Mutfak tezgahınızı ve zemininizi, görünmez bakteri ve mikrop tehlikesinden korumak ister misiniz? İşte evinizin kalbi olan mutfağınızı en çok kirleten günlük tehlikeler ve bunlardan kurtulmak için yapmanız gerekenler!
Bulaşık süngerini ve bezleri düzenli değiştirmemek.

Mutfak tezgahında klasik bir bulaşık süngeri, tuvaletten bile daha fazla bakteri barındırabilir. Düşünmesi bile korkunç olsa da bez ve sünger gibi ekipmanlar, gözenekli yapıları sebebiyle içine bolca bakteri hapseder. Ayrıca her tür gıda kalıntısına temas eden bu ürünler diğer tüm ekipmanlardan daha hızlı kirlenir. Bezler biraz daha uzun dayanabilse de özellikle düzenli bulaşık yıkıyorsanız, süngerinizi mutlaka 1-2 haftada bir yenilemeniz gerekir. Aksi halde koku, bakteri ve mikrop oluşumu tavan yapabilir.
Kesme tahtalarını yenilememek.

Mutfağınızdaki bulaşık süngerinden sonra en riskli ekipman kesme tahtasıdır. Et, sebze, peynir gibi her tür malzemenin kesildiği bu tahtalar kısa sürede yıpranır. Tahtanızın üzerinde oluşan derin çizikler ise anında bakteri yuvasına dönüşür. Eğer üzeri fazla çizilmiş tahtalar üzerinde kesim yapmaya devam ederseniz, her kullanımda kesiklere çeşitli gıdalardan parça girme riski oluşur. Bu durumda kesme tahtası çeşit çeşit organizmayla dolar. Bu nedenle derin çizikli kesme tahtalarının hemen değiştirilmesi gerekir. Plastik tahtalar birkaç ay dayanırken bambu ve ahşap tahtalar bir yıla kadar kullanılabilir.
Et ekipmanlarını yeterince temizlememek.

Çapraz bulaşma; farklı gıdaların veya mutfak ekipmanlarının üzerindeki bakterilerin diğerlerine geçmesi anlamına gelir. En riskli çapraz bulaşma ise çiğ et ve sebzeler arasındakidir. Bu tür malzemeleri kesmek için aynı kesme tahtasını ve bıçağı kullanırsanız, bakterilerin bir yüzeyden diğerine geçişini hızlandırırsınız. Çünkü tahta ve bıçak üzerine bulaşan bakteriler sadece suyla giderilmez. Bu nedenle peynir, sebze ve et ekipmanlarını ayırmanız, kullanım sonrası ise bulaşık deterjanı ile temizlemeniz gerekir.
Tezgahı ıslak bırakmak.

Mutfakta yapılan en büyük hata, tezgahı ıslak bırakmaktır. Tezgaha yıkayıp koyduğunuz bulaşıklardan ya da iyi sıkılmamış bezden akan fazla su, bakteri ve mikroplara üremek için ihtiyaç duydukları ortamı sunar. Hatta buzluktan çıkardığınız yemeklerden ve gıdalardan damlayan sular da ortamı riskli hale getirir. Tezgahtaki incecik su tabakası bile sağlığınız için büyük risk barındırır. Bu nedenle tezgahı nemli bezle silmiş olsanız bile ardından mutlaka kağıt havlu ya da benzeri bir bezle kurulamanız gerekir.
Hep aynı ahşap kaşığı kullanmak.

Ahşap kaşıklar da tıpkı kesme tahtaları gibi hızla bakteri yuvasına dönüşebilir. Benzer şekilde üzerinde çatlak oluşan kaşıklar, bu çatlakların arasında sayısız mikrop barındırır. Bu aralıkları yeterince temizlemeniz mümkün olmadığından, yemek yaparken bakterilerin pişirdiğiniz besinlere geçmesine yol açarsınız. Bu kaşıkların ortalama ömrü ise kullanıma bağlı olarak 2 ila 5 yıla kadar değişir. Üzerinde çatlak gördüğünüz kaşıkları anında değiştirerek riski minimuma indirebilirsiniz.
Kaplaması dökülmüş tencere kullanmak.

Mutfağınızdaki çizik, soyulmuş veya kaplaması dökülmüş tencereler sadece bakteri yuvası değil, sağlık açısından ciddi bir tehdittir. Özellikle iç yüzeyindeki kaplamasını kaybeden teflon ve granit görünümlü tavalar ile tencereleri acilen mutfağınızdan uzaklaştırmanız gerekir. Çünkü kaplaması soyulan tencerelerin altındaki kimyasallar yemeğe geçerek besin değerlerini doğrudan etkiler. Vücutta zararlı kimyasal birikimi sonucu solunum yolu rahatsızlıkları, zehirlenme, hatta kanser riski oluşabilir.
Yere düşen gıda ve yağları silmemek.

Yemek pişirirken ya da hazırlarken tezgahtan yere düşen yağlar veya gıdalar, o an büyük bir sorun gibi görünmez. Daha sonra silerim diyerek unutulan bu parçalar, daha sonra terlikler aracılığıyla tüm eve dağılabilir. Ortalıktaki yapış yapış izler, üzerine toz ve mikrop bulaşmış parçalar ise ciddi bir sorundur. Bu nedenle yere düşen ve sıçrayan tüm parçaları, hiç bekletmeden temizlemeniz mikrop yayılımını önlemek için oldukça önemlidir.
Plastik saklama kapları kullanmak.

Plastik saklama kapları, ısıya karşı oldukça dayanıksızdır ve çok çabuk çizilip deformasyona uğrarlar. Bu kaplara sıcak, yağlı ya da asitli yiyecekler koyarsanız plastiğin içindeki kimyasalların besinlere geçme riski oluşur. Bu durum da bakteri üremesini artırarak ciddi hijyen ve sağlık sorunları yaratır. Özellikle şekil bozukluğuna ya da renk değişimine uğramış kaplardaki mikroplastikler, yiyeceklere karışabilir. Bu nedenle mutfağınızdaki plastik kapları acilen cam olanlarla değiştirmeniz gerekir.
Lavabo giderini arındırmamak.

Tezgahtaki en riskli alanlardan biri, içinden tüm pisliklerin aktığı lavabo giderleridir. Mutfaktaki her tür yemek artığı, kırıntı ve kalıntı lavaboda birikir. Özellikle giderlerdeki tıkanıklık, çürüme ve koku da bundan kaynaklanır. Gider kenarlarındaki renk değişimi, bu alanlarda yoğun miktarda bakteri biriktiğini gösterir. Bu nedenle gün sonunda lavaboyu deterjan ve fırçayla derinlemesine temizlemeniz, gidere haftada 1-2 kez karbonat ve sirke karışımı dökmeniz gerekir. Böylece buradaki bakterilerin tezgaha geçmesine engel olursunuz.
Tezgahı yeterince iyi silmemek.

Mutfağınızı gün sonunda kapatırken, gün içinde uyguladığınızdan daha derin bir temizlik yapmanız gerekir. Çünkü uygun nem, su ve sıcaklığa sahip bakteriler gece boyunca çoğalarak tezgahı sabaha kadar daha riskli hale getirebilir. Bu durumu engellemek için gün sonunda tezgahı sadece nemli bir bezle silip geçmeniz yetmez. Eğer sıcak su, bulaşık deterjanı veya karbonatlı su gibi doğal temizleyiciler kullanarak siler; ardından kurularsanız bakteri üremesini de engellemiş olursunuz. Bu sırada tezgahın yanı sıra fırını da silerseniz, ortadaki tüm riskleri kaldırırsınız.
Çöpü günlük olarak çıkarmamak.

Mutfakta biriken çöpler her tür yemek artığının, kalıntının ve dolayısıyla bakterinin buluşma noktasıdır. Günü geçen gıdalardan ve yemek artıklarından kalan patojenler burada birikir. Çöp kutusunun kapağını açık bırakırsanız mutfağa sinek ve böcek çekmiş, ortama da kötü koku yaymış olursunuz. Çöpü zamanında çıkarmadığınızda ise akan sular, bakterilerin üremesi için harika bir ortam sağlar. Günlük kullanımda çöp kutusunun kapağını tutmanız, gün sonunda ise çöp dolmamış olsa bile dışarı çıkarmanız, mutfaktaki hijyeni artıran kritik bir adımdır.
Kimyasal temizleyiciler tercih etmek.

Mutfak temizliğinde kullanılan ürün tercihi de büyük önem taşır. Kimyasal içerikli temizleyiciler bakteri ve mikroplara çözüm sunsa da sağlık açısından ciddi risk barındırır. Tezgahtaki ya da yemek hazırlık ekipmanlarındaki kimyasal kalıntılar, daha farklı hastalıklara zemin hazırlar. Bu tür temizlik ürünleri yerine içeriği doğal ve organik olan ürünlere yönelebilir; karbonat, limon, beyaz sirke gibi doğal temizleyicileri mutfağınızdan eksik etmeyebilirsiniz.