Son dakika haberi: Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma ve derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in gözaltına alınması Türkiye'nin bir numaralı gündemi olarak konuşulmaya devam ediyor.

Sosyal medya yayıncısı Oğuzhan Uğur'un gözaltına alınması soruşturmaya yeni bir boyut kattı. Soruşturma kapsamında daha önce aralarında Haluk Levent’in de bulunduğu 18 şüpheli tutuklanmış, devamında aralarında Oğuzhan Uğur’un da bulunduğu 10 kişi gözaltına alınmıştı.
Gözaltında bulunan Oğuzhan Uğur’un İstanbul Vatan Emniyetteki ifade işlemlerinin sona erdiği öğrenildi.
Uğur emniyetteki ifadesinde, aylık gelirinin 150 bin ile 400 bin TL arasında olduğunu söyledi. Herhangi bir suç işlemedi için etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini de belirtti. Üzerine kayıtlı herhangi bir mal varlığı olmadığını söyleyen Uğur, başkası üzerine kayıtlı Babala ünvanlı firma adına kayıtlı olan Çekmeköy’deki ofisin kendisine ait olduğunu, home ofis olarak kullandığını ve babası Hasan Atilla Uğur adına kayıtlı olan aracı da kendisinin kullandığını söyledi. OSİS ünvanlı bir firmada yüzde 25 hisse oranı ile ortak olduğunu söyleyen Uğur, “Osis firması Babala TV’nin yönetimini yapan bir firmadır. Başkaca bir firma ile ilgim yoktur.” dedi.

Haluk Levent’i medyadan tanıdığını söyleyen Uğur, “Haluk Levent ilk defa 2018 yılında programıma konuk ettiğimde tanışmıştım. Sonrasında 2022 yılında başka bir programıma konuk geldi. Sonrasında 7 Şubat günü Hatay’da bir araya geldim. Sonrasında bir daha yan yana gelmedim. Aramızda herhangi bir ilişki yoktur. Haluk Levent dışında Ahbap Derneği’nden kimseyi tanımam. Kimseyle bir ilişkim de yoktur. Hatırladığım kadarıyla 2018 yılında orman yangınları için birçok sanatçının katıldığı bir organizasyon yapıldı. Bu organizasyon İzmir’de yapılmıştı. Bu organizasyonda bende hiçbir bedel almadan sahne aldım. Bunun dışında herhangi bir organizasyonda yer almadım.” dedi.

Uğur’a 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremde AHBAP Derneği ile ilgili sosyal medyasından paylaşımlar yaptığı, toplanan bağışların dernek hesaplarına aktarıldığına yönelik ilgilendirmelerde bulunduğu hatırlatılarak, bu paylaşımlarındaki amacı ve kimseden talimat alıp almadığı soruldu.
Uğur şu şekilde cevap verdi: “Hiç kimseden herhangi bir talimat almadım. Zaten bu destek paylaşımları AHBAP Derneği’ne özelde değildi. Aynı anda AFAD’a ve KIZILAY’a da destek paylaşımlarımız oldu. Deprem günü İstanbul’da iletişimimizin güçlü olması nedeniyle elimizden gelen yardımı yapmak için canla başla uğraşırken Haluk Levent’ten 6 Şubat 2023 tarihi akşamı telefon aldım. Bana ‘o faaliyetler İstanbul’da yapılmaz gel Hatay’a 0 noktasında gör olayı’ dedi. Bende kendisine bizim de gitmek için çok istekli olduğumuzu ancak herhangi bir taşıt vasıta bulamadığımızı, şahsi araçlarımızla gelmek istersek de kalabalık edip fazlalık olacağımızdan korktuğumuzu açıkladım. Kendisi de bana iletişim gücümün burada daha çok işe yarayacağını söyleyip ertesi sabah bir ambulans uçağının Adana’ya uçacağını söyledi. Yer ve saat bilgilerini verdi. ‘Atlayın o uçağa gelin’ dedi. Bizde mantıklı bulduk ve hemen ertesi sabah uçakla Adana’ya uçtuk. Adana’da bizi Haluk Levent’in gönderdiği bir araç karşıladı. Bizi Hatay İl Jandarma Binasına götürdü. İl Jandarma Binasının avlusunda AFAD’ın Afet Yönetim TIR’ının önünde beni Haluk Levent karşıladı. Hızlıca durum hakkında bilgi verdi. AHBAP Derneği olarak yaptıklarını anlattı. Sonrasında bakanlarımız TIR’a geldiler. Bende kendilerini yalnız bıraktım. Gidiş amacımıza uygun şekilde çevredeki yardım ekipleriyle röportajlar yaptım. Yetkililerle toplantısını bitiren Haluk Levent yanıma geldi. Bende ona burada telefonun ve internetin çekmediğini ve ayak altında dolaşmak istemediğimiz için ekip olarak İstanbul’a dönmemiz gerektiğini anlattım. Zira internet ve telefon olmadan herhangi bir fayda sağlayabileceğimizi düşünmüyordum. Bir gün sonra uçak bulabildiğim için İstanbul’a döndük. Yardım yayınları yapmaya başladık. Bu yayın videolarının alt bantlarına AFAD’ın ve AHBAP Derneği’nin teyitlenmiş IBAN numaralarını yazmaya başladık. Tabi bu esnada bir çok gazetecide bizden bilgi almak için röportaj istiyordu. Bu koşturma esnasında verdiğimiz röportajların bazılarında, para topluyoruz ifadesi yanlış anlaşılmıştır. Hesaplarımıza inceleneceği üzere bir kuruş dahi para yatmamıştır. Biz herhangi bir sivil toplum kuruluş değiliz. Böyle bir faaliyet yapamayacağımızın da farkındayız. Ya da AHBAP’a bir kuruş dahi para transfer edilmemiştir. Aktardığımız şey para değil bilgidir. Zaten en ufak bir araştırmada bile görülecektir. AHBAP Derneği faaliyetlerinde kesinlikle rol almadım. Ancak sadece diğer kurum ve dernekler gibi IBAN’larını ve telefonlarını paylaştım. Aynı şekilde AFAD’ın da bu yardımlar sebebiyle beni bir Teşekkür Belgesiyle takdir edildim.”

Ahbap Derneği’nin mali yapısı, toplanan bağış miktarı, bu bağışlarının nasıl kullanıldığına yönelik bilgisi olmadığını söyleyen Uğur, “Bizi arayarak bağış yapmak isteyen insanların söyledikleri rakamları not almıştık. Buna dair tahminimizce AHBAP, AFAD ve Kızılay’a yaklaşık olarak 60 milyon TL para bağışlandığını tahmin ediyoruz. Ancak bu tahmin, bizi arayan insanların söylediği rakamlar üzerinden not alınan rakamlardır. Tabi insanların bu rakamlar miktarında mı bağış yaptığını, ya da herhangi bir bağış yapıp yapmadığını bilmemiz mümkün değildir. Ayrıca bu tahminimizi de yine 2023 yılında kayıt altına alabildiğimiz diğer yardımlarımızla beraber sosyal mecradaki tüm hesaplarımızdan paylaştık. AHBAP Derneği’ne yapılan bağışların amacı dışında kullanıldığına yönelik herhangi bir şüphem olmadı. Herhangi bir usulsüzlüğe de şahit olmadım. Zira ben hiçbir dernekle ve Haluk Levent ile bağlantımız olmadığı için medyadaki haberlerden ileri bilgimiz olmamıştır.” dedi.

Babala TV’yi YouTube üzerinden kendisinin hayata geçirdiğini söyleyen Uğur, “Hayalim bunun yeni medya olmasıydı. Yalnızca benim yayın yapmam yeterli değildi. İçerisinde birçok format ve içerik olsun istedim. Büyüdükçe daha fazla çalışan olsun istedim. İşin özeti ana akım medya ile kapışmak istedim. Bu sebeple bir şirket olmamız gerektiğine karar verdim. Ancak ben de ailem de geçmişte ticaretle uğraşmadığımız için en güvendiğim kişi olarak gördüğüm annem üzerine bir şirket kurulmasını rica ettim. Böylece benim sayemde reklam alsak dahi bu şirket kontrolüne geçecek hem çalışanlarımızın maaşı ödenecek hem de benim için bir bedel belirlenecekti. Sonrasında Babala TV’nin içerikleri siyaset içeriklerine kaymaya başlayınca ve toplumsal olayları birinci sıraya koymaya başlayınca maalesef eğlenceli içeriklerimiz bu iç karartıcı videolar arasında abes kaçmaya başladı. Bu sebeple bir de sadece eğlenceli içerik yapmamız gerektiğini düşündüğüm Babalayka TV’yi YouTube’de yayına soktum. Elbette Babala’da olduğu gibi Babalayka’da bir Tv kanalı gibi ilerlesin istediğim için bunun için de bir şirket kurma kararı aldık. Finansal açıdan çok büyüyemeyeceğimiz ya da ticaret yapmayacağımızı bildiğim için bu şirket kurma işini ve kanalı yine ailemin içerisinden birine yani kardeşime teslim ettim.” dedi.
Babalayka TV ile ve Babala’nın arasındaki para trafiğinin sebebini açıklayan Uğur, “Babala ekibinin Babalayka formatlarına destek olması, ya da Babalayka TV’nin içerik reklamlarını Babala TV’ye paslamasıdır. İkisi de birbirinden ayırt etmediğim iki kanal olduğu için ve format, reklam, içerik toplantılarını yaparken iki kanalımı da doğal olarak işin içerisinde dahil ettim. Babala TV’nin borcu olduğundan Babalayka TV’de yaptığım bir işle Babala TV’ye destek oluyor, Babala TV’de yaptığım bir işle Babalayka TV’ye destek olmaya çalışıyordum. Her bir işlemin faturası ve kaynağı mevcuttur. Osis ise Babala TV’nin daha da büyümesi için İlker Ayrık ve ortaklarıyla beraber açtığımız bir medya şirketidir. Bu şekilde Osis’in medya olanaklarını da Babala TV için kullanmayı hesapladım. Babala TV’nin YouTube kanalının 2021 yılından beri izlenme gelirleri bu dört ortak arasında pay edilmektedir. Babala TV şirketi ise annemin üzerine olan bir aile şirketidir.” dedi.
Uğur’a 5 Ocak 2024 tarihinde Çekmeköy’de bulunan River Oak Villasını satın aldığı paranın kaynağı soruldu. Uğur bu soruya, “Gain Medya Grubu ile bir program anlaşması yaptık. Hatırladığım kadarıyla 30 milyon TL tutarında bir anlaşmaydı. Ancak 10 milyon TL olarak taksitle ödemelerimizi alacaktık. Ancak rica ile ilk ödemedeki miktarın daha fazla olmasını talep ettik. Bu şekilde bir ev ve araba alma niyetindeydik. Bu anlaşma sonrasında elimize geçen para ile kredi çekip bu evi satın almak istedik. Kredi onaylanınca da kredisini ödeyerek evi aldık. Evin halen borcu bulunmaktadır. Kredilerini ödemeye devam etmekteyiz.”
Tarafına yöneltilen tüm sorulara samimiyetle cevap verdiğini söyleyen Uğur, “Herhangi bir şekilde örgüte dahil olmadım. Herhangi bir örgütün varlığından dahi haberdar değilim. Ben bu güne kadar herhangi bir suç işlemedim. Tarafıma isnat edilen AHBAP Derneği’ne para yatırılmasına ilişkin açıklamalarımın yanlış anlaşıldığını dile getirdim. Bununla birlikte ben özel olarak AHBAP Derneği’ne bağış yatırılmasını da istemedim. Ben genel olarak bütün yardım kuruluşlarına bağış yapılması yönünde açıklama yapılabileceği yönünde açıklamalar yaptım. Bunun suç olduğunu düşünmüyorum. AHBAP Derneği ile herhangi bir bağım olmaması sebebiyle yapılan bağış paralarının nerede kullanıldığını benim bilmem mümkün değildir. Haluk Levent’in paraları nasıl kullandığını bilmem mümkün değildir. Ben zaten 2023 yılından beridir yan yana fiziksel olarak görüşmedim. 2024 – 2025 yılında kendisi beni toplamda 3 defa aramıştır. Çıkartacağı şarkı ile alakalı ve genel bu konular ile alakalı olmayan konuşmalar yapmıştır. Bu konuşmalar tarafımdan çok kısa kesilmiştir. Bunlar dışında başkaca görüşmem olmamıştır. HTS verileri talep edildiğinde aramızda herhangi bir şekilde irtibat kaydı bulunmadığı açıkça görülecektir. Deprem günü İstanbul’da iletişimimizin güçlü olması nedeniyle elimizden gelen yardımı yapmak için canla başla uğraştım. Buradaki amaç para toplamak değil destek olabilmektedir. Herhangi bir şekilde dolandırıcılık eylemi içerisinde yer almadım, herhangi bir şekilde suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama girişimim olmamıştır. Şirketlerimizden ve şahsi hesaplarımızdan yapılan para transferlerinin ise AHBAP Derneği ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Tamamen kendi ticari işleyişlerime dair olan hesap hareketleridir. Hesap hareketlerime konu paraların hepsi muhasebeleştirilmiştir. Hakkımda isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Benim neden bu soruşturmaya dahil edildiğimi dahi anlamış değilim.” dedi.
Okuyucu Yorumları 1 yorum