında Amasya Valisi Şehzade Ahmet tarafından babası Sultan II. Bayezid adına yaptırılan şehrin en büyük ibadethanesi konumundaki caminin devasa giriş kapısının tavan süsleri arasında beliren baykuş başlığı figürü, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25352852/1200xauto.jpg" alt="AW741396_01" /></p>
<h2>BEREKET SEMBOLÜ VE KORUYUCU</h2>
<p>Bereket sembolü ve koruyucu özelliğe sahip olduğu değerlendirilen baykuş başlığı figürünün gözlemlendiği mukarnas adı verilen süsleme tekniği İslam mimarisinde kubbe geçişleri, taç kapılar ve mihraplarda estetik geçiş sağlamak ile geometrik hücrelerin üst üste ve yan yana dizilmesiyle elde edilen üç boyutlu bir yapı şekli olarak biliniyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25352855/1200xauto.jpg" alt="AW741396_02" /></p>
<h2>MİMAR SİNAN'IN YAPILARINDA DA VAR</h2>
<p>Sanat tarihçisi Oğuzhan İlgün, "Baykuş bereket sembolüdür. Koruyucu özelliğe sahiptir. Taç kapıya işlenme halini Mimar Sinan yapılarında da aynı şekilde görüyoruz. Çünkü burada bir simetri söz konusu. Bu simetrinin ortaya çıkarmış olduğu baykuşu andıran bir motif görebiliyoruz" dedi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25352858/1200xauto.jpg" alt="AW741396_04" /></p>
<h2>GÖZLERİ, KULAKLARI VE GAGASI GÖRÜLÜYOR</h2>
<p>Tur rehberi Suat Ulusoy da gezdirdikleri ziyaretçilerin gözleri, kulakları ve gagasıyla gözlemlenen baykuş başlığından çok etkilendiklerini söyledi.</p>
<p>Gezi amacıyla Kastamonu Tosya'dan Amasya'ya gelen Havva Gövercikli ise çok muazzam bir eser olarak değerlendirdiği süslemeye hayran kaldıklarını vurguladı.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25352861/1200xauto.jpg" alt="AW741396_09" /></p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/sehzade-ozellikle-yaptirmis-tavanda-gizemli-anlam-yatiyor-540-senelik-190101299902]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25352894/25352894-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Şehzade özellikle yaptırmış! Tavanda gizemli anlam yatıyor: 540 senelik ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/tarihe-gececek-kirmizi-kart-skandali-190101299901</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:21:36 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Tarihe geçecek kırmızı kart skandalı! ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Dünya Kupaları tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir olaya tanıklık ettik. Son 32 turunda oynanan ABD - Bosna Hersek karşılaşmasında Amerikalı Folarin Balogun, 64. dakikada rakibine yaptığı hareket nedeniyle kırmızı kart görerek oyun dışında kaldı. ABD, mücadelenin kalan bölümünü 10 kişiyle tamamladı. Tıpkı olması gerektiği gibi...  ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Ancak işin ilginç tarafı şu: Kırmızı kart gören bir futbolcunun cezası yalnızca o maçla sınırlı kalmaz. En az bir maç daha takımını yalnız bırakması gerekir, değil mi? Öyle olmadı. Neden? </p>
<h2>Trump etkisi</h2>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25352711/1200xauto.jpg" alt="IMG_3118" /></p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın FIFA Başkanı Gianni Infantino'yu arayarak kırmızı kartın kaldırılması ya da ertelenmesi için girişimde bulunduğu iddia edilmişti. Dün yaptığı açıklamayla bunu bizzat doğruladı. Baskı yapmadığını, yalnızca pozisyonun yeniden incelenmesini talep ettiğini söyledi.</p>
<p>Aynen cümlesini aktarıyorum.</p>
<p>"Balogun'a gösterilen kırmızı kart yüzünden FIFA'dan inceleme talep ettim. Evet, bu doğru."</p>
<p>İnanılmaz... Şaka gibi ama gerçek. Bir ülkenin devlet başkanı, Dünya Kupası'nda verilen bir disiplin kararına doğrudan müdahil oluyor. Böylesini ne gördüm ne de duydum. Pes doğrusu...</p>
<h2>TEBRİKLER BELÇİKA</h2>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25352708/1200xauto.jpg" alt="IMG_3116" /></p>
<p>Tüm bu yaşananların ardından ABD, son 16 turunda Belçika ile karşı karşıya geldi. İlahi adalet mi dersiniz, alınan ahın karşılığı mı dersiniz bilemem ama Belçika müthiş bir mücadele ortaya koyarak rakibini farklı mağlup etti ve adını bir üst tura yazdırdı.
Güle güle ABD...</p>
<h2>ÖNDER ÖZEN'DEN HARİKALAR...</h2>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25352705/1200xauto.jpg" alt="IMG_3117" /></p>
<p>Gelelim ülkemize...</p>
<p>Transfer döneminin en hareketli takımlarından biri olan Beşiktaş'ta yeni futbol aklı bu kez gerçekten yerinde hamleler yapıyor. Futbol bilgisini ve dünya futboluna hâkimiyetini çok iyi bildiğim Sayın Önder Özen yine iş başında.</p>
<p>İlk görev döneminde, Beşiktaş'ın "Feda" sürecinde yaptıklarıyla adından sıkça söz ettirmişti. Siyah-beyazlı kulübün sonraki yıllardaki yükselişinin temelleri de aslında o dönemde atılmıştı.</p>
<p>Bugün yeniden görev başına gelen Önder Özen, ilk iş olarak dünya futbolunun yükselen teknik adamlarından Vincenzo Italiano'yu takımın başına getirerek önemli bir hamle yaptı. İtalya'da rahatlıkla üst düzey bir kulüpte görev alabilecek bir ismi, Beşiktaş projesine ikna etmeyi başardı.</p>
<p>Hocanın gelişiyle birlikte sıra kadronun şekillenmesine geldi. Yıllardır tartışılan bölgelerin başında kaleci geliyor. Beşiktaş, uzun süredir bu mevkide istikrar sağlayamamıştı.
Şimdi ise Bayern Münih'ten Alexander Nübel'in transfer edilmesi bekleniyor. Konuşulan bonservis bedeli ise 5+5 milyon euro. Bu seviyede bir kaleci için oldukça makul bir rakam. Tebrik etmek gerekir.</p>
<p>Önder Özen yalnızca birinci kaleciyi değil, kaleci rotasyonunu da yeniden oluşturuyor. Altyapıda Emre Bilgin, Göktuğ Baytekin ve Emir Yaşar gibi potansiyelli isimler bulunmasına rağmen, bu sezon için daha tecrübeli bir tercih yapıldı. Daha önce Kayserispor, Rennes ve Başakşehir formaları giyen Doğan Alemdar'ın da kadroya katılması bekleniyor. Potansiyeli yüksek bir isimdi. İkinci kaleci tercihi de bana göre oldukça doğru.</p>
<p>Bir diğer kronik eksiklik ise kanat oyuncusuydu. Beşiktaş uzun yıllardır saf bir kanat oyuncusu bulmakta zorlandı. Daha çok orta saha özellikleri taşıyan isimlerle bu bölgeyi doldurmaya çalıştı.</p>
<p>Şimdi ise Arsenal forması giyen ve Belçika Milli Takımı ile Dünya Kupası'nda başarılı bir performans sergileyen Leandro Trossard'ın transferi gündemde. Kulübüyle anlaşma sağlandığı, oyuncuyla son görüşmelerin sürdüğü konuşuluyor.</p>
<p>Gerçekleşirse çok önemli bir transfer olur. 31 yaşında olmasına aldanmayın. Oyun zekâsı, tekniği ve disipliniyle yıllarca katkı verebilecek bir futbolcu. Buradaki tek soru işareti sözleşme süresi. Dört yıl yerine üç yıllık bir kontrat yapılırsa çok daha doğru olur diye düşünüyorum.
Önder Özen'in nokta atışları bununla da bitmiyor.</p>
<p>Bonservisi elinde bulunan milli futbolcu Salih Özcan'ın transferinin de kısa süre içinde tamamlanması bekleniyor. Henüz 28 yaşında; yani futbolcunun en verimli döneminde. Milli takımın önemli parçalarından biri. Üstelik bonservis bedeli de yok. Yıllık yaklaşık 2 milyon euro maaşla transfer edilmesi hâlinde Beşiktaş adına son derece doğru bir hamle olacaktır.</p>
<p>Doğru teknik direktör seçimi, nokta atışı transferler ve güçlü iletişim... Önder Özen daha ilk günden farkını ortaya koymuş durumda.
Yaptıklarını büyük bir dikkatle takip ediyorum. Hak edene hakkını teslim etmek gerekir.</p>
<p>Bravo hocam...</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/tarihe-gececek-kirmizi-kart-skandali-190101299901]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25352690/25352690-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Tarihe geçecek kırmızı kart skandalı! ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/1213-yilindan-beri-kayipti-tum-oklar-ardahan-in-o-koyunu-isaret-ediyor-190101299900</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:06:31 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ 1213 yılından beri kayıptı: Tüm oklar Ardahan'ın o köyünü işaret ediyor ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Orta Çağ'ın en güçlü hükümdarları arasında gösterilen Gürcü Kraliçesi Tamara'nın mezarının nerede bulunduğu yüzyıllardır tarihçilerin ve araştırmacıların üzerinde durduğu en büyük gizemlerden biri olmayı sürdürüyor. Yolağzı Köyü Muhtarı Fehim Gündüz, Gürcüler tarafından yapılan araştırmalara göre Kraliçe Tamara'nın mezarının Posof Kesikkayalar bölgesinde olduğunu iddia etti. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Tarihî kaynaklara göre 12. ve 13. yüzyıllarda hüküm süren Kraliçe Tamara döneminde Gürcü Krallığı, Kafkasya'nın en güçlü devletlerinden biri hâline geldi. Krallığın sınırları bugünkü Gürcistan'ın yanı sıra Doğu Anadolu'nun bazı bölgelerine kadar uzanıyordu. Bu nedenle Posof ve çevresinin de o dönemde Gürcü kültürü ve mimarisinin etkisi altında kaldığı biliniyor. İlçede günümüze ulaşan çok sayıdaki tarihî yapı da bu geçmişin izlerini taşıyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25352084/1200xauto.jpg" alt="AW741427_01" /></p>
<p>Yüzyıllardır çözülemeyen gizemlerden biri olan Gürcü Kraliçesi Tamara'nın mezarının nerede bulunduğu sorusu yeniden gündeme geldi. Bölge halkı arasında uzun yıllardır anlatılan rivayetlere göre, Kraliçe Tamara'nın mezarının Ardahan'ın Posof ilçe sınırlarındaki Kesikkayalar bölgesindeki mağaralarda olduğu iddia ediliyor.
Posof'a bağlı Yolağzı köyündeki Kesikkayalar bölgesinde incelemelerde bulunan Ardahan İl Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Dede, 2024 yılında yapılan yüzey araştırmalarında bölgede Orta Çağ dönemine ait çok önemli kalıntılar bulunduğunu söyledi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25352087/1200xauto.jpg" alt="AW741427_02" /></p>
<h2>YA ARDAHAN YA ARTVİN</h2>
<p>Dede, ''Rivayet odur ki kraliçe Tamara bu bölgeden geçerken peşinde İran birlikleri Kesikkayalar bölgesinde bulunan bu tüneli kapatıyorlar. Ve onlar için önemli bir şahsiyet olan Tamara burada ölüyor. Sadece bu değil; bu bölge Orta çağ dönemine ait bir bölge. Kesikkayalar bölgesinde açık mağaralar, bir diğer adı nöbetçi mağalar dediğimiz yerde yapılan incelemelerde sütunlar tespit edildi. 2024 yılında Ardahan Üniversitesi iş birliğiyle yapılan yüzey araştırmasında o bölgede Orta Çağ dönemine ait çok önemli kalıntılar bulundu. Bunların doğal olması mümkün değil. Dolaysıyla bu alan üzerinde yeni bir çalışma, destinasyon olarak kullanmak istiyoruz. Bunun alt yapısını yapıp gerekirse bütün alanı komple tescilleyeceğiz'' dedi.</p>
<p>Yolağzı Köyü Muhtarı Fehim Gündüz ise, Gürcü Kraliçesi Tamara'nın burada olduğunun söylendiğini belirterek, "Gürcüler tarafından yapılan araştırmalara göre Kraliçe Tamara'nın mezarı onların bulunduğu bölgede olmadığı yönünde. Onların araştırmalarına göre de Posof ya da Artvin'in Posof'a taraf olan bölgesinde olduğu yönünde. Yani bu iki bölgede olabileceğini tespit ediyorlar" diye konuştu.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25352090/1200xauto.jpg" alt="AW741427_05" /></p>
<h2>RİVAYETE GÖRE KAYALARIN İÇİNDE 205 ODA VARDI</h2>
<p>Gündüz, ''Gürcülerin önceden yaptıkları araştırmada da Kraliçe Tamara'nın mezarının Posof Kesikkayalar bölgesinde olduğunu kendileri söylüyor. Rivayete göre Kesikkayanın içerisinde 205 odanın bulunduğu bir yerleşim alanının olduğu bir alandan bahsedebiliriz. Üst taraftan kayaların uzunluğu 800 metre, yüksekliği 150 metre ve 2 tarafta nöbetçi mağaraları var. Nöbetçi mağaraların birinin kapısı taştan, ama alt kısma inilemiyor. Zamanla heyelan nedeniyle tahrip olmuş'' dedi.</p>
<p>2024'te başlayıp 2026'da yayımlanan Posof Orta Çağ Arkeolojik Yüzey Araştırması sonuçlarına göre Kesikkayalar ve çevresi, Orta Çağ'a ait çok sayıda kültür varlığı barındıran önemli bir arkeolojik alan olarak tespit edilmiş.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25352093/1200xauto.jpg" alt="AW741427_06" /></p>
<p>Bu bölge, Posof'taki en önemli Orta Çağ arkeolojik alanlarından biri olarak görülüyor ve araştırmaların ilerleyen aşamalarında yeni bulguların ortaya çıkabileceği belirtiliyor.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/1213-yilindan-beri-kayipti-tum-oklar-ardahan-in-o-koyunu-isaret-ediyor-190101299900]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25352132/25352132-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ 1213 yılından beri kayıptı: Tüm oklar Ardahan'ın o köyünü işaret ediyor ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/altin-i-denizden-cikardi-senelerdir-yapiyor-ama-ilki-burada-yasadi-190101299899</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 12:32:50 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ 'Altın'ı denizden çıkardı! Senelerdir yapıyor ama ilki burada yaşadı ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Sivas'ta balık tutarken oltasına turuncu renkli sazan takılan bir vatandaş, ‘Altın balığı tuttum' diye sevinmeye başladı. O anlar ise arkadaşları tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Sivas'ın Ulaş ilçesinde yaşayan Cemil Karabey, arkadaşlarıyla birlikte Karacalar Barajı'nda balık tutmaya gitti. Bir süre oltayla balık tuttuktan sonra havanın ısınması üzerine bölgeden ayrılmaya karar veren Karabey ve arkadaşları eşyalarını toplamaya başladı. Bu sırada oltasını toplamak için yeniden su kenarına giden Karabey, oltasının zilinin çaldığını fark etti. İlk anda sesi önemsemeyen Karabey, kısa süre sonra zilin ikinci kez çalması üzerine oltayı çekmeye başladı. </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25351466/1200xauto.jpg" alt="AW741459_01" /></p>
<h2>TURUNCU YANSIMAYI GÖRÜNCE HEYECANDAN GÖZÜ DÖNDÜ</h2>
<p>Oltayı çekerken suyun içerisinde turuncu renkli bir cismin kendisine doğru yaklaştığını gören Karabey, heyecanla misinayı sarmaya devam etti. Balık su yüzeyine çıktığında ise oltasına turuncu renkli bir sazan balığının takıldığını gördü. Gördüğü manzara karşısında büyük sevinç yaşayan Karabey, ilk anda ‘Altın balığı tuttum' diyerek arkadaşlarına seslendi. Karabey ve arkadaşlarının yaşadığı heyecan ve sevinç cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25351469/1200xauto.jpg" alt="AW741459_02" /></p>
<h2>"HEYECANLA BAĞIRMAYA BAŞLADIM"</h2>
<p>Cemal Karabey, daha önce böyle bir balık yakalamadığını söyleyerek, "Sivas'ın Ulaş ilçesine bağlı Karacalar barajına gitmiştim. 3 arkadaş balık tutmak istedik. Sabah balıklarımızı tuttuk ve daha sonra ise hava sıcaklayınca kalkmaya karar verdik. Ben de eşyalarımı toplamaya başlamıştı. Oltamı toplamak için döndüğümde oltama zilin vurduğunu duydum. İlk başta önemsemedim ama zil tekrar vurunca bakayım dedim ve oltayı çektim. Barajın içine baktığımda turuncu renkli bir şeyin bana yaklaştığını gördüm. O heyecanla hemen oltayı çektim ve bağırmaya başladım. Seslerime arkadaşlarım geldi. Balığı alıp incelediğimizde turuncu bir sazan olduğunu gördük. Bu balık nadir görülen bir tür. Balığı eve götürdüm" dedi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25351472/1200xauto.jpg" alt="AW741459_03" /></p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25351475/1200xauto.jpg" alt="AW741459_04" /></p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/altin-i-denizden-cikardi-senelerdir-yapiyor-ama-ilki-burada-yasadi-190101299899]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25351628/25351628-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ 'Altın'ı denizden çıkardı! Senelerdir yapıyor ama ilki burada yaşadı ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/nato-zirvesi-icin-turkiye-ye-gelen-japon-bakan-i-sasirtan-su-ilk-defa-goruyorum-190101299898</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:48:16 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ NATO zirvesi için Türkiye'ye gelen Japon Bakan'ı şaşırtan su: "İlk defa görüyorum" ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Ankara'daki NATO zirvesi için Türkiye'ye gelen Japonya Savunma Bakanı Koizumi Şinciro'nun, kendisine ikram edilen 'bardak suyu' görünce ilginç anlar yaşadı. "İlk defa böyle bir şey görüyorum" notu ile bir video paylaşan Japon Bakan, bardak suyu neye benzettiğini de söyledi. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Ankara'daki NATO Zirvesi için Türkiye'ye gelen Japonya Savunma Bakanı Koizumi Şinciro'nun sosyal medya hesabından yaptığı su paylaşımı tebessüm ettirdi.</p>
<h2>İKRAM EDİLEN SUYU GÖRÜNCE ŞAŞIRDI</h2>
<p>Ankara'daki temasları sırasında kendisine ikram edilen bardak su tasarımını oldukça ilginç bulan Japonya Savunma Bakanı Şinciro, şaşkınlığını takipçileriyle paylaştı.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25350842/1200xauto.jpg" alt="HDFHFDH" /></p>
<h2>"BUNU İLK BAŞTA MUM SANDIM"</h2>
<p>Kendisine sunulan kapalı bardak suyun fotoğrafını çekerek kişisel sosyal medya hesabından yayınlayan Bakan, paylaşımına şu samimi notu düştü:"Bunu ilk başta mum sandım ama suymuş. İlk defa böyle bir şey görüyorum."Japon Bakan'ın bardak suyun formunu muma benzeterek yaptığı bu sempatik paylaşım, sosyal medyada kısa sürede büyük ilgi gördü ve Türk kullanıcılar tarafından beğeni yağmuruna tutuldu.</p>
<!--RELATED-POST-WIDGET-1--> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/nato-zirvesi-icin-turkiye-ye-gelen-japon-bakan-i-sasirtan-su-ilk-defa-goruyorum-190101299898]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25350857/25350857-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ NATO zirvesi için Türkiye'ye gelen Japon Bakan'ı şaşırtan su: "İlk defa görüyorum" ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/cocuk-parkinda-176-adet-bomba-bulundu-goruntuler-saskina-cevirdi-190101299897</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:38:37 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Çocuk parkında 176 adet bomba bulundu! Görüntüler şaşkına çevirdi ]]></title>
                    <description><![CDATA[ İngiltere'nin kuzeyindeki bir çocuk parkında yürütülen yenileme çalışmaları sırasında toprağın altına gömülü 176 adet İkinci Dünya Savaşı eğitim bombası bulundu. Patlayıcı madde içermeye devam eden mühimmatlar nedeniyle çalışmalar durdurulurken, parkın yıllarca çocuklar tarafından kullanılmış olması büyük şaşkınlık yarattı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>İngiltere'nin Northumberland kontluğundaki Wooler kasabasında bulunan Scotts Park'ta Ocak 2025'te başlatılan oyun alanı genişletme çalışmaları, beklenmedik bir keşfe sahne oldu. Kazı sırasında işçilerin metal bir cisme rastlamasıyla başlayan incelemeler, toprağın altında onlarca yıllık askeri mühimmatın bulunduğunu ortaya çıkardı.</p>
<h2>176 ADET İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NA AİT BOMBA BULUNDU</h2>
<p>İlk bulunan cismin eski bir eğitim bombası olduğunun belirlenmesinin ardından bölgeye uzman ekipler sevk edildi. Yapılan taramalarda ilk gün 65, ikinci gün ise 90 mühimmat çıkarıldı. Çalışmaların ilerlemesiyle birlikte parkın altından toplam 176 adet İkinci Dünya Savaşı'na ait eğitim bombası çıkarıldı.</p>
<p>Her ne kadar bu mühimmatlar eğitim amaçlı üretilmiş olsa da uzmanlar, tamamen zararsız olmadıklarını belirtti. Bombaların birçoğunun fünyelerinin ve iç patlayıcı bileşenlerinin hâlâ korunduğu tespit edildi. Yaklaşık 4 ila 5,2 kilogram ağırlığındaki mühimmatların güvenli şekilde çıkarılması için bomba imha uzmanları görevlendirildi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25350722/1200xauto.jpg" alt="re3r532e58" /></p>
<h2>OYUN PARKINDAKİ ÇALIŞMALAR DURDURULDU</h2>
<p>Keşfin ardından oyun parkındaki tüm çalışmalar durduruldu. Yetkililer, alanın tamamen temizlenip güvenli olduğu resmi olarak doğrulanmadan yeni çocuk parkının inşasına devam edilmeyeceğini açıkladı.</p>
<p>Yerel yetkililer, Scotts Park'ın bulunduğu alanın İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere'nin sivil savunma gücü olan Home Guard birliklerinin eğitim sahası olarak kullanılmış olabileceğini değerlendiriyor. Bu durumun, çok sayıda eğitim bombasının aynı bölgede gömülü halde bulunmasını açıklayabileceği belirtiliyor.</p>
<p>Olayın en dikkat çekici yönlerinden biri ise parkın onlarca yıldır çocuklar tarafından aktif olarak kullanılmış olması. Bölge sakinleri, çocukların yıllarca farkında olmadan askeri mühimmatların üzerinde oyun oynadığını öğrenince büyük şaşkınlık yaşadı.</p>
<p>Yetkililer, mühimmatların güvenli şekilde kaldırılmasının maliyetinin 30 ila 40 bin sterlin arasında olacağını açıkladı. Çalışmalar için Northumberland İl Meclisi'nin finansal destek sağladığı bildirildi.</p>
<p>Uzmanlar, Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma patlamamış mühimmatların hâlâ altyapı projeleri ve kazılar sırasında ortaya çıkmaya devam ettiğine dikkat çekiyor. Benzer şekilde 2025 yılında Almanya'nın Köln kentinde bulunan üç Amerikan bombası nedeniyle yaklaşık 20 bin 500 kişi tahliye edilmişti. Wooler'daki olay ise yıllardır kullanılan bir çocuk parkının altında yüzlerce askeri mühimmatın bulunması nedeniyle en dikkat çekici örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/cocuk-parkinda-176-adet-bomba-bulundu-goruntuler-saskina-cevirdi-190101299897]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25350389/25350389-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Çocuk parkında 176 adet bomba bulundu! Görüntüler şaşkına çevirdi ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/babasi-dokundurmadi-o-turkiye-nin-yasayan-insan-hazinesi-oldu-190101299896</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:07:06 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Babası dokundurmadı, O Türkiye'nin 'Yaşayan İnsan Hazinesi' oldu ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Antalya'nın Kaş ilçesinde yaşayan 71 yaşındaki Osman Kırca, çocukluk yıllarında Toros Dağları'nda çobanlık yaparken gönül verdiği üç telli curayla yarım asrı aşan bir kültür yolculuğuna imza attı. 
 ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Kaş ilçesinde çocukluk yıllarında Torosların sarp kayalıklarında çobanlık yaparken müziğe merak salan Osman Kırca, yarım asrı aşan ömrünü unutulmaya yüz tutmuş bir Yörük geleneğine adadı. </p>
<p>Çocukluk yıllarında babasının, telleri koparır endişesiyle sazına dokundurmadığı Kırca, 15 yaşında göç yollarında eline aldığı 3 telli curasıyla atalarının mirasını günümüze taşıdı. </p>
<p>Babasından gizlice hayvanları otlatırken çalmaya başladığı curasıyla doğanın ritmini bestelere döken Kırca, yeteneğiyle de Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 'Yaşayan İnsan Hazinesi' ödülünün sahibi oldu. </p>
<p>Ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden alan Kırca, bu kültürel mirası yaşatmaya devam ediyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25348007/1200xauto.jpg" alt="YARIM-ASIRLIK-UC-TELLI-CURA-HIKAYESI-DE_1399940_415766" /></p>
<h2>"200 ÖĞRENCİYE DERS VERDİM"</h2>
<p>Müzik öğretmenlerine de cura eğitimi verdiğini söyleyen Osman Kırca, “Bu üç telliyi 15 yaşında aldım elime. O zamanlar çobanlık meşhurdu ve göç oluyordu. Biz develerle bütün göç yollarında konaklayarak yaylaya göçtük. O zaman çobanlar boğaz çalardı. Onu bu üç telliye dökmüşler. Ben de ona şahidim zaten. Bu boğazları da ben bu şekilde çalıyorum. Atalardan kalma. Bunları zaten benden önce çalanlar vardı. Bu üç telliyi çalan yok. Müzik öğretmenlerini çok yetiştirdim, 200 öğrenciye ders verdim. Notaya gittikleri için illaki kıvırıyorlar. Atalarımızda nota mı varmış? Ben bunu notayla mı öğrendim? Nota güzel ama çocuklar illa benim çaldığımı çalamıyor" dedi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25348004/1200xauto.jpg" alt="YARIM-ASIRLIK-UC-TELLI-CURA-HIKAYESI-DE_1399941_415766" /></p>
<h2>‘GÜNEY KORE'YE KADAR ŞU ÜÇ TELLİ BENİ UÇURDU’</h2>
<p>Şartlar gereği çobanlık yapmak zorunda kaldığını söyleyen Osman Kırca, “O zaman babamın hayvanları biraz fazlaydı. Mesleği bırakma şansım yok. Ben 5’inci sınıftan çıktım, matematiğim çok kuvvetliydi. Öğretmen ‘Bu çocuğu okut’ dedi, ben çok ağladım zırladım ama okutmadı. Atalarda bunlar var o zaman. İyi kötü yapanlar var, ellerinde. Babamın haberi yoktu. Amcamın oğluna ‘Bana bir cura bul’ dedim. Babam sazını elletmezdi, tel yok diye. O zaman tel gemiyle geliyordu. Sonra hayvanların arkasında curaya başladım. Allah'ıma şükür bu dağlarda, göçlerde, bellerde bunu çalarken buralara kadar ulaştık. Güney Kore'ye kadar şu üç telli beni uçurdu" dedi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25348001/1200xauto.jpg" alt="YARIM-ASIRLIK-UC-TELLI-CURA-HIKAYESI-DE_1399942_415766" /></p>
<h2>‘SEN CUMHURBAŞKANINDAN ANKARA'DA ÖDÜL ALACAKSIN'</h2>
<p>Cura sayesinde onlarca dost edindiğini söyleyen Kırca, “Nice dostlar kazandırdı. Sayın Cumhurbaşkanımızdan da ödül aldık. Bugüne kadar gelen herkese çaldım, söyledim. Bir gün Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan geldiler. 12 gün boyunca memlekette ne kadar cura çalan varsa izlemişler, dinlemişler. Sonrasında bana bir telefon geldi. ‘Sen Cumhurbaşkanından Ankara'da ödül alacaksın' dediler. Seçimle verilen bir ödülmüş" dedi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25347992/1200xauto.jpg" alt="YARIM-ASIRLIK-UC-TELLI-CURA-HIKAYESI-DE_1399945_415766" /></p>
<h2>"BUNLAR UNUTULMASIN DİYE ÇOK ŞEY YAPTIM"</h2>
<p>Yaşına rağmen konserlere gitmeye devam ettiğini belirten Kırca, “Yörük dernekleri var, göçleri var mesela. Oralarda konserler veriyordum. Binlerce yere götürülüp getiriliyoruz. Müzik yolda belde çalınan bir alettir, çok kıymetlidir bu. Bunların kıymetini keşke çocuklara geriye dönmüş olsa da çalsalar. Bunlar unutulmasın diye ben çok şeyler yaptım. İsterim ki devlet bize bir okul yapsın, ben çocukları okutayım. 6 çocuğum var. En ufak oğlum çalıyor. Benden üstün. Ben sazlarımın hepsini ona verdim. Ama o da konserlere gitmiyor. Evde benimle çalıyor. Bu cura bana binlerce dost kazandırdı. 5-10 keçim var. Eski eserleri unutmayayım diye buralarda çalıyorum. Yaşlandım artık çalarken de yoruluyorum" dedi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25347995/1200xauto.jpg" alt="YARIM-ASIRLIK-UC-TELLI-CURA-HIKAYESI-DE_1399944_415766" /></p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/babasi-dokundurmadi-o-turkiye-nin-yasayan-insan-hazinesi-oldu-190101299896]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25349945/25349945-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Babası dokundurmadı, O Türkiye'nin 'Yaşayan İnsan Hazinesi' oldu ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/barajin-devi-oltaya-takildi-35-kiloluk-yayin-baligi-yakaladi-190101299895</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:06:53 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Barajın devi oltaya takıldı: 35 kiloluk yayın balığı yakaladı ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Kırklareli'nin Vize ilçesindeki Kazandere Barajı'nda amatör balıkçını oltasına takılan dev yayın balığı şaşırttı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesinde yaşayan 52 yaşındaki Nurettin Top, dün sabah saatlerinde balık tutmak için gittiği Kazandere Barajında oltasını suya bıraktı. Bir süre sonra oltasına güçlü bir balığın takıldığını fark eden Top, uzun uğraşlar sonucu yaklaşık 35 kilogram ağırlığındaki yayın balığını kıyıya çıkarmayı başardı.</p>
<p>Yaşadığı heyecanı anlatan Nurettin Top, bugüne kadar çok sayıda yayın balığı avladığını ancak ilk kez bu büyüklükte bir balık yakaladığını belirterek, "Böylesine büyük bir yayın balığının oltama takılacağını beklemiyordum. Gerçekten unutulmaz bir an yaşadım" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Dev yayın balığı, görenlerin de ilgisini çekerken, bölgede balıkçılık yapan vatandaşlarca büyük ilgi gördü.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/barajin-devi-oltaya-takildi-35-kiloluk-yayin-baligi-yakaladi-190101299895]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25350008/25350008-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Barajın devi oltaya takıldı: 35 kiloluk yayın balığı yakaladı ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/filtre-kullanmadan-deniz-suyunu-icilebilir-hale-getirdi-iste-mucize-kabin-detaylari-190101299894</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Filtre kullanmadan deniz suyunu içilebilir hale getirdi! İşte mucize kabın detayları ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Ne elektrik ne de filtre gerektiriyor, bu sistem sadece güneş enerjisiyle çalışıyor. "Eliodomestico" adlı sistem deniz suyunu içilebilir suya dönüştürüyor. Sadece toprak, geri dönüştürülmüş plastik ve çinkodan üretilen düşük maliyetli cihazın özellikle kurak bölgelerde su krizine çözüm olabileceği yönünde ümit besliyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Dünya genelinde milyarlarca insan temiz suya erişim sorunu yaşarken, İtalyan tasarımcı Gabriele Diamanti tarafından geliştirilen sıra dışı bir icat yeniden gündeme geldi. "Eliodomestico" adı verilen güneş enerjili sistem, deniz suyunu hiçbir elektrik, filtre ya da yakıt kullanmadan içme suyuna dönüştürüyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25349456/1200xauto.jpg" alt="Gemini_Generated_Image_4ryygx4ryygx4ryy" /></p>
<h2>SADECE GÜNEŞİN GÜCÜYLE ÇALIŞIYOR</h2>
<p>Tamamen güneş enerjisinden yararlanan sistemde deniz veya tuzlu su, cihazın üst kısmındaki hazneye dolduruluyor. Güneş ışınları siyah renkli hazneyi ısıttıkça su buharlaşıyor. Oluşan buhar, özel bir boru aracılığıyla alt bölmeye taşınıyor ve burada soğuyarak yeniden sıvı hale geliyor.</p>
<p>Bu süreçte tuz, mineraller ve diğer kirleticiler ilk haznede kalırken, alt bölümde yalnızca saflaştırılmış içme suyu birikiyor. Tasarımcı Diamanti, sistemi "ters çalışan bir İtalyan kahve makinesi"ne benzetiyor.</p>
<h2>GÜNDE 5 LİTRE İÇME SUYU ÜRETEBİLİYOR</h2>
<p>Projeye göre Eliodomestico, güneş ışığının yoğunluğuna bağlı olarak günlük yaklaşık 5 litre içilebilir su üretebiliyor. Bu miktar büyük ailelerin tüm ihtiyacını karşılamasa da kurak bölgelerde, kıyı yerleşimlerinde ve temiz suya erişimin kısıtlı olduğu alanlarda önemli bir destek sağlayabiliyor.</p>
<h2>ÜRETİM MALİYETİ YAKLAŞIK 50 DOLAR</h2>
<p>Cihazın dikkat çeken yönlerinden biri de düşük maliyeti. İlk hesaplamalara göre yaklaşık 50 dolar maliyetle üretilebilen sistem, filtre değişimi, elektrik tüketimi veya düzenli bakım gerektirmiyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25349459/1200xauto.jpg" alt="Gemini_Generated_Image_93rfq493rfq493rf" /></p>
<h2>TOPRAK MALZEME ÖZELLİKLE TERCİH EDİLDİ</h2>
<p>Diamanti, cihazın ana malzemesi olarak terakotayı (pişmiş toprak) seçmesinin tesadüf olmadığını belirtiyor. Isıyı yavaş ve dengeli şekilde ileten bu malzemenin dünyanın birçok ülkesinde kolayca üretilebilmesi sayesinde yerel zanaatkârların da projeye katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.</p>
<p>Bu nedenle Eliodomestico, açık kaynaklı bir proje olarak tasarlandı. Tasarımcı, farklı bölgelerde yerel malzemeler kullanılarak benzer sistemlerin üretilebilmesi için teknik bilgileri erişime açtı.</p>
<h2>ULUSLARARASI ÖDÜLLER KAZANDI</h2>
<p>Sosyal etkisi nedeniyle büyük ilgi gören Eliodomestico, 2011 Prix Émile Hermès yarışmasında finale kalırken, 2012 Core77 Design Awards kapsamında sosyal etki kategorisinde ödüle layık görüldü.</p>
<p>Uzmanlar, özellikle Afrika, Orta Doğu ve Asya'nın temiz su sorunu yaşayan kıyı bölgelerinde bu tür düşük maliyetli çözümlerin önemli katkı sağlayabileceğini belirtiyor.</p>
<p>Dünya üzerindeki suyun yaklaşık yüzde 97'si okyanuslarda bulunuyor ve yüksek tuz oranı nedeniyle doğrudan tüketilemiyor.</p>
<h5><em>Haberin içinde kullanılan görseller yapay zeka ile üretilmiştir.</em></h5> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/filtre-kullanmadan-deniz-suyunu-icilebilir-hale-getirdi-iste-mucize-kabin-detaylari-190101299894]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25349498/25349498-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Filtre kullanmadan deniz suyunu içilebilir hale getirdi! İşte mucize kabın detayları ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/eskiden-balik-tutuluyordu-i-simdi-cocuklar-gol-tabaninda-futbol-oynuyor-190101299893</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 09:57:57 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Eskiden balık tutuluyordu! i! Şimdi çocuklar göl tabanında futbol oynuyor ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Türkiye’nin 5'inci, Marmara Bölgesi'nin ise en büyüğü olan İznik Gölü de küresel ısınmadan nasibini aldı. Gölde yaşanan çekilmeyle 2015-2018 yılları arasında bölgede yolcu taşıyan deniz otobüsünün yanaştığı iskele karada kalırken, su sporları tesisinin de bulunduğu, kayıkhane mevkisindeki büyük iskelenin ayakları da sular çekilince gün yüzüne çıktı. Geçmişte, teknelerin yanaştığı alan ise çocuklara futbol sahası oldu. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Bursa'da, 310 kilometrekarelik yüz ölçümüyle Türkiye'nin 5'inci büyük gölü olan İznik Gölü’ndeki su seviyesi, küresel ısınma ve kuraklık nedeniyle kritik düzeyin altına düştü. Uzunluğu 33, genişliği 12, çevresi ise 95 kilometre olan İznik Gölü’nün son yıllarda hem Orhangazi hem de İznik sahilinde bulunan iskeleler, suyun çekilmesiyle karada kaldı. </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25336358/1200xauto.jpg" alt="IZNIK-GOLU’NDE-ISKELENIN-KARADA-KALDIGI-_1398581_415350" /></p>
<p>Gölde 2015-2018 yılları arasında yolcu taşıyan, 155 yolcu kapasiteli 30 metre uzunluğa sahip Akşemseddin Deniz Otobüsü’nün İznik sahilinde yanaştığı yolcu iskelesinin ayakları da sular çekilince gün yüzüne çıktı. 11 yıl önceki deniz otobüsünün Orhangazi iskelesine yanaştığı arşiv görüntüleriyle hem Orhangazi hem de İznik sahilinin şu anki görüntüleri, küresel ısınma ve kuraklığın etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<h2>BÖLGE YÜRÜYÜŞ YOLUNA DÖNDÜ</h2>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25336361/1200xauto.jpg" alt="IZNIK-GOLU’NDE-ISKELENIN-KARADA-KALDIGI-_1398580_415350" /></p>
<p>İznik’te su sporları tesisinin de bulunduğu, kayıkhane mevkisindeki büyük iskelenin ayakları da sular çekilince gün yüzüne çıktı. Geçmişte, teknelerin yanaştığı bugün toprak zemine dönüşen alan ise çocuklara futbol sahası oldu. Gölden çekilen geniş alanda çocukların futbol oynadığı, bazı kişilerin de yürüyüş yaptığı görüldü. Göldeki su seviyesinin yüksek olduğu dönemde iskelenin merdivenlerinden kolaylıkla suya inilip çıkılabilirken, bugün ise suya ulaşabilmek için metrelerce yürümek gerekiyor. İskelenin merdivenleri ile göl suyu arasında oluşan mesafenin insan boyunu geçtiği görüldü. Bir dönem teknelerin yanaştığı ve yolcu feribotlarının kullandığı iskelelerin çevresindeki alanın büyük bölümü, tamamen kuruyup kara parçasına dönüştü. Kuruyan göl tabanında top oynayan çocuklar, yıllar önce aynı noktada yüzdüklerini ve balık tuttuklarını anlatırken, bölgede yaşayanlar ise su seviyesinin her geçen yıl daha da gerilediğini belirterek, gölün eski günlerini özlemle andıklarını söyledi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25336349/1200xauto.jpg" alt="IZNIK-GOLU’NDE-ISKELENIN-KARADA-KALDIGI-_1398584_415350" /></p>
<p>Kayıkhane mevkisinde çocukluğunu geçirdiğini söyleyen Ahmet Eren Oğuz, İznik Gölü’nde yıllar içerisinde yaşanan değişime dikkat çekerek, “2009 yılından beri buradayım, çocukluğum burada geçti, balık tutuyorduk. Buraya yolcu feribotu falan geliyordu. O zaman iyi ve güzeldi. Fabrikalar suyumuzu çekmeye başlayınca şimdi de böyle can çekişiyor. Artık bizim burası halı saha olmaya başladı. İznik Gölü sıfır, kuraklık 5" dedi.</p>
<h2>‘BALIK TUTARDIK, İSKELEDEN ATLAYIP YÜZERDİK’</h2>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25336349/1200xauto.jpg" alt="IZNIK-GOLU’NDE-ISKELENIN-KARADA-KALDIGI-_1398584_415350" /></p>
<p>Ahmet İbrahim Atar da 2008 yılından bu yana bölgede yaşadığını anlatarak, kuraklığın sadece küresel ısınmaya bağlı olmadığını söyleyerek, “Çocukluğumu burada yaşadım. Çocukluğumuzdan beri burada bir şeyler değişti. Eskiden balık tutardık. Artık hiç bir şey yok. İskeleden atlayıp yüzerdik hep çocukken. Fabrikalar da suyu çekince yüzememeye başladık, karada kaldık. İznik Gölü halı sahaya dönmüş durumda. Biz de burada top oynadık. Umarım, bir an önce bu durumdan kurtuluruz” diye konuştu</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/eskiden-balik-tutuluyordu-i-simdi-cocuklar-gol-tabaninda-futbol-oynuyor-190101299893]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25347893/25347893-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Eskiden balık tutuluyordu! i! Şimdi çocuklar göl tabanında futbol oynuyor ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/avuc-avuc-toprak-yemek-istiyorlar-meger-vucut-sinyal-veriyormus-190101299892</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 09:51:17 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Avuç avuç toprak yemek istiyorlar: Meğer vücut sinyal veriyormuş ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Halk arasında sıkça duyulan ancak çoğunlukla kulak arkası edilen "toprak yeme" alışkanlığının altından ciddi bir sağlık uyarısı çıktı. Uzmanlar, özellikle kadınlar ve çocuklarda görülen bu garip isteğin aslında vücudun verdiği imdat çığlığı olduğunu belirtiyor. Peki vücudunuz neye alarm veriyor? Detaylar haberimizde... ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Gıda dışı maddeleri tüketme arzusu tıpta Pika Sendromu olarak adlandırılıyor. Vücut, ihtiyaç duyduğu ancak alamadığı mineralleri içgüdüsel olarak doğadan karşılamaya çalışıyor. Bu durum genellikle şu eksikliklerden kaynaklanıyor:</p>
<p><strong>Şiddetli Demir Eksikliği:</strong> Kansızlık (anemi) bu dürtünün en birincil sebebidir.</p>
<p><strong>Çinko Eksikliği:</strong> Vücuttaki çinko depoları tükendiğinde tat alma duyusu değişir.</p>
<p><strong>Gebelik Dönemi:</strong> Hormonal değişimler ve artan mineral ihtiyacı bu isteği tetikler.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25347470/1200xauto.jpg" alt="Gemini_Generated_Image_4ma7jk4ma7jk4ma7" /></p>
<h2>BUZ VE TEBEŞİR DE LİSTEDE</h2>
<p>Kansızlık yaşayanların canı sadece toprak çekmiyor. Eğer aşağıdaki maddelere karşı koyamadığınız bir arzu duyuyorsanız, tehlike çanları sizin için de çalıyor demektir:</p>
<ul>
<li>
<p>Kıtır kıtır buz çiğnemek</p>
</li>
<li>
<p>Duvar kirecini ve tebeşir tozunu yalamak</p>
</li>
<li>
<p>Kahve telvesini kaşıklamak</p>
</li>
<li>
<p>Kömür, kağıt veya kil tüketmek</p>
</li>
</ul>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25347482/1200xauto.jpg" alt="iStock-687716000" /></p>
<h2>ÖLÜMCÜL TEHLİKEYE DAVETİYE</h2>
<p>Uzmanlar, "Vücudun ihtiyacı var" düşüncesiyle toprak tüketmenin geri dönülmez sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda kritik uyarılarda bulunuyor. Korunmasız şekilde toprak tüketmek parazit, enfeksiyonlar, ağır metal zehirlenmesi, sindirim sistemi tıkanıklıkları gibi riskleri beraberinde getiriyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25347476/1200xauto.jpg" alt="Gemini_Generated_Image_udqlocudqlocudql" /></p>
<p>Hastanelerin İç Hastalıkları (Dahiliye) polikliniklerinde yapılacak basit bir kan tahlili ile demir ve çinko seviyeleri net olarak ölçülüyor. Doktor kontrolünde başlanan doğru mineral takviyesi ve anemi tedavisi sayesinde, vücudun bu zararlı maddelere karşı duyduğu açlık hissi birkaç hafta içinde tamamen ortadan kayboluyor.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/avuc-avuc-toprak-yemek-istiyorlar-meger-vucut-sinyal-veriyormus-190101299892]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25347518/25347518-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Avuç avuç toprak yemek istiyorlar: Meğer vücut sinyal veriyormuş ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/pirinc-tarlasinda-bulundu-2-bin-yillik-altin-yuzuklerin-sirri-arastiriliyor-190101299891</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 09:29:56 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Pirinç tarlasında bulundu! 2 bin yıllık altın yüzüklerin sırrı araştırılıyor ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Tayland'daki bir arkeolojik alanda 2 bin yıl öncesine ait olduğu düşünülen altın yüzükler bulundu. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Tayland hükümetinin Güzel Sanatlar Dairesince yapılan açıklamaya göre, Tayland'ın Phetchaburi bölgesindeki "Don Yai Thong" arkeolojik alanında gerçekleştirilen kazı çalışmaları sırasında iki altın yüzük bulundu. Yetkililer, yüzüklerden birinde, eski Hint yazı sistemi Brahmi alfabesine ait olduğu düşünülen karakterlerin yer aldığını belirtti.</p>
<p>Diğer yüzüğün ise hiçbir desen içermediğini aktaran yetkililer, bunun Hint toplumunda tüccar sınıfını oluşturan Vaishya kastına mensup bir tüccara ait olduğunun değerlendirildiğini kaydetti.</p>
<p>Tayland'ın başkenti Bangkok'un yaklaşık 130 kilometre güneybatısında bulunan Don Yai Thong arkeolojik alanı, bölge sakinlerinin bu yılın başlarında bir pirinç tarlasında antik bronz davullara ait parçalar bulmasının ardından keşfedildi.</p>
<p>Kazı çalışmalarının ardından, bu alanın yaklaşık 1500 ila 2500 yıl önceye dayanan bir döneme ait olduğu anlaşıldı.</p>
<p><em>Not: Görsel yapay zeka tarafından üretilmiştir.</em></p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/pirinc-tarlasinda-bulundu-2-bin-yillik-altin-yuzuklerin-sirri-arastiriliyor-190101299891]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25347179/25347179-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Pirinç tarlasında bulundu! 2 bin yıllık altın yüzüklerin sırrı araştırılıyor ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/30-yildir-topluyordu-bu-kez-yogun-bakimlik-etti-cok-pismanim-190101299890</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 08:44:38 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ 30 yıldır topluyordu, bu kez yoğun bakımlık etti! "Çok pişmanım" ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Erzurum'da 30 yıldır doğadan topladığı mantarları yiyen Ekrem Aydemir, zehirlenince yoğun bakımda tedavi altına alındı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Erzurum'da 30 yıldır doğadan topladığı mantarları yiyen Ekrem Aydemir, zehirlenince yoğun bakımda tedavi altına alındı.</p>
<p>Kentte pazarcılık yapan ve 30 yıl boyunca mantar toplamayı hobi haline getiren 3 çocuk babası 50 yaşındaki Aydemir, yaklaşık bir hafta önce arkadaşlarıyla kırsalda mantar aramaya çıktı.</p>
<p>Sürekli gittiği bölgeden topladıkları mantarları evine götüren Aydemir'in, bunları yedikten sonra sabaha doğru ağrı, mide bulantısı ve ishal gibi şikayetleri ortaya çıktı.</p>
<p>Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne başvuran ve tetkiklerde mantardan zehirlendiği tespit edilen Aydemir, hastanenin Acil Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi altına alındı.</p>
<p>Ekrem Aydemir, bir süre önce arkadaşlarıyla topladıkları mantarları eve götürüp kardeşleriyle yediklerini söyledi.</p>
<p>Kardeşlerinde ve ailesinde bir sıkıntı olmadığını anlatan Aydemir, "Akşam bir şeyim yoktu, sabaha karşı mide ağrısı, sancı, bulantı ve kusma oldu, acile geldik. Halen tedavim sürüyor, karaciğerle ilgili değerlerim düşmüş." dedi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25346729/1200xauto.jpg" alt="AA-20260705-41881179-41881176-30_YILDIR_GUVENLE_TOPLADIGI_MANTAR_BU_KEZ_YOGUN_BAKIMLIK_ETTI" /></p>
<h2>"ÇOK PİŞMANIM"</h2>
<p>Uzun yıllardır sürekli mantar toplayıp tükettiğini dile getiren Aydemir, "30 yıldır sürekli mantar toplayıp yiyordum, hiç zehirlenmedim. Doğadaki zehirsiz mantarların da zehirli olabileceğini doktorlar sayesinde öğrendik. Bundan sonra çevreme söyleyeceğim, kimsenin bu sıkıntıyı yaşamasını istemem. Toplama mantar yediğim için gerçekten çok pişmanım. Hastane sürecinden sonra pişmanlığını daha çok yaşadım. Olayın canlı şahidiyiz." diye konuştu.</p>
<h2>"İYİ TARAFI BULANTI VE KUSMAYI VÜCUDUN BAŞLATMIŞ OLMASI"</h2>
<p>Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı ve Acil Yoğun Bakım Ünitesi Sorumlusu Prof. Dr. Zeynep Gökcan Çakır da hastanın tedavisinin sürdüğünü anlattı.</p>
<p>Mantar zehirlenmesiyle ilgili en güncel tedavinin uygulandığı hastanın durumunun iyi olduğunu belirten Çakır, "Bir süre daha gözlem altında tutulacak, değerleri stabil olana kadar takip edeceğiz. İyi tarafı bulantı ve kusmayı vücudun başlatmış olması. O kusma zehrin vücuttan atılması için organizmanın bir cevabı, hastalar kusmuş ve zehri vücuttan uzaklaştırmış olarak geliyor, bundan dolayı mide yıkama yapmadık." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Çakır, mantar zehirlenmesinin tipi ve özelliğine göre hastalara ilaç tedavisi de uyguladıklarını dile getirerek, doğadaki mantarların tüketilmemesi tavsiyesinde bulundu.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/30-yildir-topluyordu-bu-kez-yogun-bakimlik-etti-cok-pismanim-190101299890]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25346666/25346666-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ 30 yıldır topluyordu, bu kez yoğun bakımlık etti! "Çok pişmanım" ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/bu-goruntuler-afrika-dan-degil-mus-ta-sicaklarla-birlikte-ortaya-cikti-190101299889</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 07:38:44 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Bu görüntüler Afrika'dan değil! Muş'ta sıcaklarla birlikte ortaya çıktı ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Muş’un Hasköy ilçesinde sıcakların artmasıyla Karasu Nehri ve göletlerde serinleyen mandaların suya girdiği anlar Afrika’yı andırdı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Hasköy’e bağlı Karakütük köyünde manda sürülerini otlatan çobanlar, öğle sıcağında mandaları Karasu Nehri’ne getiriyor. Yaklaşık üç saat suda kalan mandalar hem serinliyor hem de yüksek sıcaklığa bağlı stres riskini azaltıyor. </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25346420/1200xauto.jpg" alt="AW741138_03" /></p>
<p>Suda geçirilen süre, mandaların derilerindeki parazit yükünü azaltarak çeşitli deri hastalıklarına karşı da koruma sağlıyor. Bu doğal serinleme molası, mandaların daha verimli beslenmelerine de katkı sunarak, süt verimlerini artırıyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25346423/1200xauto.jpg" alt="AW741138_06" /></p>
<p>Mandaları sıcaklardan korumak için Karasu Nehri kenarına getiren çoban Yusuf Kılıçarslan, "Mandaları sabah saat 08.00'de toplayıp meraya götürüyoruz. Öğle saatlerine kadar otlatıyoruz. Mandalar sıcak havaya dayanamıyor. Daha sonra Karasu kenarına götürüp serinlemelerini sağlıyoruz. Akşam saat 07.00 civarında da tekrar eve getiriyoruz. Sürekli gölgelik alanlara geçmeye çalışıyoruz, çünkü sıcaklar gerçekten bunaltıcı" dedi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25346423/1200xauto.jpg" alt="AW741138_06 (1)" /></p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/bu-goruntuler-afrika-dan-degil-mus-ta-sicaklarla-birlikte-ortaya-cikti-190101299889]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25346417/25346417-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Bu görüntüler Afrika'dan değil! Muş'ta sıcaklarla birlikte ortaya çıktı ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/kombi-devri-bitiyor-28-milyon-evde-isi-pompasi-kuruldu-190101299888</guid>
                    <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 07:30:30 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Kombi devri bitiyor! 28 milyon evde ısı pompası kuruldu ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Enerji krizinin ardından fosil yakıtlara bağımlılığı azaltma çalışmalarını hızlandıran Avrupa'da ısı pompası yatırımları rekor seviyeye ulaştı. Avrupa Isı Pompası Birliği'nin açıkladığı verilere göre kıta genelinde kurulu sistem sayısı 28 milyonu aşarken, sektör 2025 yılında yeniden büyüme ivmesi yakaladı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Avrupa genelinde enerji güvenliğini artırma ve fosil yakıtlara bağımlılığı azaltma hedefleri doğrultusunda hız kazanan dönüşüm, ısı pompası teknolojilerinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Avrupa Isı Pompası Birliği'nin (EHPA) yayımladığı son verilere göre kıta genelinde kullanılan ısı pompası sayısı 28 milyonu aşarak şimdiye kadarki en yüksek seviyeye ulaştı.</p>
<p>Sektör, 2024 yılında yaşanan kısa süreli durgunluğun ardından yeniden ivme kazanırken, kurulum maliyetlerindeki düşüş ve devlet desteklerinin yaygınlaşmasıyla birlikte 2025 yılında yüzde 10,3'lük büyüme kaydetti.</p>
<h2>ALMANYA'DA DENGELER DEĞİŞTİ</h2>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25346375/1200xauto.jpg" alt="iStock-1346323419" /></p>
<p>Avrupa'nın en büyük ekonomisi olan Almanya, ısıtma sistemlerinde yaşanan dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıktı. Ülkede geçen yıl kurulan yeni ısıtma sistemlerinin yaklaşık yarısını ısı pompaları oluşturdu.</p>
<p>Verilere göre yeni kurulan sistemlerin yüzde 48'i ısı pompası olurken, uzun yıllardır pazarın hakim teknolojisi konumundaki gaz kazanlarının payı ilk kez yüzde 44'e geriledi. Böylece gaz sistemleri ikinci sıraya düştü. Enerji uzmanları, bu değişimin Almanya'nın küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalara karşı daha dirençli hale gelmesine katkı sağladığını belirtiyor. Özellikle son yıllarda yaşanan doğal gaz fiyatlarındaki oynaklık, alternatif ısınma çözümlerine olan ilgiyi artırdı.</p>
<h2>İSKANDİNAV ÜLKELERİ ÖRNEK GÖSTERİLİYOR</h2>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25346378/1200xauto.jpg" alt="iStock-1422998590" /></p>
<p>Isı pompalarının soğuk hava koşullarında yeterli performans gösterip göstermediği yönündeki tartışmalar ise İskandinav ülkelerindeki kullanım oranlarıyla büyük ölçüde son bulmuş durumda. Norveç, Finlandiya ve İsveç, bin hane başına düşen 500'ün üzerindeki ısı pompası sayısıyla Avrupa'nın lider ülkeleri arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu ülkelerde elde edilen sonuçların teknolojinin sert kış şartlarında da yüksek verimle çalışabildiğini ortaya koyduğunu ifade ediyor.</p>
<h2>DEVLET TEŞVİKLERİ BÜYÜMEYİ DESTEKLEDİ</h2>
<p>Avrupa genelinde uygulanan teşvik programları, sektörün büyümesinde belirleyici rol oynadı. Birleşik Krallık'ta hanelere sağlanan 7 bin 500 sterline kadar destek sayesinde ısı pompası satışları yüzde 27 arttı. Ülkede yıllık satış hacmi 125 bin ünite seviyesine ulaştı.</p>
<p>Belçika'da ise fosil yakıtla çalışan sistemlere yönelik getirilen düzenlemeler ve vergi avantajları pazarın yüzde 7 büyümesini sağladı. Özellikle KDV indirimleri ve yeni kurulumlara yönelik teşvikler tüketicilerin tercihlerinde etkili oldu.</p>
<p>Fransa, bin hane başına düşen 216 ısı pompasıyla Avrupa'nın önemli pazarlarından biri olmaya devam ederken, İtalya ve İsviçre de uyguladıkları destek mekanizmalarıyla enerji dönüşümünü hızlandıran ülkeler arasında yer aldı.</p>
<p>Uzmanlara göre ısı pompası teknolojileri yalnızca çevresel faydalarıyla değil, aynı zamanda enerji güvenliği açısından da stratejik önem taşıyor. Karbon emisyonlarını azaltmayı hedefleyen Avrupa ülkeleri, enerji ihtiyacını daha sürdürülebilir kaynaklarla karşılamak için yatırımlarını artırırken, ısı pompaları da bu dönüşümün temel bileşenlerinden biri haline geliyor.</p>
<p>Kurulu sistem sayısının 28 milyonu aşması, Avrupa'nın karbon nötr hedefleri doğrultusunda attığı adımların somut sonuçlarından biri olarak değerlendirilirken, sektör temsilcileri önümüzdeki yıllarda büyümenin devam etmesini bekliyor. Özellikle maliyetlerin düşmesi ve teşviklerin sürmesi halinde ısı pompalarının Avrupa'da geleneksel ısınma yöntemlerine karşı daha güçlü bir alternatif haline geleceği öngörülüyor.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/kombi-devri-bitiyor-28-milyon-evde-isi-pompasi-kuruldu-190101299888]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25346372/25346372-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Kombi devri bitiyor! 28 milyon evde ısı pompası kuruldu ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/olumsuzluk-icin-yilda-2-milyon-dolar-harciyordu-amansiz-hastaliga-yakalandi-kendi-kendini-yiyor-190101299887</guid>
                    <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:04:25 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Ölümsüzlük için yılda 2 milyon dolar harcıyordu! Amansız hastalığa yakalandı: "Kendi kendini yiyor" ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Genç kalmak için her yıl yaklaşık 2 milyon dolar harcayan ve biyolojik yaşını tersine çevirdiğini iddia eden teknoloji girişimcisi Bryan Johnson, bu kez aldığı sağlık haberiyle gündemde. Johnson, "Midem kendini yiyor" sözleriyle tedavisi olmayan bir otoimmün hastalığa yakalandığını açıkladı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>48 yaşındaki ABD'li teknoloji girişimcisi ve biyohacker Bryan Johnson, uzun süredir uyguladığı sıra dışı sağlık programıyla tanınıyor. Her yıl yaklaşık 2 milyon dolar harcayan Johnson, daha önce mikroplastikleri vücudundan temizlediğini, saç dökülmesini durdurduğunu ve sağlık değerlerini gençlik seviyelerine çektiğini öne sürmüştü.</p>
<p>Ancak Johnson, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımda kendisine otoimmün gastrit (AIG) teşhisi konulduğunu duyurdu.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25343216/1200xauto.jpg" alt="Ekran görüntüsü 2026-07-06 175251" /></p>
<h2>"MİDEM KENDİNİ YİYOR"</h2>
<p>Johnson, hastalığını "Midem kendini yiyor" sözleriyle anlatırken, standart tedavi yöntemlerinin hastalığı tamamen iyileştiremediğini belirtti. Paylaşımında, "Tıp dünyası bu hastalık için yapılabilecek tek şeyin belirtileri yönetmek olduğunu söylüyor. Ama ben bunu çözmeye çalışacağım." ifadelerini kullandı.</p>
<h2>YILLARCA FARK ETMEDEN YAŞADI</h2>
<p>Johnson, 21 yaşındayken tiroid bezinin yeterince hormon üretememesi nedeniyle hipotiroidi teşhisi aldığını ve yıllardır ilaç kullandığını söyledi. Ancak son yapılan ayrıntılı tetkiklerde, demir seviyelerinin sürekli düşük çıkmasının altında otoimmün gastritin yattığı ortaya çıktı.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25343222/1200xauto.jpg" alt="iStock-2224282723" /></p>
<p>Kolonoskopide herhangi bir sorun görülmeyince doktorlar endoskopi ve biyopsi yaptı. Kan testlerinde mide hücrelerine saldıran antikorlar tespit edilirken, mide biyopsileri de hastalığın erken evrede mide dokusuna zarar verdiğini gösterdi.</p>
<h2>KANSER RİSKİNİ ARTIRABİLİYOR</h2>
<p>Uzmanlara göre otoimmün gastrit, bağışıklık sisteminin mide hücrelerine saldırması sonucu gelişiyor. Hastalık uzun süre belirti vermeyebiliyor ancak zamanla B12 vitamini eksikliği, demir eksikliği, kansızlık ve mide kanseri riskinde artış gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor.</p>
<p>Johnson da yıllardır demir takviyesi kullanmasına rağmen değerlerinin normale dönmemesinin nedeninin bu hastalık olduğunu öğrendiğini ifade etti.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25343219/1200xauto.jpg" alt="Ekran görüntüsü 2026-07-06 175326" /></p>
<h2>TEDAVİSİ YOK AMA MÜCADELEYİ BIRAKMIYOR</h2>
<p>Otoimmün gastritin kesin bir tedavisi bulunmasa da B12 enjeksiyonları ve damar yoluyla demir tedavisiyle kontrol altına alınabiliyor. Johnson da bu kapsamda yüksek doz demir infüzyonu aldığını açıkladı.</p>
<p>Buna rağmen pes etmeyeceğini söyleyen girişimci, ferritin, demir, B12 ve diğer biyolojik belirteçlerini düzenli takip edeceğini, gerektiğinde yeni biyopsiler yaptıracağını ve deneysel tedavi yöntemlerini de araştıracağını belirtti.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/olumsuzluk-icin-yilda-2-milyon-dolar-harciyordu-amansiz-hastaliga-yakalandi-kendi-kendini-yiyor-190101299887]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25343186/25343186-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Ölümsüzlük için yılda 2 milyon dolar harcıyordu! Amansız hastalığa yakalandı: "Kendi kendini yiyor" ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/camilla-neden-o-cantayi-kullaniyor-tesaduf-mu-cesaret-mi-190101299886</guid>
                    <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 17:38:02 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Camilla neden o çantayı kullanıyor? Tesadüf mü, cesaret mi? ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Royal Ascot'ta çekilen fotoğraflarda Camilla'nın kullandığı çantayı fark edenler eminim ki benim gibi bir durup düşündü.  ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Ne de olsa şeytan ayrıntıda gizlidir değil mi? Çünkü bu çanta sadece bir çanta değil. Bu çantanın üzerinde bir isim var ve o isim Diana.</p>
<h1>Dior, Diana ve Paris'teki O An</h1>
<p>Hikayenin en başına bakalım isterseniz. Takvimler 1995 yılını gösterirken Diana, Paris'te bir etkinliğe katılıyor ve kolunda hiç görülmemiş bir çanta dikkat çekiyor. Yapılandırılmış gövdesi, dokulu yüzeyi, altın harfleriyle bambaşka bir şey bu. </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25342628/1200xauto.jpg" alt="diana-dior" /></p>
<p>Dior bu çantayı Diana'nın onuruna "Lady Dior" olarak adlandırdı ve Diana bu modeli hayatının son iki yılında en çok taşıdığı aksesuar haline getirdi. </p>
<p>Çanta'nın asıl adı ise  Chouchou'ydu, 1994'te tasarlandı. Ama Diana ile özdeşleşince Dior 1996'da çantayı Diana'nın orijinal unvanına, "Lady Diana Spencer"a ithafen yeniden adlandırdı.</p>
<p>Yani bu çanta Diana için sadece bir moda tercihi değildi. Neredeyse bir imzaydı.</p>
<h1>Camilla ve Lady Dior: Uzun bir beraberlik</h1>
<p>Şimdi şunu söylemeliyim, bu olay aslında ilk değil. Camilla, Lady Dior'u farklı versiyonlarıyla defalarca taşıdı. 2024 Wimbledon'da ten rengi bir versiyonla göründü, geçen yılki Ascot'ta beyaz bir modelini kullandı. Bu yıl ise Mayıs'ta Belfast'ta, sonra New York State Visit'te ve en son 20 Haziran'da Royal Ascot'un son gününde yeniden Lady Dior'la göründü.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25342529/1200xauto.jpg" alt="camilla-charles-ascot" /></p>
<p>Fotoğraflar yayılır yayılmaz sosyal medya ikiye bölündü. Diana hayranları tepkilerini saklamadı. "Kraliçe Konsort olabilirsin ama halkın prensesi asla olamazsın" yazan biri vardı. "Son derece zevksiz" diyen bir başkası. "Elbiselerini ve saç modelini de çal, mezarını dans ederek çiğnemeye devam et" diyenler de.</p>
<p>Sert kelimeler, itiraf etmek gerekiyor. Ama bu öfkenin nereden beslendiğini anlamak da zor değil. Camilla ve Diana arasındaki hikayeyi bilen herkes için bu çanta, tarafsız bir aksesuar olarak görünmüyor.</p>
<h1>Peki Camilla bunu bilerek mi yapıyor?</h1>
<p>İşte asıl soru bu. Ve burada durup dürüstçe düşünmek istiyorum.</p>
<p>İki ihtimal var. İlki; Camilla Lady Dior'u sever, Dior moda evine yakınlık duyar ve o çantayı taşırken Diana bağlantısını da düşünmüyor. Mümkün mü peki? Teorik olarak evet. Ama pratikte? Camilla'nın danışmanlarının, saray stilistlerinin, çevresindeki herkesin bu çantanın ne anlam taşıdığını bilmemesi imkansız.</p>
<p>İkincisi ise; Camilla pekala biliyor ve umursamıyor. Hatta belki biraz da "ben artık kraliçeyim, bu çantayı taşıyabilirim" diyor. Bu da bir tutum lakin kabul edilesi mi, ayrı mesele.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25342679/1200xauto.jpg" alt="15361994-860x480" /></p>
<p>Moda stilisti Leanne Jones bu ilişkiyi şöyle açıklıyor: "Kraliyet ailesi ve Dior arasında köklü bir ilişki var. Dior moda evi, Prenses Margaret'ı 21. doğum günü için giydirdi. Christian Dior'un kendisi de İngiliz yaşam tarzına derin bir hayranlık besliyordu."</p>
<p>Uzmanlar haklı mı? Moda açısından belki. Ama moda hiçbir zaman sadece moda değildir, özellikle 'kraliyet' söz konusu olduğunda.</p>
<h1>Diana'nın gölgesi</h1>
<p>Bu çanta tartışmasında beni asıl düşündüren şey şu oldu; Diana'nın ölümünün üzerinden neredeyse otuz yıl geçti. Camilla çoktan kraliçe oldu, taç giydi, törenlerde en ön sırada oturdu. Ama bir çanta seçimi hâlâ bu kadar güçlü bir tepkiye yol açabiliyorsa, bu bize Diana'nın bıraktığı izin derinliği hakkında çok şey söylüyor.</p>
<p>Camilla, o çantayı taşımaya devam edebilir. Kimse engel olamaz. Ama o çantayı her koluna taktığında, istemeden de olsa Diana'yı hatırlatıyor. </p>
<p>Ve bu, dünyanın en iyi stilistlerinin bile çözemeyeceği bir paradoks.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/camilla-neden-o-cantayi-kullaniyor-tesaduf-mu-cesaret-mi-190101299886]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25342490/25342490-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Camilla neden o çantayı kullanıyor? Tesadüf mü, cesaret mi? ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/yasayan-fosil-yeniden-kesfedildi-yeri-gizli-tutuluyor-190101299885</guid>
                    <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 17:04:10 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ 'Yaşayan Fosil' yeniden keşfedildi! Yeri gizli tutuluyor ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Milyonlarca yıl önce yok olduğu düşünülen bir ağaç türü, 1994 yılında Avustralya'da yapılan keşifle bilim dünyasını şaşkına çevirdi. Sadece fosillerden bilinen Wollemi çamının canlı örneklerinin bulunması bilim insanlarını bile şoke etti. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Bilim insanlarının 91 milyon yıllık fosil kayıtlarından tanıdığı Wollemi çamı (Wollemia nobilis), 1994 yılında Avustralya'nın Sydney kenti yakınlarındaki Wollemi Ulusal Parkı'nda yer alan ulaşılması güç bir kanyonda yeniden keşfedildi. Bu keşif, türün milyonlarca yıldır doğada tamamen yok olduğu yönündeki düşünceleri değiştirdi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25342313/1200xauto.jpg" alt="Gemini_Generated_Image_xck9o8xck9o8xck9" /></p>
<h2>"YAŞAYAN FOSİL" OLARAK ANILIYOR</h2>
<p>Uzmanlar, ağacın günümüzdeki özelliklerinin milyonlarca yıl öncesine ait fosillerle büyük ölçüde örtüştüğünü belirtiyor. Bu nedenle Wollemi çamı, bilim dünyasında "yaşayan fosil" olarak tanımlanıyor. Keşif, bitkilerin uzun vadeli iklim değişikliklerine nasıl uyum sağlayabildiğini anlamak açısından da önemli bir fırsat sundu.</p>
<h2>TAM YERİ GİZLİ TUTULUYOR</h2>
<p>Ağacın bulunduğu kanyonun tam konumu Avustralyalı yetkililer tarafından kamuoyuyla paylaşılmıyor. Bunun nedeni ise bölgenin izinsiz ziyaretlerden, toprak kaynaklı hastalıklardan ve doğal yaşamın zarar görmesinden korunması. Ulaşılması son derece zor olan kanyonun nemli mikrokliması ve sarp kayalıklarla çevrili yapısı, türün bugüne kadar hayatta kalmasını sağlayan en önemli etkenler arasında gösteriliyor.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/yasayan-fosil-yeniden-kesfedildi-yeri-gizli-tutuluyor-190101299885]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25342373/25342373-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ 'Yaşayan Fosil' yeniden keşfedildi! Yeri gizli tutuluyor ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/barajin-devi-oltaya-takildi-35-kiloluk-yayin-baligi-yakaladi-190101299884</guid>
                    <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 16:59:16 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Barajın devi oltaya takıldı: 35 kiloluk yayın balığı yakaladı ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Kırklareli'nin Vize ilçesindeki Kazandere Barajı'nda amatör balıkçını oltasına takılan dev yayın balığı şaşırttı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesinde yaşayan 52 yaşındaki Nurettin Top, dün sabah saatlerinde balık tutmak için gittiği Kazandere Barajında oltasını suya bıraktı. Bir süre sonra oltasına güçlü bir balığın takıldığını fark eden Top, uzun uğraşlar sonucu yaklaşık 35 kilogram ağırlığındaki yayın balığını kıyıya çıkarmayı başardı.</p>
<p>Yaşadığı heyecanı anlatan Nurettin Top, bugüne kadar çok sayıda yayın balığı avladığını ancak ilk kez bu büyüklükte bir balık yakaladığını belirterek, "Böylesine büyük bir yayın balığının oltama takılacağını beklemiyordum. Gerçekten unutulmaz bir an yaşadım" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Dev yayın balığı, görenlerin de ilgisini çekerken, bölgede balıkçılık yapan vatandaşlarca büyük ilgi gördü.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/barajin-devi-oltaya-takildi-35-kiloluk-yayin-baligi-yakaladi-190101299884]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25342376/25342376-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Barajın devi oltaya takıldı: 35 kiloluk yayın balığı yakaladı ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/toroslarin-gizli-cenneti-hem-efsanesi-hem-guzelligiyle-buyuluyor-190101299883</guid>
                    <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 16:24:32 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Torosların gizli cenneti! Hem efsanesi hem güzelliğiyle büyülüyor ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Antalya'nın Kaş ilçe sınırlarındaki Gömbe Yaylası'nda bulunan Yeşilgöl ve Uçarsu Şelalesi hem dilden dile dolaşan efsaneleri hem de muhteşem doğasıyla ziyaretçi akınına uğruyor. Akdağ'ın eteklerinden 50 metre yükseklikten dökülen Uçarsu ve hemen yanındaki Yeşilgöl, Torosların zirvesinde bölgeye hayat veriyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Kaş ilçesi Gömbe Mahallesi’nde bulunan Batı Torosların en yüksek ikinci tepesi Akdağ'daki Uçarsu Şelalesi, hayran bırakıyor. Dağdan gelen kaynak ve Yeşilgöl’den gelen kaynağın birleşmesiyle oluşan, yaklaşık 50 metre yükseklikten dökülen Uçarsu Şelalesi'nin suyu, kilometrelerce uzunluğundaki vadiyi aşarak Çayboğazı Barajı’na ulaşıyor. </p>
<p>Bölgedeki dağları kaplayan karların erimesiyle oluşan, Gömbe ile Elmalı ovalarına can veren ve geçen yıllarda tarihinde ilk kez tamamen kuruyan şelaleden akan suyun sıcaklığı, yaz aylarında bile 12 derece. Suyun havada uçuşup, beyaz bulut görünümüne kavuşması nedeniyle 'Uçarsu' olarak adlandırılan şelale, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. </p>
<p>Adını suyunun renginden alan, zümrüt yeşili rengiyle görenleri hayran bırakan Yeşilgöl ise dağların arasındaki görüntüsüyle doğa tutkunlarına eşsiz manzaralar sunuyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25333487/1200xauto.jpg" alt="TOROSLARIN-ZIRVESINDEKI-UCARSU-SELALESI-_1398193_415239" /></p>
<h2>DİLDEN DİLE AKTARILAN EFSANE</h2>
<p>Doğal güzelliğinin yanı sıra Uçarsu Şelalesi’nin dilden dile aktarılan bir de efsanesi bulunuyor. Efsaneye göre; Elmalı'nın Tekke Mahallesi'nde türbesi olan Anadolu erenlerinden Abdal Musa, Muğla'nın Seydikemer ilçesinde istediği bir parça ekmek kendisine verilmeyince Gömbe Mahallesi'ne geliyor.</p>
<p>Abdal Musa, burada karşılaştığı çoban bir kızın elindeki tek ekmeği kendisiyle paylaşması üzerine bölgeyi kutsuyor. Abdal Musa’nın duasıyla Uçarsu yazın Gömbe Yaylası'na, kışın ise Seydikemer yönüne akıyor. Uçarsu, Alevi inancına göre de kutsal sayılıyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25333466/1200xauto.jpg" alt="TOROSLARIN-ZIRVESINDEKI-UCARSU-SELALESI-_1398199_415239" /></p>
<h2>'BURASI CENNETTEN BİR VADİ'</h2>
<p>Ailesiyle birlikte Mersin'in Tarsus ilçesinden Uçarsu Şelalesi’ni ziyarete gelen Kadir Tapan, "Buraya dedelerimiz, annelerimiz önceden gelirdi. Onlar ihtiyarlayınca 15 seferdir biz geliyoruz.</p>
<p>Bazen arabamızla geliyor, bazen tura katılıyoruz. Şu an Uçarsu’dan geliyorum. Geçen sene böyle güzellik yoktu, bu sene süper. Burası cennetten bir vadi. Yağışlar güzel olduğundan dolayı ağaçlarımız çok güzel, yemyeşil. Havası ve oksijeni ise bir başka" dedi.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/toroslarin-gizli-cenneti-hem-efsanesi-hem-guzelligiyle-buyuluyor-190101299883]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25341758/25341758-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Torosların gizli cenneti! Hem efsanesi hem güzelliğiyle büyülüyor ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/rize-de-sasirtan-manzara-alti-cay-alim-yeri-ustu-hali-saha-190101299882</guid>
                    <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 14:37:32 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Rize'de şaşırtan manzara: Altı çay alım yeri üstü halı saha ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Rize'de engebeli arazi nedeniyle halı saha yapılamayınca, çözüm olarak yeni yapılan çay alım yerinin üzeri tel örgüler ve suni çimle halı sahaya dönüştürülerek mahalle sakinlerinin ve turnuvalara hazırlanan gençlerin hizmetine sunuldu. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Rize'nin Çayeli ilçesi Büyükköy Beldesi'ne bağlı Soğuksu Mahallesi'nde bölgenin engebeli arazileri gençler ve mahalle sakinleri için halı saha yapmaya müsait olmayınca dikkat çeken bir projeye imza atıldı. Yamaçta kurulamayacak halı saha için aranan düzlük mahalleye yeni yapılan çay alım yerinin üzeri değerlendirildi. Tel örgüyle sarılan alım yerinin üstüne suni çim serildi ve halı saha otaya çıkmış oldu.</p>
<p>Geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlenen Büyükköy Beldesi futbol turnuvası öncesi hazırlanmak için güzel bir alan oluşturulduğunu dile getiren Mustafa Durmuş "Biz Büyükköy Vadisi olarak, geçen yıl bir turnuva işine girdik, muhtarımız Ramazan Küçüksarı teşvikleriyle. Her yıl düzenlemeyi planlıyoruz. Bunu hatta ileride festivale dönüştürme planlarımız bile var. Biz de mahalle olarak katıldık. Bu sene yine devam edeceğiz. </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25340084/1200xauto.jpg" alt="AW740546_02" /></p>
<p>Çok güzel bir organizasyon oluyor. Sahamız da var, topçuları yetiştirmenin peşindeyiz. Bizden sonra gelecek olan nesil güzel top oynasın. Her türlü imkan var. Süperin süperi oldu yani. Daha ne diyelim? Devletimiz var olsun diyoruz. Emeği geçen herkese, İl Gençlik Spor müdürümüze, Bakanımız Osman Aşkın Bak beyefendiye teşekkür ediyoruz" dedi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25340081/1200xauto.jpg" alt="AW740546_04" /></p>
<p>Mahallelerinde çay alım yerinin üzerinde kurulan halı sahanın kendileri için büyük bir fırsat olduğunu ifade eden İbrahim Efe Durmuş isimli genç ise "Köyümüz için güzel bir saha oldu. Gençlerimiz burada top oynayacak, küçük nesil olarak yetişeceğiz. Yani futbol turnuvamız da var bu sene. Allah'ın izniyle ona iyi şekilde hazırlanmak istiyoruz. </p>
<p>Daha iyi olurdu, daha iyi oynardık ama gene sonradan oldu ama şu an olduğu için mutluyuz. Yani Allah razı olsun kim yaptıysa. Teşekkür ediyoruz bu sahayı bize kazandırdıkları için" ifadelerini kulandı.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/rize-de-sasirtan-manzara-alti-cay-alim-yeri-ustu-hali-saha-190101299882]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25340045/25340045-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Rize'de şaşırtan manzara: Altı çay alım yeri üstü halı saha ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/gecen-binlerce-yil-tavani-dantel-gibi-islemis-filler-bile-burada-yasamis-190101299881</guid>
                    <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 14:14:59 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Geçen binlerce yıl tavanı dantel gibi işlemiş! Filler bile burada yaşamış ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Antalya'nın kuzeybatısında yer alan Karain Mağarası, yüz binlerce yıllık geçmişiyle Anadolu'nun en önemli tarih öncesi yerleşim alanlarından biri olarak dikkat çekiyor. İşte detaylar...

 ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Doğanın binlerce yıl boyunca damla damla işlediği sarkıt ve dikitlerle adeta dantel gibi süslenen mağara, hem jeolojik hem de arkeolojik açıdan büyük bir hazine niteliği taşıyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25339727/1200xauto.jpg" alt="iStock-1207859307" /></p>
<h2>İNSANLIK TARİHİNE IŞIK TUTUYOR</h2>
<p>Karain Mağarası'nda yapılan kazılarda, Alt Paleolitik Çağ'dan başlayarak farklı dönemlere ait insan yaşamının izlerine ulaşıldı. Taş aletler, kemik buluntuları ve günlük yaşama dair kalıntılar, mağaranın binlerce yıl boyunca insanlar tarafından barınma amacıyla kullanıldığını ortaya koydu. Bu yönüyle Karain, Türkiye'nin en uzun süre kesintisiz iskan görmüş mağaralarından biri kabul ediliyor.</p>
<h2>FİLLERDEN MAĞARA ASLANLARINA UZANAN ZENGİN FAUNA</h2>
<p>Karain Mağarası'nı özel kılan unsurlardan biri de geçmişte bölgede yaşayan hayvanlara ait fosiller. Kazılarda fil, su aygırı, gergedan, mağara ayısı, mağara aslanı ve çeşitli geyik türlerine ait kemik kalıntıları gün yüzüne çıkarıldı. </p>
<p>Bu buluntular, Antalya çevresinin binlerce yıl önce günümüzden çok farklı bir iklim ve ekosisteme sahip olduğunu gösterdi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25339730/1200xauto.jpg" alt="iStock-2228089478" /></p>
<h2>DOĞANIN SABIRLA OLUŞTURDUĞU SANAT ESERİ</h2>
<p>Mağaranın tavanını süsleyen sarkıtlar ve zeminden yükselen dikitler, kireçli su damlalarının binlerce yıl boyunca birikmesiyle oluştu. Ziyaretçiler, doğal oluşumların meydana getirdiği etkileyici görüntüler arasında adeta zamanda yolculuğa çıkıyor. </p>
<h2>KÜLTÜR VE DOĞA TUTKUNLARININ GÖZDESİ</h2>
<p>Hem tarih meraklılarının hem de doğa severlerin uğrak noktalarından biri olan Karain Mağarası, Antalya'yı ziyaret edenlerin keşif rotasında önemli bir yer tutuyor. Arkeolojik değeri kadar doğal güzelliğiyle de öne çıkan mağara, ziyaretçilerine milyonlarca yıllık jeolojik oluşumlar ile insanlık tarihinin ilk sayfalarını aynı anda görme fırsatı sunuyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25339733/1200xauto.jpg" alt="k1" /></p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/gecen-binlerce-yil-tavani-dantel-gibi-islemis-filler-bile-burada-yasamis-190101299881]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25339721/25339721-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Geçen binlerce yıl tavanı dantel gibi işlemiş! Filler bile burada yaşamış ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/yagmur-sonrasi-meralar-doldu-her-yerden-mantar-fiskirdi-190101299880</guid>
                    <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 14:07:55 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Yağmur sonrası meralar doldu: Her yerden mantar fışkırdı ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Ardahan'da son günlerde etkili olan sağanak yağışların ardından her yerden adeta doğal mantar fışkırdı. Toprağın yeterince nemlenmesiyle birlikte birçok bölgede farklı mantar türleri gün yüzüne çıkarken, vatandaşlar sabahın erken saatlerinde mantar toplamak için meralara yöneldi. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Özellikle doğal olarak yetişen mantar, hem doğa tutkunlarının hem de bölge halkının ilgisini çekti. Yağışların ardından oluşan uygun hava şartları sayesinde meralar adeta mantar tarlasına dönüşürken, ortaya çıkan manzara dikkat çekti.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25339634/1200xauto.jpg" alt="AW740807_04" /></p>
<p>Uzmanlar ise doğadan toplanan mantarların bilinçsiz şekilde tüketilmemesi gerektiğini vurgulayarak, türünden emin olunmayan mantarların kesinlikle yenmemesi konusunda uyarıda bulundu. Zehirli mantarların yenilebilir türlerle karıştırılabileceğine dikkat çeken uzmanlar, sağlık sorunlarının önüne geçmek için dikkatli olunmasını istedi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25339631/1200xauto.jpg" alt="AW740807_05" /></p>
<p>Yağışlarla birlikte doğanın yeniden canlandığını belirten vatandaşlar, hem temiz havanın hem de mantar toplamanın keyfini yaşadıklarını söyledi.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/yagmur-sonrasi-meralar-doldu-her-yerden-mantar-fiskirdi-190101299880]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25339562/25339562-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Yağmur sonrası meralar doldu: Her yerden mantar fışkırdı ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/bir-ilimizde-yeni-magara-kesfedildi-uzmanlar-alarma-gecti-tarih-yani-basinda-190101299879</guid>
                    <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 13:46:31 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Bir ilimizde yeni mağara keşfedildi! Uzmanlar alarma geçti: Tarih yanı başında ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Antalya’nın gözde doğa rotalarından Konyaaltı’nda, tırmanışçıların ve doğaseverlerin uğrak noktası Geyikbayırı yakınlarında büyüleyici bir keşfe imza atıldı. İlk kez ayak basılan ve damla taşlarıyla büyüleyen gizemli mağara, hemen yanı başındaki antik çiftlik kalıntılarıyla hem doğa tutkunlarını hem de tarih meraklılarını heyecanlandırdı.  ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde daha önce kayıt altına alınmamış bir mağara tespit edildi.</p>
<p>Türkiye Mağaracılık Federasyonu'ndan mağaracılarla yerel çevre gönüllüleri tarafından yapılan ilk inişte mağaranın yaklaşık 14 metrelik dikey inişle başladığı, içeride damla taş oluşumları, sarkıtlar, odacıklar ve devam eden galeriler bulunduğu görüldü. Sonuna henüz ulaşılamayan mağarada, Türkiye Mağaracılık Federasyonu tarafından haritalama çalışması başlatıldı. Mağara, bölgede tarihi duvar resimleriyle bilinen ve daha önce koruma alanı genişletilen İsli (Karaindibi) Mağarası'na yaklaşık 3 kilometre mesafede bulunuyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25335452/1200xauto.jpg" alt="ANTALYA’DA-YENI-MAGARA-KESFEDILDI_1398210_415246" /></p>
<h2>ALANIN TAMAMI ORMAN NİTELİĞİNDE</h2>
<p>Geyikbayırı Yaşam Platformu'ndan yapılan açıklamada, daha önce İsli Mağarası'nın koruma alanının genişletilmesiyle kalker ocağı faaliyet alanının bir bölümünün fiilen koruma altına alındığı belirtilerek, “Şimdi aynı hatta bu kez ruhsat sınırında yeni ve tescilsiz bir mağara ortaya çıktı" denildi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25335449/1200xauto.jpg" alt="ANTALYA’DA-YENI-MAGARA-KESFEDILDI_1398211_415246" /></p>
<h2>MAĞARA YAKININDA ANTİK ÇİFTLİK</h2>
<p>Yeni keşfedilen mağaranın çevresinin yalnızca doğal oluşum açısından değil, kültürel peyzaj açısından da dikkat çektiği belirtilen açıklamada, “Mağaranın yaklaşık birkaç yüz metre yakınında antik çiftlik yerleşimi ve tarihi döşeme yol kalıntıları bulunuyor. Bu nedenle mağara girişinin, çevresinin ve yakın arkeolojik unsurların uzmanlarca acilen incelenmesi gerekiyor. Mağaranın içinde şu ana kadar tarihi yapı veya buluntu tespit edilmiş değil, fakat alanın bilimsel ve arkeolojik incelemesi henüz yapılmadı. Asıl sorun da bu. Koruma sınırları belirlenirken bu mağaranın varlığı bilinmiyordu" denildi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25335437/1200xauto.jpg" alt="ANTALYA’DA-YENI-MAGARA-KESFEDILDI_1398215_415246" /></p>
<h2>MAĞARA TESCİL SÜRECİ BAŞLATILMALI</h2>
<p>Bölgedeki kalker ocağı faaliyetlerinde açık ocak işletmeciliği ve delme-patlatma yönteminin öngörüldüğü kaydedilen açıklamada, yeni mağaranın, patlatma yapılabilecek bir ruhsat sahasının hemen sınırında bulunmasının ciddi risk yarattığı belirtildi. İlgili kurumlar derhal harekete geçmezse, hem yeni tespit edilen mağara hem çevresindeki orman dokusu hem de antik yol ve çiftlik yerleşiminin geri dönüşsüz biçimde zarar görebileceği belirtilen açıklamada, “Talep nettir; yeni tespit edilen mağara ve çevresi, Türkiye Mağaracılık Federasyonu'nun haritalama raporu, arkeolog ve jeolog görüşleriyle birlikte acilen değerlendirmeye alınmalı, mağara tescil süreci başlatılmalı, mevcut İsli Mağarası koruma alanı ve yeni mağara birlikte ele alınarak koruma sınırı yeniden değerlendirilmelidir" denildi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25335431/1200xauto.jpg" alt="ANTALYA’DA-YENI-MAGARA-KESFEDILDI_1398217_415246" /></p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/bir-ilimizde-yeni-magara-kesfedildi-uzmanlar-alarma-gecti-tarih-yani-basinda-190101299879]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25339175/25339175-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Bir ilimizde yeni mağara keşfedildi! Uzmanlar alarma geçti: Tarih yanı başında ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/halidan-tarla-serip-nobet-tutuyorlar-190101299878</guid>
                    <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 13:23:47 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Halıdan tarla! Serip nöbet tutuyorlar ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Antalya'nın Döşemealtı ilçesindeki araziler, yaz aylarında Türkiye'nin farklı bölgelerinden getirilen el dokuması halıların serilmesi ile 'renkli tarlalar'a dönüşüyor. Kök boyayla dokunan halılar, güneş altında hem mikroplardan arındırılıp renklerine kavuşuyor hem de başta ABD ve Avrupa olmak üzere yurt dışına ihracata hazırlanıyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Yaz aylarında Döşemealtı ilçesindeki araziler, Türkiye'nin dört bir yanından getirilen el dokuması halıların serilmesi ile tabloyu anımsatan bir biçim alıyor. Kış ve bahar döneminde kentte artan yağışlar nedeniyle sezon geç başlarken tarlalar sürülüyor, zemin tarihi halılar için hazırlanıyor. Bu esnada toprakla buluşması beklenen halılar yıkanıyor, yeniden renkleniyor ve serilmek için hazır bekletiliyor. Hava sıcaklığının artmasıyla birlikte önümüzdeki günlerde halılar serilecek. Halılar, yüksek sıcaklıkta güneş altında bekletilerek hem mikroplardan arındırılıyor hem de doğal renklerine kavuşuyor. Sentetik içermeyen, organik boyalarla dokunmuş halılar, bu işlemle ihracata hazırlanıyor. Güneşlenen halılar başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın farklı noktalarına gönderiliyor. Aralarında 100 yıl önce dokunmuş, antika değerindeki bazı halılar ise binlerce dolara koleksiyonerlerden alıcı buluyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25338689/1200xauto.jpg" alt="images (2)" /></p>
<h2>100 DÖNÜMLÜK ARAZİYE SERİLİYOR</h2>
<p>Yıllardır halı güneşlemesi işi yaptıklarını belirten Deniz Ali Topkara, "Kış mevsiminde 100 dönümlük arazide buğday ekili oluyor. Yaz yaklaşırken hazırlıklara başlıyoruz. Buğdayları kaldırıyor, çapalama ve sürme işlemlerini yaparak araziyi halılar için hazırlıyoruz. Ay sonuna doğru halıları sermeye başlayacağız. Burada İstanbul'dan ve Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden gelen halıları yıkayıp işlemlerini yaptıktan sonra tarlalara seriyoruz. Halıların pastelleşmesini, renklerinin daha güzel görünmesini ve eğer içinde güve varsa onların ölmesini sağlamak amacıyla bu işlemi gerçekleştiriyoruz" dedi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25338692/1200xauto.jpg" alt="images" /></p>
<h2>'ÇOĞUNLUĞU DEĞERLİ VE EL DOKUMASI HALILAR'</h2>
<p>Antalya ikliminin halı işinde en uygun bölge olduğuna dikkati çeken Topkara, "Burada nem oranı yüksektir. Gece oluşan nem ve sabah güneşi bir araya geldiğinde halılar için çok uygun bir ortam oluşur. Bu durum halıların renklerinin canlanmasına ve pastelleşmesine katkı sağlar. Bu nedenle Antalya, bu işlem için en uygun yerlerden biridir. Ancak burada serilen halılar Antalya'ya ait değildir. Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen halılar burada işlem görür. Hereke halıları olabiliyor, bazen İran halıları da geliyor. Her çeşit halıyı serebiliyoruz. Bunların çoğunluğu çok değerli ve el dokuması halılardır. Makine halıları buraya serilmez. Çünkü bu işlemin uygulanabilmesi için halıların kök boya ile dokunmuş olması gerekir" diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/halidan-tarla-serip-nobet-tutuyorlar-190101299878]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25338761/25338761-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Halıdan tarla! Serip nöbet tutuyorlar ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/sicak-artik-sadece-hava-durumu-degil-190101299877</guid>
                    <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 13:16:16 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Sıcak artık sadece hava durumu değil! ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Yaz sıcakları artık mevsimin sıradan bir parçası olmaktan çıktı. Eskiden "Bugün hava çok sıcak" diye başlayan sohbetler, bugün "Kaç kişi hayatını kaybetti?" sorusuna dönüştü. Çünkü aşırı sıcak artık yalnızca bunaltmıyor; öldürüyor!
 ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Avrupa son günlerde bunun en acı örneklerinden birini yaşıyor. Kıtayı etkisi altına alan sıcak hava dalgasına ilişkin yapılan modelleme çalışmaları, yalnızca 22-28 Haziran 2026 tarihleri arasında 20 binden fazla kişinin aşırı sıcaklar nedeniyle yaşamını yitirmiş olabileceğini ortaya koydu.</p>
<p>Indiana Üniversitesi'nden iklim bilimci Dr. Christopher Callahan'ın analizine göre Fransa'da 5 bin 210, Almanya'da 4 bin 543, İspanya'da 3 bin 163 ve İtalya'da 2 bin 709 fazladan ölüm meydana geldi. Bunlar yalnızca rakam değil; sıcaklığın sessizce elimizden aldığı hayatlar.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25338515/1200xauto.jpg" alt="ff" /></p>
<h2>SICAK ÇARPMASI NEDİR?</h2>
<p><strong>Sıcak çarpması, çoğu zaman basit bir güneş çarpmasıyla karıştırılıyor.</strong> Oysa vücut sıcaklığı 40 derecenin üzerine çıktığında ve vücut kendini soğutamaz hale geldiğinde dakikalar bile hayati önem taşıyor.</p>
<p>Bilinç kaybı, nöbet, organ yetmezliği ve ölüm riski hızla artıyor. Üstelik aşırı sıcak yalnızca doğrudan sıcak çarpmasına yol açmıyor; kalp-damar hastalıklarını, solunum problemlerini ve böbrek rahatsızlıklarını da ağırlaştırarak dolaylı ölümlere neden oluyor.</p>
<p>Daha da çarpıcı olan ise bu ölümlerin büyük bölümünün resmi kayıtlara "sıcak nedeniyle ölüm" olarak geçmemesi. Uzmanlara göre sıcaklık kaynaklı her 10 ölümden dokuzu kayıtlara bu şekilde yansımıyor. Çünkü insanlar çoğu zaman kalp krizi, böbrek yetmezliği ya da solunum problemi nedeniyle hayatını kaybediyor. Oysa bu hastalıkları ölümcül hale getiren asıl etken, günlerce süren aşırı sıcaklar oluyor. Bu nedenle bilim insanları, gerçek tabloyu ortaya koyabilmek için istatistiksel modellemelere başvuruyor.</p>
<p>Bu görünmez felaketin en büyük mağdurları ise yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar, çocuklar, hamileler ve açık alanda çalışmak zorunda kalan milyonlarca emekçi. Betonlaşan kentler, gölgesiz sokaklar ve yetersiz yeşil alanlar ise sıcaklığı daha da artırarak şehirleri adeta dev birer fırına dönüştürüyor.</p>
<h2>SERA GAZI SALIMLARI ÖLÜMLERLE BAĞLANTILI MI?</h2>
<p>Dr. Christopher Callahan'ın sözleri aslında hepimize bir uyarı niteliğinde: "Haziran ayında yaşanan rekor sıcak hava dalgası, ısınan bir dünyada sıcaklıkların nasıl değişeceğini gösteren bir pencere araladı. Sera gazı salımları devam ettiği sürece, aşırı sıcak olayları şiddetlenmeye ve bu olaylara bağlı ölümler artmaya devam edecek."</p>
<p><strong>Bu uyarıyı yalnızca çevrecilerin ya da bilim insanlarının gündemi olarak görmek büyük bir hata olur. </strong>Çünkü konu artık doğrudan <strong><em>halk sağlığı meselesidir.</em></strong> İklim değişikliği, hastanelerin acil servislerinde, yaşlı bakım evlerinde, fabrikalarda, tarlalarda ve şehir meydanlarında etkisini gösteriyor. Her sıcak hava dalgası, sağlık sistemleri üzerinde daha büyük bir yük oluşturuyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/24797302/1200xauto.jpg" alt="iStock-171581826" /></p>
<h2>PEKİ NE YAPILMALI?</h2>
<p>Elbette sera gazı emisyonlarını azaltmak uzun vadede vazgeçilmez bir zorunluluk. Ancak insanlar bugünden yarına yaşayacak. Bu nedenle kısa vadeli önlemler de en az iklim politikaları kadar hayati önem taşıyor.</p>
<p>Klimaların özellikle risk altındaki gruplar için erişilebilir hale getirilmesi, yalnız yaşayan yaşlılara yönelik sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, serinleme merkezlerinin yaygınlaştırılması ve sağlık sisteminin sıcak hava dalgalarına hazırlıklı olması artık bir <strong>tercih değil, zorunluluktur.</strong></p>
<p>Ne yazık ki biz hala sıcaklığı 'yazın cilvesi' olarak görmeye devam ediyoruz. Oysa sıcak hava dalgaları; sel, deprem ya da yangın kadar ciddi bir afet haline geldi. Üstelik bu afet sessiz ilerliyor. Sirenler çalmıyor, binalar yıkılmıyor. İnsanlar evlerinde, iş yerlerinde ya da sokakta yaşamlarını yitiriyor.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25338548/1200xauto.jpg" alt="iStock-2152771863" /></p>
<h2>PEKİ, BU ÖLÜMLERİ ÖNLEMEK MÜMKÜN MÜ?</h2>
<p>Elbette mümkün. Üstelik alınacak önlemlerin önemli bir bölümü ne karmaşık ne de maliyeti yüksek uygulamalar.</p>
<p>Öncelikle sıcak hava dalgalarının bir halk sağlığı riski olduğu gerçeği kabul edilmeli. Erken uyarı sistemleri etkin çalıştırılmalı, vatandaşlar günler öncesinden bilgilendirilmeli. Özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar, çocuklar ve yalnız yaşayan bireyler için sosyal destek mekanizmaları devreye sokulmalı. Kentlerde serinleme merkezleri oluşturulmalı, yeşil alanlar artırılmalı, betonun hapsolduğu şehirler yeniden nefes alabilir hale getirilmeli.</p>
<p>Açık alanda çalışan işçiler için çalışma saatleri sıcaklığa göre düzenlenmeli; en sıcak saatlerde çalışmak zorunda bırakılmaları önlenmeli. Sağlık sistemleri sıcak hava dalgalarına hazırlıklı olmalı, acil servislerin kapasitesi güçlendirilmeli. Düşük gelirli vatandaşların serinleme olanaklarına erişimi de sosyal politikaların bir parçası haline getirilmeli.</p>
<p>Bireylere düşen sorumluluklar da var elbette. Günün en sıcak saatlerinde zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamak, bol su tüketmek, gölgede kalmaya özen göstermek ve özellikle yaşlı komşuların ya da yalnız yaşayan yakınların kapısını çalmak bile hayat kurtarabilir.</p>
<p>Ancak bütün bunlar, sorunun yalnızca sonuçlarıyla mücadeledir. <strong>Asıl çözüm ise</strong> iklim krizini derinleştiren sera gazı emisyonlarını azaltmaktan geçiyor. Çünkü bugün yaşadığımız <strong>aşırı sıcaklar bir istisna değil</strong>; bilim insanlarının yıllardır uyardığı <strong>geleceğin ta kendisi</strong>. <strong><em>O geleceği değiştirmek ise hala bizim elimizde.</em></strong></p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/sicak-artik-sadece-hava-durumu-degil-190101299877]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25338488/25338488-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Sıcak artık sadece hava durumu değil! ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/yapay-zekaya-gore-turkiye-nin-en-iyi-tatil-beldesi-secildi-190101299873</guid>
                    <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 09:51:40 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Yapay zekaya göre Türkiye'nin en iyi tatil beldesi seçildi! ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Yapay zeka milyonlarca veriyi analiz etti, Türkiye'nin en gözde tatil rotasını belirledi. Zirvedeki adres, doğal güzellikleri ve turkuaz deniziyle herkesi şaşırtmayı başardı. İşte tatil planı yapanların kararını değiştirecek liste: ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>Yaz sezonunun canlanmasıyla birlikte tatil planı yapan milyonlarca kişinin merakla beklediği "Türkiye'nin en iyi tatil rotası" sorusu bu kez yapay zekaya soruldu. Gelişmiş veri analizi ve kullanıcı eğilimlerini inceleyen yapay zeka algoritmaları, hem yerli hem de yabancı turistlerin beklentilerini karşılayan en ideal destinasyonu seçti. Listenin zirvesinde yer alan belde, Akdeniz'in incisi Kaş oldu.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25333781/1200xauto.jpg" alt="iStock-1394926557" /></p>
<h2>MACERA VE HUZURUN ADRESİ KAŞ</h2>
<p>Yapay zeka verilerine göre, hem macera arayan dalgıçlar hem de huzurlu bir Ege-Akdeniz esintisi isteyen tatilciler için Kaş, en yüksek puanı toplayan belde oldu. Özellikle yapay zekanın "en iyi plajlar" listesinde de zirveye oynayan Kaputaş Plajı, turkuaz sularıyla bu seçimin en büyük etkenlerinden biri olarak gösterildi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25333784/1200xauto.jpg" alt="iStock-1495674429" /></p>
<h2>YAPAY ZEKANIN LİSTESİNDEKİ DİĞER ÖNE ÇIKAN ROTALAR</h2>
<p>Yapay zeka sadece tek bir beldeyle sınırlı kalmayıp, farklı tatil motivasyonlarına göre Türkiye'nin en iyi diğer noktalarını da şu şekilde sıraladı:</p>
<p><strong>Bodrum (Muğla):</strong> Klasik tatil anlayışından vazgeçemeyenler, lüks ve hareketli gece hayatı arayanlar için en yüksek görünürlüğe sahip ikinci rota oldu.</p>
<p><strong>Fethiye / Ölüdeniz (Muğla):</strong> Turkuazın binbir tonunu yemyeşil doğayla buluşturan lagünü sayesinde doğa ve manzara kategorisinde tam not aldı.</p>
<p><strong>Kapadokya (Nevşehir):</strong> Kültür ve görsel estetik alanında "masalsı veri puanı" alarak listede kendine güçlü bir yer buldu.</p>
<p><strong>Alaçatı (İzmir):</strong> Rüzgar sörfü, taş evleri ve estetik sokak dokusuyla listenin üst sıralarında yer aldı.</p>
<p><strong>Datça (Muğla):</strong> Yapay zekanın "acelesi olmayanlar" için önerdiği, sakinlik ve berrak deniz arayanların kaçış noktası olarak seçildi.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25333787/1200xauto.jpg" alt="iStock-1682186185" /></p>
<h2>VERİLER NE DİYOR?</h2>
<p>Yapay zeka veri modelleri; internet üzerindeki milyonlarca kullanıcı yorumunu, deniz temizlik oranlarını, doğa-tarih entegrasyonunu ve fiyat/performans dengelerini analiz ederek bu sonuçlara ulaşıyor.</p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/yapay-zekaya-gore-turkiye-nin-en-iyi-tatil-beldesi-secildi-190101299873]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25333823/25333823-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Yapay zekaya göre Türkiye'nin en iyi tatil beldesi seçildi! ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                                                <item>
                    <guid isPermaLink="true">https://www.mynet.com/kralice-elizabeth-i-aslinda-kimse-tanimiyor-190101299774</guid>
                    <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 17:57:45 +0300</pubDate>
                    <title><![CDATA[ Kraliçe Elizabeth'i aslında kimse tanımıyor ]]></title>
                    <description><![CDATA[ Merhum Kraliçeyi ne kadar tanıyoruz, gerçekten? Taç, resmi törenler, el sallamalar... Bunlar herkesin bildiği Elizabeth.  ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ <p>İşin arkasında, o koridorların içinde, epey renkli bir insan yaşıyordu. İlginç rutinleri ve şaşırtıcı alışkanlıkları ile Kraliçe'nin nev-i şahsına münhasır bir karakter olduğunu söylemek hata olmaz.</p>
<h1>Muzu çatal bıçakla yedi</h1>
<p>Başlayalım en beklenmedik yerden. Kraliçe, muzu hiçbir zaman kabuğunu soyup ısırarak yemedi. Her defasında bıçakla keser, çatalla yerdi. Bu, saray protokolünün getirdiği bir zorunluluk değil, tamamen Elizabeth'in kendi tercihiydi. Yani en sıradan meyveyi bile kendine özgü bir ritüele dönüştürmüştü.</p>
<p>Aynı şekilde Kraliçe'nin sandviçleri de bıçakla kesip yediği sık sık anlatılan detaylardan... </p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25253095/1200xauto.jpg" alt="15468411-1200x675" /></p>
<h1>Kahvaltı masasındaki özel yumurta</h1>
<p>Sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi yumurtaydı ve bu yumurtanın özel bir tarifi vardı. Pişmeye yaklaşırken içine limon kabuğu ve Hindistan cevizi yağı eklenmesini istiyordu. Bugün bunu sosyal medyada bir "wellness tarifi" olarak görseydik viral olurdu şüphesiz. </p>
<h1>Ehliyeti ve pasaportu yoktu</h1>
<p>Burada iki şeyi aynı anda söylemek gerekiyor. İlki, Elizabeth hayatı boyunca hiç ehliyet almadı. Çünkü İngiltere'de pasaport ve ehliyet onun adına düzenlendiği için bu belgelere ihtiyacı yoktu. Ziyadesiyle havalı ve yalnızca hükümdarlara özgü bir ayrıcalık.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25253089/1200xauto.jpg" alt="640xauto" /></p>
<p>İkincisi ise, Kraliçe çok iyi araba kullanıyordu. II. Dünya Savaşı'nda kamyon şoförlüğü yapan Elizabeth, bir otomobil fabrikası ziyaretinde montaj sürecinin her aşamasındaki bilgisi ve ilgiyle oradaki herkesi şaşırttı. Yani ehliyetsiz olabilir ama otomobiller konusunda bir uzmandı.</p>
<h1>Corgi Sevgisi: Bir Hayat Boyu</h1>
<p>Otuzdan fazla Corgi'ye ev sahipliği yaptı ve bu sevgi babasının eve aldığı ilk Corgi ile başladı, doğum günü hediyesi gelen bir başkasıyla pekişti. </p>
<p>Ama asıl ilginç olan şu: Elizabeth, köpek dostlarının saray protokolünü umursamamasını seviyordu. Koşuyorlar, havlıyorlar, resmi misafirlerin ayaklarına sürünüyorlardı. Ve Elizabeth bununla çok eğleniyor, mutlu oluyordu. </p>
<h1>Kuğular, yunuslar ve balinaların sahibi</h1>
<p>Birleşik Krallık sularında yaşayan tüm kuğular Elizabeth'e aitti ve bu sulardaki kuğulara müdahale etmek yasal olarak suçtu. Ama bu sadece kuğularla sınırlı değildi. </p>
<p>Kral 2. Edward'ın 1324'te yayımladığı kanuna göre yunuslar, mersin balıkları ve balinalar da Kraliçe 2. Elizabeth'e ait. Birleşik Krallık sularındaki tüm bu balıklar 'kraliyet balığı' olarak adlandırılıyor ve mülkiyet hakkı kraliçeye ait.</p>
<h1>Gelinlik için kupon biriktirdi</h1>
<p>Belki de en ilginç detaylardan biri bu. Prenses Elizabeth, Philip ile evleneceği 1947'de gelinliğinin kumaşını satın almak için kupon biriktirdi. İkinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından ülke hâlâ zorluk içindeydi ve Elizabeth de bu gerçeğin dışında durmadı.</p>
<p><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25253083/1200xauto.jpg" alt="728xauto" /></p>
<p>Tabii Kraliçe, biraz daha ayrıcalıklıydı zira devlet kendisine fazladan 200 kupon vermişti. Bu da o zamanın şartlarında gelinlikteki 4 metre uzunluğundaki kuyruğun nasıl yapıldığını açıklıyor. </p>
<p>Tasarımcı Norman Hartnell tarafından hazırlanan ve 350 kadının yedi haftadan uzun süre çalıştığı gelinlik de gayet görkemliydi. </p>
<p>Tüm bu anekdotların arasında beni en çok etkileyen küçük bir detay ise Elizabeth'in  çocukluğundan beri her gün aynı reçelli sandviçi yemesi oldu. Kraliçeydi, dünyanın en büyük saraylarında yaşadı, yüzden fazla ülkeye gitti. Ama her sabah masasına o çilek reçelli sandviç geldi.</p>
<p>Merhum Kraliçe'yi anlamak için törenlere değil, bu küçük detaylara bakmak gerekiyor. Bazen bir insanı en iyi anlatan şey, küçük alışkanlıkları ve hayatındaki rutinleridir. </p> ]]></content:encoded>
                    <link><![CDATA[https://www.mynet.com/kralice-elizabeth-i-aslinda-kimse-tanimiyor-190101299774]]></link>
                    <media:content url="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25253044/25253044-1600x900.jpg" expression="full" width="1600" height="900" type="image/jpeg">
                        <media:description type="plain">
                            <![CDATA[ Kraliçe Elizabeth'i aslında kimse tanımıyor ]]>
                        </media:description>
                    </media:content>
                    <author>Mynet</author>
                </item>
                        </channel>
</rss>
