---
title: "Çocukluk çağı cinsel istismarı nedir?"
date: "2018-03-08 12:14:43"
author: "Uzm.Dr. Zeynep Erdoğdu "
tags: "Anne Çocuk"
canonical_url: "https://3aa32375-6dc9-411a-b69d-feea9bec2b5f.atarimworker.io/cocukluk-cagi-cinsel-istismari-nedir-1216014-mykadin"
original_url: "https://3aa32375-6dc9-411a-b69d-feea9bec2b5f.atarimworker.io/cocukluk-cagi-cinsel-istismari-nedir-1216014-mykadin"
---
# Çocukluk çağı cinsel istismarı nedir?
İstismarcıların çoğu sıklıkla yabancılar değil, çocuğun tanıdığı ve güvendiği erişkin ve genellikle erkek yakınlarıdır. 18 yaşına kadar her birey çocuktur. Çocuklar kolayca güven duydukları, korkutulabildikleri ve kandırılabildikleri için istismara açıktır. İstismar yaşayan çocuklar sık sık yeniden istismar edilecekleri ve ebeveynlerinin terk edeceği duygusunu yaşarlar. Çocuklar suçluluk ve korku nedeniyle tekrar tekrar istismara maruz kalabilir.
![4](https://ancillary-proxy.atarimworker.io?url=https%3A%2F%2Fimgrosetta.mynet.com.tr%2Ffile%2F2197345%2F640xauto.jpg)
Çocukluk çağı cinsel istismarının dinamikleri erişkinden farklıdır. Çocuklar olaydan hemen sonra nadiren istismarı açıklar. İstismarın açıklanması bir kerede olmaktan ziyade, bir süreçtir ve genellikle fiziksel bir yakınma ya da davranış değişikliğini takiben başlamaktadır. Çocuğun yaşının küçüklüğü, saldırganın yakınlık derecesi, istismarın şiddeti, süresi ve tekrarlayıcı olması ile ruhsal etkilenmenin şiddetinin doğru orantılı olarak arttığı bilinmektedir. Çocukluk çağı cinsel istismarı çoğu zaman kimseye söylenmediği için birilerince fark edilinceye kadar çocuk tarafından saklanır ya da özellikle tanıdık biri tarafından istismara maruz kalan çocuk olayı bir oyun olarak algılayabilir zamanla bunun bir suç, kendi işlediği bir günah olduğunu düşünebilir, suçlu hissedebilir ve utanç duyabilir. Çocukluk çağında yaşanan cinsel istismarlar bir unutma döneminden sonra erişkin yaşta, gecikmiş olarak da hatırlanabilmektedir. Çocuklukta yaşanan cinsel saldırılar erişkin çağda ruhsal hastalıklara neden olabilmektedir.
Sık rastlanan zorluklar; Travma Sonrası Stres Bozukluğu, depresyon, kaygı, yaygın ağrılar, uyuşma, bayılma gibi bedensel sorunlar, cinsellikle ilgili sorunlar, davranış bozuklukları, alkol ve madde kullanımına yatkınlık olabilmektedir.
![2](https://ancillary-proxy.atarimworker.io?url=https%3A%2F%2Fimgrosetta.mynet.com.tr%2Ffile%2F2197358%2F640xauto.jpg)
**Ensest;** anne-baba yakınlığına ve otoritesine sahip bir yetişkinle, bir çocuk veya ergen arasındaki her çeşit cinsel ilişkidir. Önemli olan aradaki kan bağı değil, yetişkinin anne-baba hakimiyeti, gücü ve çocuğun bağımlılığıdır. Cinsel ilişkiden kast edilen; gizli tutulmaya çalışılan bütün cinsel içerikli temaslardır. Ensest aile bireyleri tarafından üzeri örtülen, konuşulamayan bir olgudur. Bireyin beden bütünlüğünü, mahremiyetini, cinsel haklarını elinden alan bu durum, genellikle çocuk yaşta başlayarak uzun süre “aile bütünlüğü”nü bozmamak adına gizli kalarak devam etmekte ve neden olduğu ruhsal, sosyal ve cinsel yaşam sorunları erişkinlikte de sürmektedir. Ensest vakalarında kardeșler istismarın sessiz tanığı olabilirler, kardeșlerin hissettikleri ve ihtiyaçları kolaylıkla gözden kaçabilir. Bütün ailenin birlikte değerlendirilmesi, ailenin istismar gerçeğini açıkça konușmasını sağlayabilir.
**Cinsel saldırı hastalık değil, bir insanlık suçudur**
Cinsel saldırıda bulunan kişilerin çok büyük bir kısmı doğru ve yanlışı ayırt etme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle eylemlerinin uygun olmadığını bilir, bunların başkaları tarafından öğrenilmemesi için önlemler alırlar; bu önlemleri alma becerisine sahip kişilerdir.
Cinsel istismar tanısının erken konulması, çocuğun taşımak zorunda kaldığı yükün azalmasını, istismarın durdurulmasını ve sosyal desteğin hızlıca devreye girmesini sağlayarak ruhsal sorunları en aza indireceği için çok önemlidir.
Çocuk ve ergenlerin istismardan korunmasında en etkili yol eğitimden geç- mektedir. Çocuğun yașına uygun cinsel bilgiyi alması, bedenini tanıması, özel bölgelerini öğrenmesi ve bedenine dokundurtmama hakkı olduğunu bilmesi, iyi ve kötü dokunușu ayırabilmesi, istemediği șekilde kendisine dokunulması durumunda bunu güvendiği bir erișkinle paylașması, sır saklamaması gibi konular eğitim çerçevesinde ele alınır. Çocuk ve ergenlerin okul, aile ve hastane temelli eğitimlerinin yanı sıra ebeveynlerin, öğretmenlerin ve çocukla ilișkide olan diğer erișkinlerin de istismar konusunda bilgi sahibi olmaları önemlidir. Çocukların istismar ile ilgili bir konuda söylediklerine inanmak ve uygun tepkiler vermek konusunda erișkinler bilgilendirilmelidir.
![1](https://ancillary-proxy.atarimworker.io?url=https%3A%2F%2Fimgrosetta.mynet.com.tr%2Ffile%2F2197379%2F640xauto.jpg)
Ailelerin bilgilendirilmesi çocukları ile etkileșim ve iletișim becerilerinin geliștirilmesi hem istismardan korumada hem istismarı erken fark etmede etkili olduğu kadar çocukların sır saklamadan güvendikleri ebeveynleri ile iletișime geçmeleri açısından da son derece önemlidir. En önemli risk grubu zihinsel özür nedeniyle kendini koruma becerisi yeterli olmayan çocuklardır. Bu çocuklarda kapsamlı ve erken eğitim daha da önemlidir.
Ülkemizde malesef çocukları korumakla yetkili ve sorumlu kişilerin öncelikle istismara uğrayan çocukları değil olaya sahne olan kurumsal yapıyı koruma refleksiyle hareket etmesi gibi akıldışı durumlarla karşılaşabiliyoruz. Konuyu çocukların gördüğü zarardan başka alanlara taşımak, çocukları unutmak ve önemsememek maalesef en sık yapılan hataların başında yer alıyor.
İstismarcı ile evlendirerek sorunu “çözmek” gibi yaklaşımlar ise tamamen akıldan uzak ve dehşet vericidir. Çocuğun yargılama sürecinin olumsuz etkilerinden korunması ve ikincil mağduriyetinin önlenmesi için alınması gereken önlemlerin yasalarda daha açık ve net şekilde vurgulanmasını sağlayan düzenlemelere ihtiyaç vardır.
![10](https://ancillary-proxy.atarimworker.io?url=https%3A%2F%2Fimgrosetta.mynet.com.tr%2Ffile%2F2197384%2F640xauto.jpg)
Bir çocuk cinsel istismara uğradığını tarif ediyorsa, onu mutlaka dinlemelisiniz. Yanlış bildirim çok azdır. Bunu söylemenin çocuk için çok zor olduğunu ve inanılmayacağı korkusuyla genellikle bu duruma katlanmaya devam edeceğini unutmayınız. İnanılsa bile ortaya çıktığında aile içinde olabilecekler onu kaygılandırır. Saldırgana sevgi ve nefretle karışık duyguları oluşabilir. Ebeveynlerini kaybetmekten, ailesinin dağılmasından korkar. Çocukken dile gelmese bile, yaşadıkları erişkin dönemde ciddi ruhsal hastalıklar olarak ortaya çıkar.
Çocuğunuz cinsel istismara uğradıysa çok fazla kızacak ve çok üzüleceksiniz. Duygularınızı, sizi anlayabilecek arkadaşlarınızla ve size destek verecek profesyonellerle konuşun. Çocuğunuzun sizin çok üzgün olduğunuzu bilmesi, onun kendini daha kötü hissetmesine neden olabilir. Çocuğunuzun neye ihtiyaç duyduğuna odaklanmaya çalışın. En önemlisi de çocuğun cinsel istismarın asla tekrarlanmayacağını ve kimin ne dediğinin hiç önemli olmadığını, bunun kendi hatası olmadığını bilmesidir.
**Uzm. Dr. Zeynep Erdoğdu Psikiyatri Uzmanı ve Psikoterapist www.zeyneperdogdu.com <https://ancillary-proxy.atarimworker.io?url=https%3A%2F%2Fwww.instagram.com%2Fdrzeyneperdogdu>**
